Görsel medyada rekabet kızıştı Medyada ekim hareketliliği devam ediyor. Medya kulislerine ve gazete sütunlarına yansıyan kimi gelişmeler şöyle: Uzunca bir süredir beklenen yeni kanal CNN Türk nihayet yayına başladı. Mütevazı açılışa rağmen, yeni kanal oldukça iddialı. Ama ilk izlenimler, iddiacıların biraz daha fazla gayret etmesi gerektiği yönünde.Zira kimi çevreler bekledikleri performansı görememekten şikayetçi. Hatta hemen NTV ile kıyaslamalar başladı ve sonuç Doğan Grubunu pek mutlu edecek gibi değil. Oysa, yepyeni bir kanalı değerlendirmek için biraz daha beklemek gerektiğini, eleştirenler de bilmiyor değil. Ama, yola "CNN Türk''ten duymadan inanma" diye oldukça iddialı bir sloganla çıkılınca, bu tip tepkilere de hazırlıklı olmak gerekiyordu.
- CNN Türk''e biraz süre - Dediğimiz gibi, kanal henüz çok yeni. Ted Turner gibi, bir yıl beklemek yerine hiç olmazsa bir ay opsiyon tanımakta yarar var. Ama, orijinal CNN alışkanlığı ile "Pakistan''da neler oluyor" diye kanalı açanlara uzunca bir süre, eski Türk filmlerinin tahlili verilince "habercilik" anlayışı haliyle eleştirilere konu oluyor. Ama dediğimiz gibi, biraz süre tanımak gerekiyor. Vahit Alpata''nın Uzan''lar''dan ayrıldıktan sonra yuvaya döndüğünü daha önceden duyurmuştuk. Alpata''nın yeni görevi Doğan grubunun reklamcılık konusundaki başkan yardımcılığı. Alpata''nın dergilerle ilgili sorumluluğu da devam edecek.
- Çadırlı şov başlıyor-
Cumhuriyet Gazetesinde son olarak 11 çalışanın, ki bunların içinde işçi temsilcileri de var, atılması, müessesedeki huzursuzluğu iyice artırdı. İşten çıkarılanların iddiaları ise, işçi dostu olarak tanınan gazeteye yakıştırmakta zorluk çekilecek cinsten. Atılanların önümüzdeki günlerde, gazete önüne çadır kurup eyleme başlayacakları ve ortalığı hareketlendirecekleri ileri sürülüyor. Doğrulanmayan ama yalanlanmayan da bir habere göre ise, Türkiye''nin tek İngilizce günlük gazetesi Turkish Daily News Doğan Grubuna geçiyormuş. Söylentiye göre Aydın Doğan, gazetenin % 51''ini alacak, yönetim ise Çevik''lerde tutulacakmış. Bir süre önce interStar''daki genel haber koordinatörlüğü görevinden ayrılan Deniz Arman''ın AKŞAM gazetesine geçeceği ileri sürülüyor. Arman''ın yazıişleri müdürlüğüne getirilmesi düşünülüyormuş. Geçtiğimiz aylarda kapatılan Artı Haber Dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ali Boratav interStar''a geçmiş. Kanalın Boratav ile birlikte, yeni bir habercilik anlayışını gündeme getireceği, magazin ağırlıklı haber anlayışının terkedileceği konuşuluyor. TGRT, kadrosuna ses ve film sanatçısı Sibel Turnagöl''ü de katmış. Turnagöl, Sinan Özen ile birlikte, hafta sonları Pazar Eğlencesi adlı bir magazin programı sunacakmış.
- Basına kurşun sıkanlar - Doğan grubu, geçtiğimiz hafta iki silahlı saldırıya hedef oldu. Önce Milliyet binası meçhul kişilerce kurşunlandı. Kurşunlardan birisi Genel Yayın Müdürü Mehmet Y. Yılmaz''ın odasının camını parçaladı. Başta meslek kuruluşlarınca saldırı nefretle kınanırken, olayın hedefi olduklarını düşünen Radikalciler olayı dördüncü yıldönümlerine bir armağan olarak yorumladılar ve "Çetelerle savaşa devam edeceğiz" dediler. İki gün sonra ise meçhul kişilerin kurşunları bu kez de Hürriyet binasını hedef aldı, ama binaya isabet etmedi.
