Hükümet, bazı kararları açıkladı. Dileriz ki, bu kararlar, ekonomiye canlılık getirsin, ihracatı artırsın. (Elbette, bu tabloyu doğuranların, ekonominin müsait olmadığı bir ortamda vergi mevzuatını değiştirenlerin, özellikle -iyice anlatılmadan- mali milat vb uygulamaları getirenlerin sorumluluğu unutulmayacaktır.)
TBMM''nin tatil yapmaması da takdire şayan bir davranıştır. Ümid ediyoruz ki, sivil otorite olarak Anayasa ve ilgili mevzuatta da gerekli değişiklikleri başarırlar. Bir tabular manzumesi olan Anayasa ve bağlı mevzuat liberal ve demokratik hale gelir. Her işi düzenler olmaktan çıkar. Özellikle, aşırı merkeziyetçilerin, her türlü hayırlı hareketi engelleyenlerin, bilhassa özelleştirmeyi önleyenlerin, en büyük malzemesi olma devri sona erer.
En önemlisi, gerçek demokrasiye, Batı tipi bir demokrasiye geçebilmek; her türlü baskılardan, hukuk ve insanlık dışı uygulamalardan arındırılmış bir ortamda, tam anlamı ile fikir-ifade-vicdan-teşebbüs hürriyetlerine sahip olabilmektir.
Bu geçişte, mahalli idare reformu ve özelleştirme, en önemli adımları teşkil etmektedir. Şeffaf bir ekonomi, her türlü şaibeden arındırılmış bir yönetim sistemi; halkın gerçekten tek etkili ve yetkili olduğu bir düzen; bu reformların gerçekleşmesi ile mümkün olacaktır.
Son günlerde, öncelikli reformlar sıralamasında, "mahalli idare reformu"nu görmeyince endişeye düştük. Acaba, hükümetimiz, programının ön sıralarına almasına rağmen, bu reformdan vaz mı geçti diyerek üzüldük.
Şüphesiz, reform adı altında, mevcut eski tasarı çıkarılacaksa, hiçbir değişikliğin yapılmaması, çok daha tercihe şayandır. Zira, mevcut tasarı, belediyeler ve başkanları, tamamen dekor, kostüm haline getirmektedir. Ankara''daki bazı yetkiler ile başkanların tüm inisiyatifi tayinle gelen yöneticilere aktarılmaktadır. Özel idare güçlenmekte, belediyeler yok edilmektedir.
Arzulanan, (tüm belediye başkanlarının, partisi ne olursa olsun, ittifakla hazırladığı; geçmiş beş yılda tüm genel başkanlara, hükümet üyelerine, milletvekillerine sunulan) Mahalli İdare Reformu ve Kaynak Reformu paketinin esas alınmasıdır.
Böylece, Türkiye''ye gerçek anlamda demokrasi gelecektir. Ekonominin iki lokomotifi olan, özel sektör ve belediyeler sıçrama yapacak, ülkeye de çağ atlatacaktır.
Kaynak Reformu, (gerçekten müflis durumda olan) Merkezi Yönetim Bütçesini de rahatlatacaktır. Zira, belediyeler kendi kaynaklarını bulmak, geliştirmek ve Ankara''ya muhtaç olmaktan kurtulmak şansını bulacaklardır.
Yeter ki, sayın Başbakanımız, İçişleri Bakanımız ve Maliye Bakanımız başta olmak üzere, konuya değer versinler. Başta, "Ege Belediyeler Birliği" olmak üzere, bilgi talep etsinler. Çalışmaları istesinler. İlgili komisyonlara ve çalışmalara davet etsinler.
Görülecektir ki, olayları ve sıkıntıları devamlı yaşayanların hazırladıkları metinler, (bürokratik zihniyetle hazırlanan ve yetki devri kıskançlığının etkilerini taşıyan) mevcut tasarıdan çok daha mükemmeldir.
En önemlisi, bu konuda ciddi bir niyet varsa, konuların Anayasa değişikliği gerçekleşmeden tetkikinin ve bu hususta da Anayasada düzenlemelerin düşünülmesinin, zaruri olduğu hususu gözden kaçırılmamalıdır.

