Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Nefret siyaseti ve Melih Gökçek
0:00 0:00
1x
a- | +A

Demokraside en ağır sorunlardan biri nefret siyasetidir. Bu durumda bazı kişiler ve gruplar siyasette nefret duygusuyla hareket eder, kişileri ve kurumları nefret öznesi hâline getirir. Ne Yazık ki Türkiye siyaseti bu problemin etkisi altında...

Ülkemizde nefret siyasetinin -tek değilse de- en önemli faili CHP... Bu parti, tek parti diktatörlüğünden demokrasiye geçildiğinden beridir, demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş bütün siyasi aktörlerden ve liderlerden nefret etti, onlara karşı arsız, iftiracı ve saldırgan bir dil kullandı.

Demokrasi tarihimiz hakkında yeterli bilgiye sahip olmayanlar CHP nefretinin tek hedefinin Erdoğan olduğunu zannedebilir. Bu büyük bir yanılgı olur. CHP zihniyeti, CHP’yi üç defa ağır seçim yenilgisine uğratan ve kendisinden ancak bir askerî darbe ile kurtulabildiği Menderes’ten nefret etti... Sonraki nefret öznesi Demirel’di... 12 Eylül darbesinin ardından cuntanın bütün engellemelerine rağmen seçimi kazanan Özal, CHP nefretinin hedefi olmaktan kurtulamadı... Bugün Erdoğan hakkında dile getirilen her iddia Özal için de söylendi; “tek adamlık peşinde koştuğu”, “diktatör olmak istediği”, “dünyanın en zengin devlet başkanı” olduğu ileri sürüldü. Şimdiki nefret öznesi Erdoğan...

Erdoğan hakkında dediğini bırakmayan, türlü iftiralar atan ve Erdoğan’ın ülkeye yaptığı hiçbir hizmeti görmeyen bir CHP ile karşı karşıyayız. CHP nefret söyleminde o kadar aşırı ki, bazen CHP’lileri de nefret öznesi hâline getirebilmekte. CHP eski genel başkanı, 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde Millet İttifakı adayı K. Kılıçdaroğlu bugün CHP tayfası tarafından “hain”, “AKP’nin adamı”, “Erdoğan’a çalışan kişi” vs. gibi sıfatlarla anılabilmekte.

CHP nefreti zaman zaman başka siyasi aktörleri ve kişilikleri de hedef alabiliyor. Bunlardan biri, Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek. Uzun süre Ankara’da belediye başkanı olarak görev yapan Gökçek de CHP’nin ve CHP’li ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın nefret ettiği bir şahıs. Neden? Aslında bu soru anlamsız; çünkü CHP’nin birinden nefret etmesi için bir nedene ihtiyacı yok, başka bir partiden olmak yeterli!..

Gökçek hakkında iki ana suçlama olduğu söylenebilir: “FETÖ’ye arsalar vermek ve ANKA Park’ta milyonlarca lirayı heba etmek...” İyi ama bu iddialar ispatlanmış değil ki! Gökçek hangi FETÖ’cülere, hangi arsaları, ne zaman vermiş? Bu, "Gülencilerin" gerçek kimliğinin ifşa edildiği, yani FETÖ’cü olduklarının ortaya çıkmış olduğu dönemin öncesinde mi sonrasında mı yapılmış? Bütün bunlara bakmak gerekli. Aksi takdirde başta CHP içindeki bazı isimler olmak üzere çok sayıda kimseyi FETÖ ile ilişki içinde olmakla suçlamak mümkün...

İkinci iddia da ispata muhtaç. Gökçek sevimsiz ve potansiyel ziyaretçiler için bir çekim gücünden mahrum Ankara’yı bir ölçüde olsun bu durumdan kurtarmak için bir eğlence parkı kurmaya çalışmış. Dünyada en geniş alana oturan ve oyuncak sayısı bakımından dünyanın en zengini bir park kurmuş. Bunda yanlış olan ne?

CHP medyasının çarpıtmalarına bakılırsa mesela dinozorlar için milyonlarca lira para ödenmiş. Ama belgeler bu iddiayı doğrulamıyor. Dinozor müzesi 1 milyon metrekareden daha geniş bir alanı işgal eden parktaki 100 bin metrekarelik kapalı alanın beşte birinde. İddia edildiği gibi tek dinozor için 10 milyon değil yaklaşık 70 dinozor için 8 milyon lira civarında para verilmiş. Parkın toplam maliyeti de Yavaş’ın söylediği rakamın yarısı; 450 milyon dolar. Kısaca, parka ilişkin olarak CHP medyasının ve M. Yavaş’ın öne sürdüğü hemen hemen tüm iddialar asılsız.(*)

Nefret siyaseti âdeta bir bataklık; demokratik siyasete ve insanların itibarına çok ciddi zararlar vermekte. Bu bataklığı yapılabildiği kadarıyla kurutmak demokratik siyasetin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesinin ön şartı.

.....

(*) https://www.youtube.com/watch?v=WJqN2NpX1W4

Atilla Yayla'nın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR