Türkiye''deki politik gündemi hayretle, ibretle ve dehşetle izliyoruz. Rahmetli Özal''ın baskısı ile (yaklaşık) 16 yıldır politikanın içinde olmamıza rağmen, yorum yapmakta güçlük çekiyoruz. (Sade vatandaşlara da Cenab-ı Hak''tan sabır ve feraset diliyoruz.)
Kendi adımıza, aşağıdaki soruların cevaplarını arıyoruz. Halkımızın da bu konuları merak ettiğine, gerçekleri bilmeye hakkı olduğuna, inanıyoruz: 1- Seçim sonucunda, TBMM''ye 136 DSP milletvekili, 414 de sağ parti mensubu milletvekili girmiştir. Oran, % 20''ye karşı, % 80''dir. (Milletvekili sayısı olarak, biraz daha farklı bir oran vardır.) Peki, ama bu açık farka rağmen, ille de sayın Ecevit''in hükümeti kurma önceliği nereden gelmektedir? Niçin, Başbakan, ille de DSP''den olacaktır?
Devlet Bahçeli''nin Başbakan olmasına engel mi vardır? Daha genç ve dinamik olması bir avantaj değil midir? Başbakanı belirleme hakkı ve yetkisi, (aynı zamanda TBMM Başkanını ve zamanı gelince Cumhurbaşkanını) sağ partilerin hakkı değil midir? Bu seçimlerde etkili ve yetkili olan milletvekilleri midir, yoksa belirli güç odakları ve medya mı?
2- Sayın Ecevit, "MHP''yi içine sindiremiyor", buna mukabil "bu parti ile koalisyonu denemeye değer buluyor" demekle neyi kasdetmektedir? Bu bir küçümseme değil midir? Aynı zamanda, çok kısa ömürlü bir hükümet anlamını da taşımamakta mıdır?
3- MHP''yi küçümsemeye kimin ne hakkı vardır? Türk halkının, seçmenin iradesi hafife mi alınmaktadır? Değişip, değişmeme sözleri ne anlama gelmektedir? (DSP ve sayın Ecevit değişmiş midir? TBMM''de gösterdiği aşırı tepki, 12 Eylül öncesi fikirlerinin devam ettiğini açıkça göstermemekte midir?)
4- Muhtemel protokolün medyaya sızması tesadüfi midir? Yoksa, bir baskı senaryosu mudur? Hükümete girmek, MHP''nin en tabii hakkı değil de, bir lütuf mudur? DSP ile koalisyona razı olmazsa, ille de muhalefette kalmaya mecbur mu olacaklardır? Bazılarının ısıtıp ısıtıp, ortaya umacı gibi koydukları "MC, Milliyetçi Cephe" baskısı, daha ne kadar sürecektir?
5- MHP niçin bu kadar çekingen davranmaktadır? Kendilerine, "Size de Fazilet Partisi''ne uygulanan metotlar tatbik edilir" tarzında baskılar mı yapılmaktadır? MHP gibi bir parti, bunlara pabuç mu bırakır?
6- ANAP, niçin bu kadar DSP bağımlısı haline gelmiştir? Genel Başkanlar kavgası ne zaman bitecek, Türkiye''nin politik istikrarı için zaruri olan Anayol formülü beyinlere ve vicdanlara hakim olacaktır? Bu arada, terör de tırmanmakta, her gün şehitler verilmektedir. (Hani, Öcalan yakalanınca terör bitecekti? Daha, yargılama bile başlamamıştır. Kaldı ki, DSP idama karşı olduğunu, bu arada bir de "pişmanlık yasası" istediğini ifade etmektedir.) Dış politikadaki durum ise, tam bir başarısızlık örneğidir. (S-300''ler Girit''e yerleştirilmiştir. Hiç ses çıkarılmamıştır. Bu arada, Kuzey Irak''ta Bağımsız Kürt Devleti de kurulmaktadır.) Bu örneklere rağmen, ille de DSP diye ısrar etmenin anlamı nedir?
7- Türk halkı, gerçekten DSP''ye tam destek vermiş midir? O halde, kaç belediye kazanmışlardır? ANAP-DYP-FP-CHP''nin arkasından nal toplamaktadırlar. (Medyanın estirdiği rüzgar; Öcalan''ın paketlenip hediye edilmesi; belirli başarıyı sağlamıştır. Ancak, mahalli yönetimlerde dışlanmışlardır.)
8- Niçin, devamlı olarak, milli ve manevi değerlere sahip partilerin taviz vermesi istenmekte, sayın Ecevit ailesinin bir basit özrü bile dilememesi normal karşılanmaktadır. (MHP ile ilgili sözler tesadüfi midir? Yoksa, Rıdvan Budak Başkanlığında bir ekibin CHP''ye geçeceği söylentilerine karşı yürütülen bir taktik midir? Bu arada, "Türkiye''nin içinde bulunduğu özel şartlar" sözünün anlamı nedir? Bir baskıyı, tehdidi mi ifade etmektedir?)
Ben, ülkesini seven, "Konuşan Türkiye" sevdalısı, gerçek demokrasiyi gönülden isteyen bir vatandaşım. Sorularımın cevaplarını öğrenmek de en tabii hakkımdır.

