Türkiye Gazetesi E-Gazete
Arama
Özetle Dinle
Kaydet
Köse Yazilari 38 dk önce

Metin, Papa XIV. Leo'nun Türkiye ziyaretinin diplomatik, dini ve kültürel bir etkinlik olduğunu vurgulayarak hakkındaki yanlış algıları düzeltmekte, ayrıca CHP'deki liderlik mücadelesi ve su zamları gibi güncel iç siyasi konulara da değinmektedir.

  • Papa XIV. Leo'nun Türkiye ziyareti, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın resmi davetiyle gerçekleşen diplomatik, dini ve kültürel içerikli bir etkinlik olup, ekümenik statü veya Lozan'ı delme iddiaları reddedilmektedir.
  • Ziyaret kapsamındaki Anıtkabir ve ayinler, uluslararası protokol ve din özgürlüğü çerçevesinde olup, laikliğe veya Türkiye'nin egemenliğine aykırı değildir.
  • CHP'de Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nu tek Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ederken, parti içindeki liderlik mücadelesi ve Mansur Yavaş'ın konumu gündeme gelmiştir.
  • Ülke genelinde yaşanan kuraklık ve su krizine rağmen, CHP'li belediyelerin su fiyatlarına zam yapması eleştirilmektedir.
Türkiye Gazetesi
PAPA, BOŞUNA ÇABA...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Papa XIV. Leo’nun ülkemizi ziyareti önemliydi. Türkiye’nin, dünyada geldiği nokta, uluslararası ilişkiler ve diplomatik açıdan…

Bazı çevreler maalesef daveti başka yönlere çekti. Sebeplerini bildikleri hâlde algıya başvurdular. Toplumumuzun kafasını karıştırmak istediler.

Maddeler hâlinde özetleyecek olursak:

Papa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmî davetlisiydi; Fener Rum Patriği Bartholomeos’un değil...

Ziyaretin ekümenik statü ile ilgisi yok.

Bu vesile ile Lozan Anlaşması da delinmedi. Yeniden Haçlı Ruhu/Yeniden Roma projesi… ABD destekli siyasi operasyon denildi.

Esasen dinî ve kültürel içerikli bir ziyaret. Osmanlı imparatorluğu ile Atatürk’e atıfta bulunarak, devlet bütünlüğüne yönelik tehdit ifadesi kullanıldı. Hâlbuki uluslararası protokol uygulandı. Anıtkabir ziyareti de bu çerçevede gerçekleşti.

Papa’nın İstanbul ve İznik’te ayin düzenlemesi,

Laikliğe aykırı değil. Egemenliğimizle de çelişmiyor.

Aksine laikliğin gereği din ve vicdan özgürlüğünün göstergesi. Farklı ibadethanelerin açılması, onarılması, inşa edilmesi… Kültürel mirası koruma ve inanç özgürlüğünün gereği.

Ülkemizin egemenliğini hiçbir şekilde zayıflatmıyor.

Egemenliğe yönelik hukuki bir tehdit de oluşturmuyor.

Patrikhaneye yönelik gizli bir anlaşma da yapılmadı.

Peygamber aleyhisselamı öven ilahilerin okunması, birlikte yaşama ve saygı kültürünün gurur verici hâli... “Papa’ya ilahi okunması” anlamına da hiç gelmiyor.

Kukuletalı tören görüntüleri eski, İznik ayininde çekilmedi. Önceleri de çeşitli olaylarla manipüle edilmişti, bu görüntüler. Program barış, kültürel miras ve dinî diyalog üzerineydi.

Jeopolitik, “dinî operasyonun” bir parçası gözüyle bakılamaz.

Atatürk döneminde dinî ziyaretler yasaklanmadı. Diplomatik nezaket ve uluslararası teamüller hep uygulandı. Ziyaret asla, Batı’ya stratejik yöneliş hamlesi,

Stratejik bir eksen değişikliği diye de yorumlanamaz.

Cumhuriyet’in kırmızı çizgileri delinmedi...

FIÇICIK İÇİ DOLU TURŞUCUK...

Güven tazeleyen Özgür Özel bakın ne diyor, 39. Kurultayın yapıldığı Arena Spor Salonunda:

“İktidar yürüyüşü ve kurtuluş bu salondan başlayacak.”

Siyaset zaten iktidara gelmek için yapılır. Genel Başkanların da hedefi budur.

