Ümid ediyoruz ki, Ankara, ekonomide çekilen çok büyük sıkıntının tam bir idraki içindedir. Bir an önce radikal tedbirleri alır, tüm kesimleri rahatlatır. Sayın Maliye Bakanının da itiraf ettiği gibi, bu bütçe bir faiz ödeme bütçesidir. Hiçbir yatırım yapılmasına imkan yoktur. Memur maaşlarına ciddi bir zam yapılması da mümkün değildir. (Gerçi, işçi kesimi, bu durumdan en az etkilenen durumdadır. Hem aşırı istihdam vardır, hem de toplu sözleşmeler ile ciddi zamlar alınmıştır. Hele belediyelerde durum tam bir içler acısıdır. Tam anlamı ile politik davranılmış, % 300''leri aşan zamlar verilmiştir. Maalesef, Yüksek Hakem Kurulu da aynı baskılara boyun eğmiş, bu inanılmaz rakamlara evet demiştir. Şu anda, birçok belediye de müflis durumdadır. Bütçesi, ücretleri bile karşılayamaz haldedir. Mart ayındaki ilâve artışla, sıkıntının boyutları daha da taşınılmaz hale gelmiştir.) Bu tablo, geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte lokomotif görevini üstlenen, özel sektöre ve mahalli idarelere ağırlık verilmesini zaruri kılmaktadır. Bunun yolu da; gerçek anlamda bir mahalli idare reformu ile kaynak reformunu gerçekleştirmekten ve özel sektöre her türlü destek ve teşviki sağlamaktan geçmektedir. 1- Mahalli idare reformu ve kaynak reformu, özellikle büyük şehir belediyelerini rahatlatacak, Devlet bütçesine yük olmaktan çıkaracak, kendi kaynakları ile hizmet etme imkanını verecektir. Meselâ: a) Emlâk ve Çevre Vergisi birleştirilmeli, inisiyatif belediye meclislerine bırakılmalıdır. Bu vergilerin su tahsilatı ile beraber toplanması, tahsilat oranını yüzde yüzlere çıkaracak, ciddi bir gelir doğuracaktır. b) Rant (Gayrimenkul kıymet artış) vergisi mutlaka ihdas edilmelidir. c) Motorlu Taşıtlar Vergisi ile Taşıt Alım Vergisi mahalli yönetimler tarafından tahsil edilmelidir. Ayrıca, araç alımlarında, "Alt yapı yatırımlarına iştirak payı" konmalıdır. d) Hazine arazilerinin mahalli yönetimlerce değerlendirilmesi sağlanmalıdır. (Doğacak rantın bir bölümü devlete aktarılabilir). e) Belediye harçlarının tesbitinde inisiyatif Belediye Meclislerine bırakılmalıdır. f) "Kent Suçu" kavramı getirilmeli ve ağır cezalar ihdas edilmelidir. Bu arada, "gecekondu" yapanlar için ağır cezalar getirilmeli, ayrıca tüm Batı büyük şehirlerinde olduğu gibi (hiç olmazsa, başlangıçta 15 büyük şehirde) Belediye-Emniyet-Muhtar işbirliği ile "ikamet tezkeresi" ve "kimlik bildirme uygulaması" başlatılmalıdır. g) Aşırı istihdamı önlemek için, personel alımı, Merkezde (TUS benzeri) müşterek bir sınavla yapılmalıdır. Ayrıca, "sözleşmeli personel uygulaması" getirilmelidir. 2- Genel bütçenin düzelmesi ve ekonominin sağlıklı yapıya kavuşturulması için çok cesur davranılmalıdır: a) Mutlak özelleştirme yapılmalıdır. (Sayın Başbakanın son açıklaması, yeni düzenlemeler gereğini ifade etmesi, özelleştirmenin gecikeceği sinyalini vermesi açısından endişe vericidir.) Başta Devlet Bankaları olmak üzere, tüm kamu kurumları özelleştirilmelidir. KİT''ler, hiçbir bedel alınmadan (sadece kıdem tazminatı karşılığında) çalışan personele devredilmelidir. (Karabük örneği çok başarılı bir uygulamadır.) b) Devlet, adalet-emniyet-dışişleri ve savunma dışında tüm görevlerini (eğitim ve sağlık dahil) mahalli yönetimlere ve özel sektöre devretmelidir. Eğitim, sağlık, turizm ve ihracatı teşvik için her türlü teşvik ve özendirme getirilmelidir. Enflasyon muhasebesi, (Kurumlar Vergisi istisnası, hızlandırılmış amortisman, yatırım indirimi, özel yeniden değerleme uygulamaları, kur farkı istisnası, gibi). Bu tür teşvikler, bütçeye yük getirmez. İzafidir. Ama, gelecekte ciddi bir gelir tabanı doğurur. c) Vergi oranları inmelidir. Bugünkü oranlar ve aşırı enflasyon bir haksız rekabet ortamı doğurmakta, vergiye mukavemeti arttırmakta, dürüst mükelleflere "ya hırsız ol, ya da müflis" demektedir. KDV oranı çok yüksektir. Neticede, devamlı faturasız işlemler yapılmakta, ne KDV, ne de Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsil edilebilmektedir. d) En büyük "kara delik" olan, Sosyal Güvenlik Kurumları, tek çatı altında birleştirilmeli ve özel sigortalar konsorsiyumuna (tüm hastahaneler ile birlikte) devredilmelidir. e) Bankalar Kanununda tam anlamı ile yenileştirme sağlanmalı, bugünkü keyfi uygulamalara geçit verilmemelidir. Özel finans kurumlarına banka statüsü verilmeli, bu arada diğer bankaların da (arzu ederlerse) faizsiz bankacılık yapma imkanı sağlanmalıdır. (Böylece, ciddi bir yastık altı serveti ekonominin dinamiği içine alınabilir. Hem de eşitlik sağlanır.) f) Ankara''da toplanmış bulunan yetkiler, mahalline aktarılmalı, bu arada meslek odalarına ve esnaf birliklerine de en geniş yetki devri yapılmalıdır. (Ms. teşvikler, yatırımlar, ihracat işlemleri, meslek odalarınca çok daha titiz ve sağlıklı biçimde verilebilir ve kontrol edilebilir.) Daha birçok öneri sıralanabilir. Şüphesiz, sayın Bakanlar ve ekipleri, çok daha geniş bilgi birikimine ve proje detayına sahiptirler. En önemli faktör, hızlı davranmak ve cesur olmaktır.
Not: Sayın Maliye Bakanımıza; kendisine sunduğumuz öneri demeti ile ilgili olarak gösterdiği alaka ve telefon etme nezaketi için teşekkür ediyorum. Bugünler, ülkesini seven herkese görev düşen günlerdir.

