Mübarek Ramazan da geldi, geçti. Bir gün sonra, (inşaallah) Bayramı idrak edeceğiz.
Cenab-ı Hak, tüm İslâm Alemi ve Dünya için; huzurla, sağlıkla, sevgiyle ve dayanışmayla dolu bir Bayram lütfetsin.
Dilerim ki; Çeçenistan''da, Kosova''da, Bosna''da, Kerkük''te, Keşmir''de, Filistin''de, Afganistan''da, velhasıl tüm sıkıntı ve zulüm ortamında yaşayan kardeşlerimiz de, en kısa sürede, gerçek anlamda bayramlara kavuşsunlar. Bu zulüm, bu insanlık dışı katliamlar, bu tüm Dünyanın (Türkiye ve tüm İslâm ülkeleri dahil) sessiz kaldığı vahşetler, sona ersin.
Ramazan ayı, her açıdan bereketli bir dönem oldu. Yardımlaşmalar, dayanışmalar, sevgi ve saygı bağları güçlendi. Daha hassas, daha cömert, daha yardımsever olduk. Fakirlere, muhtaçlara ilgimiz arttı. Deprem bölgesine gönderilen destekler çoğaldı. (Ankara yönetiminin menfi tutumuna, engelleyici uygulamalarına rağmen).
Manevi potansiyel güçlendi. (Kim ne derse desin, Türk halkının inanç seviyesi güçlüdür. Bazılarımız, dini görevleri yerine getirmekte ihmâlkar davransa bile, samimi imana sahiptir. En azından inanana saygı duyar. Bizim alkoliğimiz bile, Ramazan''da içmez. Meyhanecimiz, bu dönemde satış yapmaz.)
Hele, Mübarek Kadir Gecesi. Ne güzel, ne bereketli bir gecedir.
Tüm camiler doldu taştı. Hele gençler. Gözümüzün bebeği yavrularımız. Pırıl pırıl evlâtlarımız. Omuz omuza namaz kılarken, gurur duyduğumuz, ayrı bir zevk yudumladığımız değerlerimiz. Türkiye''nin geleceğinin sahipleri.
Kim ne derse desin, kim ne kadar karamsarlık aşılamaya çalışırsa çalışsın, ben gelecek için çok ümitliyim. 21. asra damgamızı vuracağımıza eminim. Türkiye''deki, bu genç, bu kaliteli, bu inançlı potansiyelin, her konuda başarılı olacağına (ve bugün için mevcut yaşlı kuşak engelini aşacağına) gönülden inanıyorum.
Keşke, kendisini yeri doldurulmaz zannedenler; gençleri gereksiz yere tenkit edenler de, bu gerçeği idrak edebilseler.
Ve yine gönül ister ki, bu güzel günlerin verdiği bereketin etkisi ile çok daha güzel bir kardeşlik ortamı oluşsun. Herkes, birbirine daha anlayışlı ve saygılı davransın. Tam bir fikir, vicdan, ifade ve teşebbüs hürriyeti ortamı oluşsun. Batı tipi demokrasinin ve lâikliğin kuralları hakim olsun. Çifte standartlar sona ersin. Yargısız infazlar yapılmasın. Yargının politize edilmesi gayretleri bitsin. Gerçek anlamda hoşgörü ortamına geçilsin. Medya, tam anlamı ile habercilik yapsın ve ülkeyi yönetme hevesinden, beyin yıkama gayretlerinden vazgeçsin. Türkiye çıkarlarını ön plânda tutsun.
Kendi adıma, (belediye başkanlığının verdiği aşırı yükten kurtulmanın avantajı ile) Ramazanı lâyıkıyle geçirmeye çalıştım. Geceleri, ibadetle ve biriken kitapları okuyarak değerlendirdim. Gecenin sessizliğinin ve özelikle bu lâhuti hava içinde okunan "Sabah ezanının" zevkini bol bol yudumladım.
Başta depremzede kardeşlerim olmak üzere, herkese bol bol dua ettim.
Bu arada, Emir Sultan''da, Ulu Cami''de, Eyüp Sultan''da, ibadet etme ve Hırka-i şerif''i ziyaret etme imkânı buldum. (Eyüp Sultan Hazretleri''nin manevi Kanatları altında, cuma namazını, türbenin içinde kılmanın zevkini tarif etmek mümkün değildir. Sevgili kardeşim, içinin güzelliği yüzüne aksetmiş, Eyüp Belediye Başkanı ile birlikte bu zevki tattık. Ve kardeşime, bu güzel mekâna hizmet şansına sahip olduğu ve bunu idrak ettiği için gıpta ettim.)
Herkesin Bayramını kutluyorum. Cenab-ı Hak yapılan ibadetleri, hayırları kabul etsin ve devamlı kılsın. Her günümüz bayram olsun.

