Kaydet
a- | +A

Hepimizin başı sağolsun. Tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. On bini aşkın kardeşimizi kaybettik. (Maalesef, her geçen gün, bu sayı artmaktadır.) Otuz bini geçen kardeşimiz de yaralandı. Bu arada, çok büyük bir kesim de evini, işyerini kaybetti. Hem manevi olarak, hem de ekonomik açıdan çok büyük bir darbe yedik.

Türkiye''nin nüfusu en yoğun bölgesi, tam bir harabe haline geldi. Velhasıl, hepimizin yüreği dağlandı.

Cenab-ı Hakk, bir daha böyle afetler yaşatmasın. Kaybettiklerimize "şehitlik" rütbesi lütfetsin. (İslâm âlimlerine göre, depremde ölen inançlı kişiler şehit sayılmaktadır.) Yaralılara acil şifalar versin.

Gün; birleşme, dayanışma, yardımlaşma, acıları paylaşma günüdür. Hele hele, devamlı tenkid üretmenin hiç gereği yoktur. (Sn. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız, idarecilerimiz, belediye başkanlarımız, Silâhlı Kuvvetlerimiz, gece gündüz çalışmaktadırlar. Ancak, bu tür geniş bir felâkette hangi gelişmiş ülke olsa sıkıntılar yaşar. Gecikmeler, aksamalar meydana gelir. Koordinasyon bozuklukları yaşanır. Nitekim, Kobe depreminde de aynı olaylar yaşanmadı mı? Hatta, New York''ta bir gece elektrikler söndü de, neler oldu?)

Çalışanların moralini bozmak, devamlı münafıklık etmek yanlıştır. Nedense, bazı tipler, hayat boyu bir şey üretmez, sadece tenkid etmeyi, özellikle seçimle gelenlere saldırmayı bilirler. Şimdi de, aynı tiplerin ekranlarda ve sütunlarda boy gösterdiğini; gösterilen bu büyük gayreti, hele hele Türk halkında doğurduğu muazzam dayanışmayı görmezlikten geldiklerine şahit olmaktayız. (Bu arada, Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Işıkara''ya yöneltilen saldırıları nefretle kınıyorum. Milyarda bir risk olsa bile, yaptığı doğrudur. Bir kişinin burnu kanayacağına, bir gece sokakta yatılsın. Kim ne kaybeder?)

Cenab-ı Hakk''ın izni ile ve milli dayanışma ruhu ile bu afetin yaralarını da saracağız. (Örnek teşkil eden davranışları için, Sn. Sakıp Sabancı''ya ve Sn. Rahmi Koç''a ve İhlas Grubu''na teşekkür ediyoruz. Yine, yardıma koşan, Yunanistan dahil tüm ülkelere müteşekkiriz. Yardımın miktarı önemli değildir. Jest önemlidir.)

İşin çözümü, (bazı demokrasiyi bir türlü hazmedememiş tiplerin söylediklerinin aksine) mahalli yönetimlerin öncülüğünde mümkün olacaktır:

1-Afetzedeler için geniş, sağlıklı koordine edilmiş, güven veren bir kampanya gerçekleştirilmelidir. İsraf önlenmeli, ihtiyaçlara öncelik verilmelidir. (Bu arada, Gelir ve Kurumlar Vergisi''ne % 1 puan ilave edilebilir. Maç, sinema, fuar vb. biletlere, piyango-Toto ve Loto''ya maktu ilaveler yapılabilir. Benzine fon konabilir. Özal döneminin "toplu konut fonu" uygulamaları canlandırılabilir.

2-Bütün şehirlerde, "Deprem Master Plânı", "Felaket senaryoları" yapımı mecbur kılınmalıdır.

(Biz, Boğaziçi Üniversitesi, İzmir İnşaat Müh. Odası, Jeoloji Müh. Bölümü, Birleşmiş Milletler Uzmanları ile birlikte, "Radius Projesi" adı ile, üç yıl önce bu çalışmayı başlattık. Prof. Mustafa Erdik başkanlığında ciddi merhaleler kazandık. Japonya''da eleman eğittik.)

(Ayrıca, Hollanda ile 30 milyon dolarlık, "Acil Kurtarma ve Yardım Projesini-ORET" başlattık. Çok sayıda elemanı yurt içinde ve dışında eğittik. Gerekli makina ve ekipmanın ithalatına başladık.) (Bu arada, Ankara''nın engellerini aşmak için göbeğimiz çatladı. Bir yılı aşan süremiz de israf oldu.)

(İzmir''de, tüm Ege Belediyeler Birliği''ne hizmet verecek "İtfaiyeci ve kurtarma elemanı eğitim okulu"nun temelini attık.)

(Yaklaşık, 150 milyon dolara yakın makina, ekipman, itfaiye aracı vb. satın aldık. Bol sayıda jeneratör, ambülans, kompresör, kurtarma ekipmanı, kaldıraç vb. aldık.)

(İtfaiye birimlerini tek merkezden çıkarıp, şehrin tüm bölümlerine dağıttık.)

(AKUT ekibi olarak, 100 genci işe aldık. Tam bir profesyonel olarak eğittik. Her türlü kurtarmayı öğrettik. Başlarına, bu konuda Türkiye''nin sayılı elemanlarından olan, Em. Alb. Fuat Barandır''ı getirdik.) (Ne yazık ki, bizden sonra, bunların işine son verildi.)

(Başta, TANSAŞ olmak üzere, tüm hipermarketleri, afet durumunda tüm ihtiyaçları, fazlası ile karşılayacak seviyeye getirdik.)