- Konsey''in önemli kararı - Haber kaynağının açıklanması nedeniyle görevlerinden istifa eden iki gazeteci ile ilgili haberi daha önce duyurmuştuk. Geçtiğimiz gün konuyu inceleyen Basın Konseyi, Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin''i, olaydaki kusuru nedeniyle uyardı. İddialara göre, Bilgin haber kaynağının açıklanması konusunda muhabirlere baskı yapmıştı.
- Rekabet Kurulu işbaşında - Cumhuriyet gazetesinin, Star ile ilgili haksız rekabet başvurusunu ön incelemeye alan Rekabet Kurulu, bir başka başvuruyu karara bağladı ve CİNE 5''e 49.3 milyar ceza verdi. Kurul kararında, kanalın üçer dakikalık maç özetleri verirken eşit konumdaki yayın kuruluşlarına farklı fiyat uyguladığı da vurgulandı. Anadolu Ajansı''nın yan kuruluşlarından Anadolu Radyo ve Görüntü Hizmetleri AŞ (ARD) 1 Ekim tarihi itibariyle kapandı, personel TRT''ye , techizat ise Turizm Bakanlığına devredildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti''nin geleneksel Burhan Felek Basın Hizmet Ödüllerine bu yıl 7 gazeteci değer görüldü. Meslekte 50 yılını doldurmuş ve 70 yaşını aşmış ama halen görev yapan gazeteciler arasından seçilen isimler: Cüneyt Arcayürek, Semih Balcıoğlu, Yılmaz Çetiner, Ali İhsan Göğüş, Ara Güler, Ayhan Hünalp ve Bedri Koraman. Ödüller, Burhan Felek''in ölüm yıldönümü olan 4 Kasım''da verilecek.
- Bizimkiler''i özleyeceğiz - Televizyonun sevilen yerli dizilerinden Bizimkiler''in oyuncu kadrosu, interStar''dan alacaklarının uzun vadede ve senetlerle faizsiz ödeneceğinin açıklanması üzerine ortak bir kararla İnterstar''dan ayrıldılar. Bugay yapım, alacakları için yasal yollara başvuracaklarını açıklarken, ekibe hangi kanalın sahip çıkacağı belli olmadı.
Çetiner''i unutmadık Önceki yıl Cumhurbaşkanı Demirel''i takip ederken Bozüyük yakınlarında geçirdiği bir trafik kazası sonrası, akıl almaz bir ihmal ile Eskişehirde hayatını kaybeden arkadaşımız Ahsen Çetiner, Cebeci Asri Mezarlığındaki mezarı başında anıldı. Törene ailesi, arkadaşları ve meslektaşları katıldı. Bir başka anma töreni ise Tercüman Gazetesi sahibi Kemal Ilıcak için İstanbul''daki kabri başında düzenlenmişti ve törende, Ilıcak''ın sağlığında etrafında pervane olanlardan sadece bir iki vefakar vardı. Bir başka Tercüman mensubu, İlhan Ezik''in onikinci ölüm yıldönümünü ise, sadece yine bir iki dostu hatırlayabilmişti.
Medyadaki depremin hasarı bayağı ağır Geçtiğimiz hafta "Medyada öncü deprem... Arkası fena gelecek gibi.." dediydik. Dediğimiz gibi oldu. Hatırlanacağı gibi, kendileri ile ilgili bir operasyon hazırlığından kuşkulanan Uzan''ların BBD Dağıtım Şirketinin içini boşalttıklarını ve dağıtım sektöründe sürpriz bir sıkıntı doğduğunu duyurmuş "ve asıl deprem bundan sonra" diye bitirmiştik.