Bir ihtimalden bahsediyoruz… Çok zayıf olsa da gerçekleşti diyelim…

CHP iktidara(!) geldiği takdirde:

Özgür Beye düşen bir görev var. CHP heykel dikmeyi çok seviyor ya… Salonun girişine devasa bir heykel dikmek… Gerekirse burayı müzeye dönüştürmek!

Mansur Yavaş’ı da tebrik edelim bu arada.

2 milyar liradan fazlasını feda etti ama… Hıdırlıktepe’ye iki direk dikti, gönüllere girdi. Direkler başkente güzel mi güzel yakıştı. Allah bin kere razı olsun. Sayesinde bir sembol daha kazandık.

Söz Mansur Beyden açılmışken devam edelim:

Özgür Bey ne dedi, Cumhurbaşkanlığı için:

"Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da B planımız da Z planımız da budur.’’

Alfabetik planda içinde M de yok Y de…

İşin özü:

Mahzun bir ortama itiliyor, yavaş yavaş… Belediye Başkanı Mansur Yavaş…

Kurultaydan bir not daha verelim:

Ekrem İmamoğlu her zamanki gibi hareket etti.

Partinin sahibi olarak, mesaj gönderdi, bakın ne diyor:

"Türkiye CHP’ye; CHP de Türkiye’yi yönetmeye hazır... Büyük reform hamlesini ancak biz yaparız…"

Hamle üstüne hamle yaptılar şehirlerimizde. Belediyelerdeki göz kamaştıran tablolar ortada.

Başarılarını(!) hep birbirleri ile taçlandırmışlar… Bir de genelde iktidar olurlarsa, gerisini siz düşünün… Neler olur neler?!

Reform hamlelerinin hızına kimse yetişemez. Memleket ihya olur, insanımız da mutlu mesut…

Kemal Kılıçdaroğlu’nu unuttuk sanmayın sakın.

Özgür Bey, Bay Kemal’e de selam gönderiyor. Önceki seçimdeki mağlubiyetini hatırlatarak... O gece yaşanılanları anlatıyor, Genel Merkezde. Işıkların erkenden söndürülmesi, gözyaşlarının akıp gitmesi gibi… Kesin konuşuyor.

Artık önümüzdeki seçimde bunlar olmayacakmış! CHP iktidarı garantiledi ya… Bundan sonra;

Arınma isteyenler, müesses nizamın iş birlikçileri, kara düzenin sesi olanlar avucunu yalayacaklar.

Acaba kimdi; Bay Kemal adaylığını açıkladığında...

Partiye veda ederken hüngür hüngür gözyaşı döken… Duygusal bu an hafızalar canlılığını koruyor.

***

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bakın ne diyor,

AK Parti’ye geçeceğine ilişkin iddialara karşılık:

“Eğer bir belediye başkanı partisinden istifa ediyorsa, Başkanlıktan da ayrılmalı. Parti değiştiren başkan, sokağa çıkamaz. Yüzüne tükürürler.”

Ahlaki olarak doğru bir değerlendirme denilebilir. Ama siyasi olarak hiçbir karşılığı, değeri yok.

Böyle bir şey olsaydı...

Muhalefet partilerinden CHP’ye geçen milletvekilleri… Millî irade temsilciliğini bırakıp siyasetten çekilirlerdi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu başta olmak üzere, bazı belediye başkanları da sahipsiz kaldıkları için… Bir asrı deviren CHP’den kopmazlardı. AK Parti saflarına geçmezlerdi…

Siyasette temel amaç halka hizmettir. Nerede, hangi partide olduğunuz önemli değildir.

Sayın Başkan, ‘yüzüne tükürmek’ meselesine gelince:

Ola ki siz de parti değiştirirseniz, 5 milyon İzmirlinin tükürüğüne nasıl formül bulacaksınız?

Sel olup akar gider, Ege Denizi bile kaldıramaz?!.

EBELEMECE...

Kuraklık hüküm sürüyor, barajlar bomboş… İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa’da kriz kapıda. CHP’li belediyeler ise hala zam derdinde…

Tabii haklılar kendilerine göre…

Allah’ın suyunu bedava verecek değiller ki. Örnek isterseniz işte Bursa… Geçtiğimiz günlerde yüzde 30 zam yapıldı. Mansur Yavaş da haziran ayında ayar çekmişti. Ankaralıları çok düşünerek… Yüzde 165’e ulaşan artışla.

Şunu unutmayalım ki;

Halkımız da ilk seçimde gereğini yapacaktır. "Sayım suyum yok, oyunun dışındayım" diyerek!

Akif Bülbül'ün önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR