Kaydet
a- | +A

Limited şirketlerde ortakların sermaye payları bölünmez bir bütündür ve her ortağın sermaye miktarı, onun ortaklık payını oluşturur. Bu şirketler ortaklarına, ortaklık payının tamamını gösteren senetler verebilirler. Ancak, pay hakkında tanzim edilecek senetlerin sermaye payının tamamına ait olması şarttır. Ayrıca, bu senetler, kıymetli evrak niteliğinde olmayıp, sadece bir ispat, aracı olarak işlev görürler. Ticaret kanunumuz, payın bölünmesini, ancak devir için veya miras taksimi dolayısıyla kabul edilmiştir. Payların devir için bölünmesinin düzenlendiği 524. maddesinde, "mukavelede aksine hüküm olmadıkça, her bölümü beşyüz liradan aşağı olmamak şartıyla bir payın bölünmesi ve bölünmüş payların devri caizdir" hükmü yer almıştır. Bir başka anlatımla, payın devri dolayısıyla bölünebilmesi için, şirket anasözleşmesinde aksine bir hüküm olmaması gerekir. Payın devir için, bölünmesi, payın bir kısmının devrinin söz konusu olması halinde önem taşır. Yoksa ana sözleşmede payın devir dolayısıyla bölünmesini engelleyen bir hüküm olsa dahi, payın tamamının devri, her zaman mümkündür. Uygulamada, limited şirket sözlemelerinin sermaye maddeleri, bu maksatla bölünmeye elverişli şekilde ve hatta bölünmede her bir payın ne kadarlık itibarî değerle esas alınacağı da gösterilmek suretiyle düzenlenmektedir.

PAY DEFTERİ ZORUNLU Limited şirketlerde payları gösteren bir pay defterinin tutulması zorunludur. Bu deftere, ortakların ad ve soyadları, pay miktarları, vuku bulan ödemeler, payların devir ve intikali ve bu hususlarla ilgili diğer değişiklikler kaydolunur. Ayrıca her takvim yılının Ocak ayı içerisinde, ticaret sicil memuruna, ortakların ad ve soyadlarını, her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarını ve buna mahsuben ödediği kısmı gösterir ve müdürler tarafından imzalı bir liste verilmesi zorunludur. Son listenin verilmesinden sonra, herhangi bir değişiklik olmamışsa, yeniden bir liste vermeye gerek yoktur. Bu durumda, Ocak ayı içerisinde, listede herhangi bir değişiklik olmadığını belirten bir dilekçenin verilmesi yeterlidir. Pay defterinin ve listelerin kusurlu ve noksan düzenlenmesi veya verilen bilgilerin yanlış olması dolayısıyla meydana gelecek zararlardan, şirket müdürü veya müdürleri, şahsen veya müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca söz konusu listenin veya değişiklik olmadığına ilişkin dilekçenin süresinde verilmemesi halinde, sicil memurunun, müdür veya müdürleri bildirimde bulunmaya davet etmesi zorunludur. Bu davete uyulmaması, yani yine bildirimde bulunulmaması hali, Türk Ceza Kanununun 526. maddesine göre suç oluşturur.

Limited şirkette pay devri, yazılı bir devir sözleşmesi ile yapılır. Devir sözleşmesindeki imzaların notere tasdik ettirilmesi de ayrı bir zorunluluktur. Devir, bu şekil şartlarına uyulmadığı sürece geçerli olmayacağı gibi, taraflar arasında dahi hüküm ifade etmez. Devredenle devralan arasındaki, bu şekilde düzenlenen devir sözleşmesinin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için ayrıca,taraflarca şirkete bildirilmesi ve ortaklar kurulu tarafından devre muvafakat edilerek, devrin pay defterine işlenmesi gerekir. Devrin pay defterine kaydedilebilmesi için yapılacak olan ortaklar kurulu toplantısına, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların da esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gerekir.

ORTAK SIFATI KAZANMAK İÇİN... Ortaklar muvafakat edinceye kadar geçen sürede ve-veya ortaklar muvafakat vermedikleri takdirde, payı devralan kişi şirkete karşı ortak sıfatını kazanamaz. Ortak sıfatı ancak, pay defterine kayıtla kazanılır.

Limited şirtetlerde payın kısmen veya tamamen bir üçüncü şahsa veya bir diğer ortağa devri, ana sözleşme değişikliğini gerektirmez. Ancak pay devrine muvafakat eden ve pay sahiplerini yeni durumu ile gösteren ortaklar kurulu kararının ticaret siciline tescili zorunludur. Tescil edilen bu hususun ilanı ise, devir keyfiyetinin üçüncü şahıslara duyurulması bakımından önem taşır.

Pay devrine ilişkin ortaklar kurulu toplantısında aranacak karar nisapları, ana sözleşme ile ağırlaştırılabilir veya payın devri bazı şartlara bağlanabilir. Örneğin mühendislik faaliyetini konu alan bir limited şirketin ana sözleşmesinde, payların ancak mühendis sıfatına sahip kimselere devredebileceğine ilişkin bir sınırlama getirilebilir. Kanunumuz bu konuda yalnızca, aynî sermaye koyan ortaklarla ilgili bir sınırlama getirmiştir. Bu ortakların, ayın cinsinden sermaye koymuş bulunan ortakların, şirket kuruluşunu takip eden üç yıl içerisinde paylarını devretmeleri yasaklanmıştır.

ÖDENECEK VERGİNİN ŞEKLİ Limited şirket ortaklarının paylarını devretmeleri karşılığında elde ettikleri kazançlar, ortağın şahıs olması halinde gelir vergisine, kurum veya sermaye şirketi olması halinde ise kurumlar vergisine tabidir. Devir kazancı, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla, sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan payın maliyet bedelleri ile devir dolayısıyla yapılan ve devredenin üzerinde kalan giderlerin ve ödenen vergi (Örnek: Damga vergisi) ve harçların (Örnek: Noter harçları) indirilmesi suretiyle bulunur. Uygulamada limited şirket ortaklarının, söz konusu vergilerden kaçmak ve harçları düşük ödemek amacıyla, paylarını ana sözleşmede yazılı bölünme değeri (itibarî değer) üzerinden devrettikleri gözlemlenmektedir. Buna karşılık, mali idarenin yapacağı bir denetimle, devir olayında kazancı belirlemesi ve dolayısıyla bir matrah farkı bulması hiç de zor değildir. Zira devir tarihi itibariyle yapılacak bir değerleme işlemi, payın devir tarihindeki gerçek değerini ortaya koyacaktır. Bu nedenle limited şirket ortaklarının devirler dolayısıyla, ileride bir cezalı vergi tarhiyatı ile karşılaşmamaları için, değerleme işlemini önceden yaparak, devir sözleşmelerindeki devir bedelini buna göre düzenlemeleri ve vergilendirilmelerini sağlamaları gerekmektedir. Böylece, ileride belki devir kazancını da aşacak bir kayıp peşinen önlenmiş olacaktır.