Kaydet
|

"Fahri Trafik Müfettişleri (FTM) tarafından düzenlenen trafik tespit tutanaklarının, son dönemde bazı Sulh Ceza Hakimliklerince "fotoğraf veya video gibi somut delil bulunmadığı" gerekçesiyle iptal edilmesi ve iptal kararlarının basına 'emsal' başlığıyla yansıtılması üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklama yapılması hasıl olmuştur.

Fahri müfettişler, trafik güvenliğini sağlamak amacıyla kanunla yetkilendirilmiş otokontrol mekanizmasının resmî bir parçasıdır ve gizli görevlidirler. Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde Fahri Trafik Müfettişlerinin anlık olarak fotoğraf veya video çekme, tutanağa görsel delil ekleme zorunluluğu kesinlikle yoktur. Düzenlenen tutanaklar basit birer kişisel beyan değil, doğrudan kanundan doğan yetkiye dayanan yasal tespit belgeleridir. Buna rağmen bazı mahkemelerin 'ispat külfeti' yükleyerek verdiği iptal kararları açıkça hukuki dayanaktan yoksundur.

Sulh Ceza Hâkimliklerince verilen tek hâkimli iptal kararları emsal niteliği taşımaz. Bir mahkeme kararının emsal teşkil edebilmesi için üst mahkemelerce verilmiş olması gerekir. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin (2024/22963 E.) kararında ve Anayasa Mahkemesi’nin (E.2013/43, K.2013/168) sayılı kararında, trafik ihlaline yönelik fahri müfettiş tutanaklarının görüntülü kayıt ile ispata muhtaç olmadığı net bir şekilde hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın 153. maddesi gereğince de Anayasa Mahkemesi kararları tüm yargı organlarını bağlamaktadır.

Trafik cezalarına yapılan itirazların büyük bir kısmı mahkemeler tarafından reddedilmektedir. Reddedilen yüzlerce karara rağmen sadece sınırlı sayıda iptal kararı basına servis edilmektedir. Araç sürücülerinin mevzuata aykırı beklentilere sokulmaması ve trafik otokontrol sisteminin yıpratılmaması gerektiğine inanıyoruz.

Trafik güvenliğinin sağlanması için görevli trafik kolluk görevlilerine yardımcı olabilmek için İçişleri Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre sivil vatandaşlar arasından özenle seçilen ve görevlendirilen Türkiye genelinde sayıları 27 bini aşkın Fahri Trafik Müfettişleri hiçbir karşılık beklemeden trafik denetim görevini 1997 yılından beri 29 yıldır kesintisiz başarıyla yürütmektedir. Kamuoyunun bilgilerine sunarız” diye açıklama gönderen Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Basın Sözcüsü, değerli meslektaşımız Halis Kahraman Beyefendinin kurumu adına yaptığı bilgilendirme için teşekkür ediyoruz.

Bu bildiriyi okuyunca değerli meslektaşımıza ve kuruma katkı olacağı düşüncesiyle bir kanaatimizi paylaşmak istiyoruz. Günümüzde trafik polislerinin kestiği cezaya bile itiraz edilebiliyor. Bu kanuni bir hak. Dolayısıyla fahri müfettişin kestiği cezaya da itiraz edilebilmek mümkün değil mi?

O zaman bu gelişmeler sonrası kamuoyuna yapılan açıklamada, bireysel itirazlardan yola çıkarak kamuoyunda görevinize yönelik olumsuz algıya karşı “delil gösterme zorunluluğumuz yoktur” tarzında savunma çağrıştıran bir açıklama yerine ileriye dönük ve değerli fahri müfettişlerimiz için de kazanım amaçlanabilen bir açıklama yapılamaz mıydı?

Örnek olarak; “Fahri Müfettişlerle ilgili böyle bir algı oluşturulması ileride görevimizi yapmakta bize zorluk oluşturabildiğinden, fahri müfettişlerin de anlık fotoğraf veya video çekme, tutanağa görsel delil ekleme gibi hakkı ve yetkisi olmalıdır. Böyle bir yetki bizlere de verilmelidir. Çünkü hemen herkesin anlık görüntü ve kayıt alabileceği bir donanıma sahip olduğu ve hemen herkesin herkesten delil ve ispat istediği ve beklediği bir süreçte biz de görevimizi yaparken bir problem olduğunda kendimizi ispat edebilecek kamera kaydı ve görsel kayıt gibi kayıt hakkına sahip olmalıyız” denilebilirdi.

Gerçekten de günümüzde her yan her yön neredeyse kamera kaydıyla izlenirken herkes birbirine en ufak bir konuda bu anlamda “delil” sorarken bir sürücünün kendisine gelen sürpriz bir ceza için “ben nerede ne hata yapmışım? Yaptıysam hatamı gösterin?” dediğinde verilecek bir cevabın bir delilin olması gerektiği kanaatindeyiz. Saygılarımızla. F.A.

Gençler şaka yaptığımızı zannediyor ama

Bizim zamanımızda öğretmen babamız, annemiz, ablamız gibiydi. Onları kendi ailemizden biri kadar sever sayardık. Şahsen benim okula ilk başladığımda öğretmenime babamdan da öte bir sevgim ve saygım vardı. Bizi asla dövmezdi ama ona tatlı bir korkuyla ve büyük bir hürmetle bağlanır onu öyle sever ve sayardık. O da bizi bir öğrenciden öte bir evladı gibi bağrına basar bize evladına gösterdiği şefkati esirgemezdi.

Benim üzerimde ilkokul öğretmenimin çok büyük hakkı vardır. Ben ilkokulu bitirdiğimde ilerisini okumamı maddi imkânsızlıklar nedeniyle babam istememiş öğretmenim onu uyarmış, ikna ederek benim ortaokula gönderilmeme sebep olmuştu. Şimdi rahmetli olan ilkokul öğretmenimi burada saygıyla, rahmetle anıyorum.

Biz zamanında aç kaldık, susuz kaldık, kitabımız olmadı, lokanta nedir bilemeden âdeta kuru ekmekle bir hafta okur köyümüze hafta sonu gider, ertesi gün 6-7 saatlik yolu tekrar katederek okula gelir; 5 kişi tek odada kalır yine bir hafta sonunu o şekilde geçirirdik. Ayağımıza giyeceğimiz bir ayakkabı, sırtımıza soğukta giyeceğimiz bir pardösümüz olmazdı. Ben şahsen kolalı gömleği ve iskarpin ayakkabıyı ancak yatılı okula gidince giyebildim. Şimdiki çocuklara ve gençlere bunu anlattığımda inanmıyor, şaka yaptığımızı sanıyorlar.

Okul kantinlerinde bazı zararlı yiyecek ve içeceklerin satılmasının yasaklanması çok isabetli olmuştur...

Bir diğer önemli karar da öğretmenlerin derslere beyaz önlük giyerek girmeleridir...

Ailelerden en önemli ricamız çocuklarını kesinlikle kahvaltılarını yapmadan okula göndermesinler...

Bu duygularla yeni eğitim ve öğretim yılının hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Sağlık ve esenlik dileklerimle.

Emekli Sağlıkçı Aslan Torun

Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.