Bundan sonrası çorap söküğü gibi geldi. BBD''nin imdadına rakip dağıtım firması Yay-Sat yetişti ve dağıtım aksamadan gerçekleştirildi. Bu arada, yeni transferleri ile Star''cıların kendi dağıtım şirketlerini kuracakları varsayımı ile Star''ın dağıtımı yapılmadı. Ayrıca bayilerin Star satmaları da bir anlamda engellendi. Yani Uzan''ların başlattığı operasyon, Uzan''ların gazetelerinin dağıtım ağı dışında kalması ile sonuçlandı.
Bir yandan BBD, öte yandan Star kamuoyuna yaptıkları uzun duyurularla olayı kendi açılarından izah ederek, yekdiğerini suçladılar. BBD ve Yay-Sat, diğer gazeteler tarafından desteklenirken, Uzan''lar da, interStar televizyonu vasıtasıyla mücadeleyi sürdürüyor. Ama geçtiğimiz pazar gününden beri Star Gazetesi, gazete bayilerinde satılmıyor. Bunun yerine Star''cılar kendi imkanları ile vapur iskelesi, tren garları ve vatandaşın kalabalık bulunduğu çarşı ve merkezlerde gazetelerini okuyucuya ulaştırmaya çalışıyorlar.
- Sevimsiz iddialar - Buna benzer bir mücadele, daha önce Akşam gazetesi tarafından da verilmiş ve sonunda uzlaşma sağlanmış ve gazete, bayilere ulaşabilmişti. Umarız bu sıkıntı da fazla sürmez ve istenmeyen benzetme ve iddialara da konu edilen, bu ayrı gayrılık bir an önce biter.
Olayın gerisinde yatan sevimsiz iddialara gelince, onlar zaten birer vesile ile adalete intikal etmiş vaziyette. Ve umarız meslek etiğini derinden yaralayabilecek bu iddialar da boş çıkar. Bu kadar sorumsuz ve baştan savma yayıncılığın sonu böyle olurdu diye ukalalık etmek yerine, bu sıkıntıların, bir süredir kimlik bunalımı çeken medyamız için, en azından meslek ahlakı açısından da uyarıcı, düzeltici olmasını isteriz. Bu arada, astronomik ücretlerle çalıştıkları kurumu umarsız bırakıp, saf değiştiren ve "durumdan kazanç çıkarmaya çalışan" kimi kişilerin, ellerindeki çeklerin karşılığının çıkmaması üzerine büyük bir hayal kırıklığı yanısıra, biraz da pişmanlık duyduklarını da ilave edelim ve: "Bu kavga bitsin" dileğimizi tekrarlayalım.
Ah şu Fransızlar Geçen hafta, medya ve şantaj konularını işlerken, Fransa''dan örnekler vermiş ve Pierre Lazaref''in kitabından "Bizde böyle şeyler olmaz" diyerekten bazı alıntılar yapmıştık. Biraz kel alaka olmakla birlikte, konusu yine medya olan bir başka Fransız''ın kitabından bahsedeceğiz bu hafta da. Sophie Coignard ve Alexandre Wicham tarafından yazılan ve Fransız politikacılarının yatak öykülerini anlatan "Fransız Usulü Omerta (Omerta: Mafya lisanında suskunluk demekmiş)" adlı kitapta, politikacıların kirli çamaşırları sergilenirken Politikacı-Gazeteci ilişkileri de biraz alışık olmadığımız bir form içinde gündeme getiriliyor.
Henüz piyasaya çıkalı bir hafta olmasına rağmen, bestseller haline gelen kitapta, başta Cumhurbaşkanları olmak üzere hemen tüm Fransız siyasetçilerinin metresleri dışında birer de gazeteci sevgilileri varmış. Daha doğrusu böyle bir bağlantıyı meslek gereği sayarlarmış. Politikacılar maaşa bağladıkları ve hepsi de kendi alanlarında ünlü olan bu gazetecilerle yataklarını da paylaşmaktan geri durmazlarmış,
- Sende mi Balladur! - Büyük gürültü koparan kitapta bu kategoriye giren kimi ünlü basın çalışanlarının ve çapkın politikacıların isimleri de yer alıyor. Bunlardan birisi müteveffa Cumhurbaşkanı Mitterrand. Başkanın, FLT haber ajansı Paris muhabiri metresi Christina Forsne''den 1988 yılı sonunda bir de oğlu olduğu kitaptaki iddialar arasında. Bilindiği gibi Mitterrand''ın gayri resmi bir kızı olduğu, neden sonra kamuoyunun bilgisine sunulmuştu.
