Ülkemizde motorlu taşıtlar vergisi ve taşıt alım vergisi araçların yaşı ve net ağırlığına göre hesaplanarak tahsil olunan bir vergidir.
Net ağırlık kavramının anlamı ise, belirsiz bir kavramdır. Taşıt alım vergisi kanunu bu kavramı tanımlamamış, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa atıf yapmıştır. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa ise net ağırlık kavramını, "Taşıtı imal eden fabrikalarca belirtilen ve uluslararası otomobil kataloglarında gösterilen ağırlıklar dikkate alınarak Maliye Bakanlığı''nca tespit edilen ağırlık" şeklinde açıklamıştır. O halde Kanuna göre, taşıtların ağırlığını, Maliye Bakanlığı dergilere bakarak, aracı görmeden, tartmadan, ölçmeden tespit edecektir.
Bir otomobilin gerek fabrikasınca açıklanan ve gerek muhtelif kataloglarda yer alan çeşitli ağırlıkları söz konusu olabilir. Örneğin; deposunun tam dolu veya boş olmasına, aksesuarlı veya aksesuarsız, yüksüz veya yüklü olmasına göre muhtelif ağırlıklar söz konusudur. Öte yandan, Avrupa''da yayımlanan uluslararası kataloglarda, net ağırlık diye bir kavram yoktur. Zira gerek Avrupa Birliği ülkelerinde, gerek OECD ülkelerinde taşıtla ilgili vergiler ağırlığa göre hesaplanmaz. Çağdaş ve gelişmiş vergi sistemlerinde vergilendirme ölçüsü silindir hacmidir. O halde, net ağırlık kavramının içeriği ve muhtelif ağırlık ölçüm yöntemlerinden hangisinin esas alınacağı konsunda Türk mevzuatında bir açıklama aramak gerekmektedir. Böyle bir açıklama-düzenleme ise, Karayolları Trafik Kanunu''nun 29. maddesine istinaden 3.2.1993 tarih ve 21485 mükerrer sayılı Resmi Gazete''de yayımlanan "Araçların İmal, Tadil ve Montaj Hakkında Yönetmelik"de yer almıştır. Anılan yönetmeliğin 45. maddesine göre, ki yönetmelikte net ağırlık kavramı, yüksüz ağırlık olarak ifade edilmiştir - yüksüz ağırlık, üzerinde insan veya yük bulunmayan ve yakıt deposu asgari % 10 oranında dolu olan bir taşıtın, taşıması zorunlu alet, edevat ve donatımı (fabrikasınca verilen stepne, kriko ve anahtarlar) ile birlikte toplam ağırlığıdır.
Oysa uluslararası kataloglarda yer alan ağırlık -ki Batı ülkelerinde net ağırlık veya yüksüz ağırlık kavramı bulunmadığından- aracın ekipman ve aksesuarların -ki Türkiye''ye ithal olunarak satılan araçlar genellikle aksesuarsız olmaktadır- ve benzin deposu % 90 dolu benzin ile birlikteki -ki bu uluslararası literatürde "kerb ağırlık" olarak adlandırılır- ağırlığıdır.
Maliye Bakanlığı, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun yukarıda açıklanan hükmü gereği, uluslararası katalog olarak "Katalog Der Automobil Revue (Catalogue de la Revue Automobile) adlı dergiyi esas almıştır. Oysa bu dergide yer alan araç ağırlıkları, aracın imal edildiği fabrikaca uluslararası normlara göre belirlenmekte olup, Türk mevzuatı dikkate doğal olarak alınmamaktadır. Bunun temel nedeni ise, uluslararası genel kabul görmüş ölçülerde, "net ağırlık" kavramının olmayışıdır. Ayrıca Türk mevzuatı açısından hiçbir resmiliği bulunmayan bir derginin, soyut ve farklı kriterlere göre açıkladığı değerlerin, Türk hukuku açısından itibar görmesi ve vergilendirme işlemlerine esas alınması mümkün olamaz.
Nitekim, ithalatçı firmaların imalatçı firma veya fabrikadan Türk mevzuatına göre aldıkları net ağırlık miktarları ve bazen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı''nın bizzat tartarak aracın teknik belgesine yazdığı net ağırlık miktarları, pek çok araçta, kerb ağırlığı esas alan kataloglarla çelişmektedir. Bu husus ise, bazen vergi kaybına bazen de haksız vergi alımına yol açan bir sonuç doğurmaktadır.
Bu durumda, vergiyi azaltmak ve fiyatı düşürmek isteyen ithalatçılar, ya araçları aksesuarsız (örneğin port bagajsız veya radyo-teypsiz) ithal edip tüketiciye eksik sunmakta ya da imalatçı fabrikalarla görüşüp, anılan katalogda aracın ağırlığının dışında, ayrı bir satır halinde "Türkiye için ağırlığı"nı ayrıca yayınlatmaktadırlar. Bu ise, komik olmakta, katalog okuyucuları bütün dünyada örneğin 1.400 kg. olan bir otomobilin Türkiye''ye gelince 900 kg''a nasıl düştüğünü anlamamaktadırlar. Genelde ülkemizdeki yer çekiminin azlığına bağlanan bu ani hafiflemenin, söz konusu vergiler dışında bir anlamı olmamaktadır.
Tüketiciyi cezalandıran veya kataloglarda ülkemizi izahı kabul olmayan bir duruma düşüren bu uygulamanın terk edilmesi ve söz konusu vergilerin, çağdaş şekli olan silindir hacmi üzerinden alınmasının temini zorunlu bir hal almıştır.

