Zincir marketlerin pazar günleri kapalı olması yolunda bir talep var. Daha ziyade bakkalların temsilcilerinden gelen bu talep siyasete baskı yaparak Ticaret Bakanlığı’nın zincir marketlerin pazar günleri kapalı olması yolunda bağlayıcı bir karar almasını istiyor. Doğrudan değil çoğu zaman dolaylı olarak ifade edilen gerekçe ise, bakkalların zincir marketlerle rekabet edememesi ve birçok bakkalın kapanmak zorunda kalması. Marketlerin pazar günleri kapalı tutulmasının bakkalların var olma imkânını genişleteceğine inanılıyor.
Tartışma yeni olmaktan uzak. Bütün dünyada ve market zincirlerinin yaygınlaştığı her yerde bir şekilde ortaya çıkmakta. Market kapatılması bakkalların zincir marketler karşısında kamu gücü tarafından korunması anlamına geliyor. Pazar günleri market zincirlerinin kapalı olmasının bakkalların iş kapasitesini artıracağı ve böylece ayakta kalmalarını kolaylaştıracağı düşünülüyor. Bazen market çalışanlarının dinlenme ihtiyacı da kapatma gerekçesi olarak öne sürülüyor.
Bu talep iki açıdan değerlendirilebilir. İlki bu adımın bakkalların işlerini gerçekten artırıp artırmayacağı, ikincisi ise böyle bir düzenlemenin amaçlarına ulaşıp ulaşamayacağı.
Market zincirleri gelişen ve zenginleşen her ülkede ortaya çıkan bir olgu. Doğmalarını ve yayılmalarını engellemek hemen hemen imkânsız. Bunu yapabilmek için bazı insanların iş kurma ve çalışma haklarının gasbedilmesi şart. Ayrıca, marketlerden alışveriş yapan insanlar oralara zorla gitmiyorlar. İsteselerdi etraflarındaki bakkalları tercih ederlerdi. Marketlere yönelmeleri alışverişlerini marketlerde yapmanın kendileri için daha iyi olduğunu düşündüklerini göstermekte.
Market zincirleri bazen öne sürüldüğü gibi istihdam halkasını daraltan değil genişleten bir etkiye sahip. Haftanın yedi günü ve uzun saatler boyunca -on iki saat- açık olma mecburiyeti marketlerin çok sayıda çalışan istihdam etmesine yol açmakta. Üstelik, bu istihdam hem fazla eğitim ve vasıf gerektirmemekte hem de saatleri ve süresi bakımından değişken olabilmekte. Böylece insanlar diledikleri günlerde ve saatlerde çalışabilme şansı bulmakta ve fazla bilgi ve deneyim gerektirmeyen işlerde ilk tecrübelerini edinerek bunu şahsi istihdam tarihlerine ekleme fırsatı yakalamakta.
Marketler tüketiciye bakkallarda olduğundan daha ucuz fiyatlarla mal sunmakta. Mal çeşitleri de bakkallardakine nispetle çok daha fazla. Bunlar da vatandaşları marketlere çekmekte. Diğer taraftan, bakkallar, sayıları azalsa da, ayakta kalabilmek için bazı şeyler yapabilir; tekel bayisi olabilir veya müşterilere veresiye alışveriş gibi marketlerde bulunmayan imkânlar sunabilir. Marketlerin, pazar günleri kapalı tutulsa bile bunun bakkalların işlerinin artmasına yol açacağı da çok şüpheli. Bu durumda, insanların çoğu, büyük bir ihtimalle, alışverişlerini pazar gününe bırakmayacak ve pazar günü öncesinde yine market zincirlerinde yapacaktır. Market çalışanlarının dinlenmesi de pazar günü marketlerin çalışması tarafından engellenmiyor. Çok sayıda çalışan olduğu için çalışanlar çalışma saatlerini ve günlerini dilenmelerini mümkün kılacak şekilde seçme imkânına sahip.
Kamu otoritesini kullananların bilmesi ve anlaması gereken, toplumsal hayata keyfî müdahalelerde bulunmanın çoğu zaman yanlış ve zararlı olduğu. Müdahaleler iyi niyetle yapılsa bile sonuç değişmez. İyi niyetlerle-amaçlarla yapılan müdahaleler kötü sonuçlar da verecektir. Bu sefer bu kötülüklerin düzeltilmesi için yeni müdahale çağrıları ortaya çıkacaktır…
Sonuç olarak, zincir marketlerin pazar günleri kapalı tutulmasını dayatacak bir düzenleme bakkalların fazla işine yaramayacaktır ve genel olarak kendisinden beklenen iyi sonuçları vermeyecektir.