Bir başka ünlü gazeteci-politikacı ilişkisinin kahramanları da eski Başbakan Alain Juppe ile Le Figaro gazetesi muhabirlerinden Catherine Nay. Yine eski başbakanlardan ve hemşehriliği ile gurur duyduğumuz İzmirli Balladur''un da Fransız TF1 kanalının güzel sunucularından Claire Chazal ile benzer ilişkiler içinde olduğu iddialar arasında.
- Bilinen ilişkiler - Kitapta ileri sürülen ilişkilerin pek çoğu, zaten bir vesile ile kamuoyunun bildiği şeyler. Mesela Le Monde Gazetesinin ikinci adamı, araştırmacı gazeteci Edwy Plenel''in, Sosyalist Parti eski genel sekreteri Laurent Fabius''u eşiyle ilişki kurduğu için, Fabius''un koltuğundan ettiği zaten biliniyordu. Fabius, eşine musallat olan Plenel''in telefonlarını dinletmekten suçlu bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Chirac da kitapta yerini alan politikacılardan. O da Le Figaro gazetesinden Jacqueline Chabridon''u metres tutmuşmuş. Ayrıca soyadı açıklanmayan ve devlet ajansı AFP''de görevli bir bayan gazeteci ile Cumhurbaşkanı arasında geçenler de ballandıra ballandıra anlatılıyormuş kitapta.. Tüm bu bilgileri Mine G.Kırıkkanat''ın kitapla ilgili haberinden apardık. Yani kitabı almış ve okumuş değiliz. Mümkündür ki daha epeyce örnek ve tanıdık sima çıkabilir. Yine de "Böyle şeyler bizde olmaz" diyerek kapatıyoruz konuyu. Dedik ya kel alaka bir konu diye...
Göğüş meselesi Zeynep Göğüş''ün Sabah''tan ayrıldığının öğrenilmesi, ister istemez eski bir hesabı gündeme getirmiş ve "Göğüş istifa etti" diye değerlendirilmişti. Medya kulislerine yansıyan bu değerlendirmeye, fazlaca bir ilave yapmadan biz de yer vermiştik. Ama daha sonra yapılan açıklamalar, gazeteden ayrılış olayının yorumlandığı şekilde değil, yönetimin bir tasarrufu olarak tecelli ettiğini, yani Zeynep Hanım''ın işine "yönetimce son verildiği"ni ortaya çıkardı. Ortaya çıkan bir diğer gerçek ise, Sabah yönetiminin böyle değerlendirmeden son derece üzüntü duyduğu oldu. Ne diyelim, böyle gelip, gitmeler, işe girip, çıkmalar ve çıkarılmalar, profesyonel yaşamın cilveleri.
Ayrıca ayrılan yolların çok zaman yine birleştiği bir dünya bizim dünyamız..
Haftanın İncisi Canlı yayında silahlı propaganda Zaman ilerliyordu. Diyaloğu sıcak tutmak niyetinde olan Defne Samyeli, (Üç kişiyi silah tehdidi ile rehine tutan Mustafa Burhan''a) bir fili bile teleme peyniri gibi eritecek methiyeler düzmeye başlıyor: -En çok size acıyoruz, orada rehin tuttuklarınıza değil ki... Artık yasadışı bile sayılmazsınız. O kadar doğru şeyler söylüyorsunuz ki... Saldırgan terörist değil, hakkını arayan bir vatandaşsınız... Siz bir sembol oldunuz. Sistem kurbanlarının sesi oldunuz... Aktüel''den/Murat Tunalı''nın yazısından.

