Kaydet
|

Geçtiğimiz günlerde pek gündeme gelmeyen bir konu vardı: Yavuz Sultan Selim'in vefat yıl dönümü.

Bu gibi sene-i devriyeler umumiyetle 5-10-25-100 gibi sayılara denk geldiğinde büyük programlara sahne olur. Diğer seneler yerel anmalar seviyesinde kalır.

Sultan Selim Han hakkındaki anmalar da öyle oldu. Vefat ettiği yer olan Tekirdağ Çorlu yakınlarındaki Muratlı ilçesinde, 506. yıl dönümü için anma programı düzenlendi.

Hassasiyeti olanlar da kabrini ziyaret ederek veya bulunduğu yerden dualar etti.

Olması gereken de aslında budur. Çünkü bizim kültürümüzde vefat edenler için şaşaalı programlar hazırlamak değil, mütevazı ve samimi hayır hasenatlar yapmak vardır.

Hatimler indirmek, mevlid okuyup dualar edip sevabını önce Peygamber Efendimize, en sonunda da anılan merhumun ruhuna göndermek...

Kısacası Osmanlı'yı, Osmanlı gibi hatırlamak kıymetli...

Buraya kadar bir problem yok. Problem sosyal medyada...

Çeşitli hesaplar harekete geçerek Şah İsmail paylaşımları yapmaya başladı.

Şöyle liderdi, böyle şahtı vs. vs. Öyle övüyorlar ki tam da Sultan Selim'in vefat gününde...

Aynı hesaplar bir de tutup Timur Han ile Yıldırım Bayezid'e atıf yaparak yapay zekâ videolarla Osmanlı'ya saldırıyor.

Yani kısacası Osmanoğlu'na sataşmadan varlık gösteremeyen bir zümre teşekkül etmiş durumda.

Asırlarca yer öptürdük! Osmanoğlu'na sataşmadan var olamamak
Başlık ResmiAsırlarca yer öptürdük! Osmanoğlu'na sataşmadan var olamamak

PEKİ AMA NEDEN?

Tabi bunlar yeterli mi? Değil. Bitecek mi? Hayır.

Osmanoğlu'na sataşmak tarihin her devrinde bir prim kazanma yoluydu. Bu sataşmayı seviye seviye herkes yaptı. Neticede bir Osmanlı padişahlarına iftira edebiyatı meydana geldi. Çünkü Osmanlı'nın azametine yaklaşabilen olmadı son 1000 yılda.

Bugün sosyal medyada da bu edebiyatın bir devam yansıyor.

4 asırdan fazla bir zaman Osmanlı, Batılı elçilere yer öptürerek huzura kabul ederdi.

"Huzûruna varan şahlar, cihanın namdar sefirleri,

Görünce taht-ı âliyi unuturlar o dem evleri.

Adettir kollarından tutulup dergâha yetürülmek,

Öpüp hâk-i pâyini (yerin toprağını), tazim eyler elçileri."

Hiçbir yabancı sefir padişahın yüzüne bakamaz, vezirlerle, paşalarla muhatap olur.

Padişahlar, dizilerde gösterildiği gibi Devlet-i Aliyye dışından kimselerle sohbet etmezdi.

Dolayısıyla Osmanlı Devleti yıkılmaya başladığında padişahlara sataşmak, iftiralar atmak cüretini de kendilerinde bulanların sayısı arttı.

Tarih kitaplarındaki asılsız iftiralar bir tarafa, roman, hikaye ve piyeslerle tahkir etme yoluna gidildi.

Asırlarca burunlarının yere sürtülmesinin intikamını alırcasına o sultanlara saldırdılar. Ancak hiçbiri işe yaramadı.

Osmanlı'ya düşmanlık edenlerin hiçbiri onun seviyesinde bir medeniyet kuramadı. Kendi dünya görüşlerini benimsetemedikleri gibi zulümden, kan ve gözyaşından başka bir şey getiremediler.

Bugün de tarih Osmanlı'yı haklı çıkardı ve dünya onu arıyor. O arayanların sayısı arttıkça, Osmanoğlu'na sataşmak prim yapıyor.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.