(Kriz masası kurduk. 24 saat çalışır duruma getirdik. Sık sık alarm tatbikatı yaptırdık.)

(Kent Bilgi sistemine geçişi hızlandırdık. Tüm bilgileri bilgisayar ortamına geçirmenin gayretine giriştik.)

(Bütün binaların sağlamlığının ölçülmesi çalışmalarını başlattık. Bu arada, "Kent Dokusunu Yenileme Projeleri" ile, sağlıksız bölgelerin izalesi çalışmalarını başlattık. "Toplu Konut Projeleri ile" 32 bin sağlıklı konut inşa ettik. Hep sağlam zeminleri ve tepeleri tercih ettik.

"İnşaat kontrollarında, İnşaat Müh. Odası ile yoğun işbirliği gerçekleştirdik.) (Ege Belediyeler Birliği olarak, müşterek çalışmalar yaptık. Zira, afet halinde, komşu şehrin yararı olabilir. Afet olan şehrin ekipleri ölebilir, yaralanabilir, evleri yıkılabilir, kendi dertlerine düşebilirler.)

(Afet halinde, halkın sığınacağı geniş alanları plânladık. Her ilçeye, "gençlik merkezi" adı altında, bir yeşil alan inşa ettik.) (İnciraltı, Bornova, Özal Rekreasyon Alanı, Güzelbahçe-Narlıdere-M. Kemal Sahil Bulvarı-Karşıyaka Sahil Bandı, Çiğli Rekreasyon Alanı, Ötüken Ormanı, Hasan Ağa Bahçesi, Gaziemir Gençlik Parkı, Yeşildere Şehitlik Alanı vb.) (Ne yazık ki, herşeyi tenkid eden, hiçbir yapıcı öneri getirmeyen, Şehir Plânlamacıları Odası Başkanı bile bunların farkında görünmemektedir.)

(Belediye Hastanesi''ni en mütekâmil hale getirdik. Gerek kamunun, gerekse özel sektörün tüm sağlık yatırımlarına en geniş desteği verdik.)

(Zemin etüdlerine önem verdik.) (Ancak, gerekli mevzuatın çıkarılıp, bunu mecburi hale getirmek şarttır. Aksi halde, İdare Mahkemesi, bunu hemen vatandaş lehine karara bağlamaktadır. İlk başkanlık dönemimde, bu hatalı kararı, geç uyguladım diye, ciddi bir tazminat ödemek zorunda kaldım.)

(Teknik ekibi takviye için, beş yıl uğraştım. Mevcut 2000 boş kadroyu iptal edin, teknik eleman, sağlık elemanı, zabıta vb. acil ihtiyaçlar için 200 kadro verin diye başvurmadığım kalmadı. Başaramadım. Zira, Ankara, kendisi kadro yağması yapar, belediyeleri de potansiyel suçlu olarak görür.)

(Biz bu ihtiyaçları, şirketlerimiz kanalı ile temine çalıştık. Ancak, imza yetkileri olmadığı için sıkıntı çektik.)

Tüm belediye başkanı kardeşlerimize, bu konularda gerekli bilgileri ve eğitimi, Ege Belediyeler Birliği kanalı ile verebiliriz.

3-Belediye, Vilayet, Askeri kesim, özel sektör işbirliği plânları çok detaylı olarak yapılmalıdır. Mevcut ekipman gücünün envanteri sağlıklı olmalıdır. Sık sık alarm tatbikatları gerçekleştirilmelidir. (Maalesef, bu tatbikatları yapan şehir yoktur.)

4-Tüm Hazine arazileri belediyelere devredilmelidir. Kesinlikle "İmar Affı" yapılmamalıdır. (Bugüne kadar, 11 af yapıldı. Tüm çürük binalar legâl hale geldi.) Gecekondu yapımını önleyecek, ağır müeyyideleri muhtevi, hızlı tatbikata imkân sağlayan, mevzuat getirilmelidir. "Yapı polisi" kurulmalı, Meslek Odalarına inisiyatif verilmelidir. "İkamet Tezkeresi" uygulaması mutlaka getirilmeli, şehirlerde disiplin sağlanmalıdır.

5-Helikopter filoları güçlendirilmelidir. Seyyar tuvalet yapımı gündeme gelmelidir. Paramedik ambülâns sayısı artırılmalıdır. Çadır dağıtımı, maalesef birtakım yüzsüz ve ahlâksız tipler yüzünden yarar sağlamamaktadır. Çadır kentler, aş ocağı uygulamaları, daha sağlıklıdır.

6-Türkiye''de, gerçek anlamda "Sivil Savunma Teşkilâtı" kurulmalıdır. Kimse alınmasın. Bugünkü sistem çok yetersizdir. Hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Evet. Bir büyük felâketi yaşadık. Kaybımız, üzüntümüz büyüktür. Cenab-ı Hakk hepimize sabır versin. İnanıyorum ki, o harika dayanışma özelliğimizle, kısa sürede yaraları saracağız. İnşallah, bu afetten, hepimiz hem manevi, hem teknik olarak gereken ibret dersini almış olalım. Vicdan muhasebesi yapalım. Dünyevi ve uhrevi sorumluluklarımızı bir daha hatırlayalım. Hatalarımızı tekrar etmeyelim.

Cenab-ı Hakk, Rahîm ve Rahman sıfatını üzerimizden eksik etmesin. Bu tür afetleri tekrar yaşatmasın.