Kaydet
|

Türkiye, muhtemel Marmara depremine, olabilecek en kısa sürede hazırlanmak durumunda malum. Bunun için devletin başlattığı ve herkesin faydalanmak için büyük bir gayret sarf ettiği 'Yarısı Bizden' kampanyasında aslında büyük bir fırsat var. Devletin 875 bin lira hibe, 875 bin lira da uzun vadeli krediye ek olarak taşınma ve kira yardımı gibi destekleri kullanmak için müteahhitlerle anlaşan binlerce ev sahibi, şehri şantiye alanına çevirdi. Dün geçtiğiniz sokağı yarın yerinde göremeyebilirsiniz. O kadar büyük bir hızla devam ediyor dönüşüm. Hatta bazı belediyeler bu işi yarışa bile çevirmiş durumda. "En çok biz dönüşüyoruz" iddialı afişler her yerde. Bu büyük ilginin riskli binaları dönüştürme başarısı için bu yıl sonuna kadar uygulanacağı belirtilen 'Yarısı Bizden' kampanya süresi 1 yıl daha uzatıldı.

Fakat fark ediyor musunuz? Dönüşüyor dönüşmesine de, her şey tıpatıp aynı. Binalar tek tek yenileniyor. Otoparkı yoksa yine yok. Biçimsiz dışarı sarkan balkonu varsa eskiden, yine aynısı var. Yani otoparkı olmayana zeminde bir kat inerek otopark yapma zorlaması yok. Aslına bakarsanız; mesela 4 katlı bir apartmandaki ev sahipleri için otopark yaptırmak yüksek maliyetli olabilir ama burada devletin verdiği paranın etkisiyle şantiyeye dönüşen ilçelerin belediyeleri "en çok bizde" övünmesi yapacağına, o binalarda proje yönlendirmesi yapsa... Tek tek dönüşüm yerine mesela 2 sokaktakı konutların birlikte dönüşerek yeşil alanı, otoparkı daha şehre uygun olan siteler, bloklar hâline getirse dönüşürken, şehirleşmeyi de tamamlamış olmaz mıyız?

Eski ev yıkılıyor, yerine projesi bile aynı olan yeni evler geliyor. İmkânları gelişmeden. İstanbul'un trafiğine katkı yapmadan. Belediyeler de devlet de sağlamlaşmayı öncelik olarak alıyor ama şehre katkı yapılmasını sağlamak mümkün. Hatta belediyeler her blokun altını otopark yapmayı sağlayacak maddi imkânı da sağlayabilir konserlere falan harcayacakları parayla. Çünkü İstanbul artık durma noktasında. Trafik sıkışıklığı derecesi 9'a çıkıyor bir damla yağış düştüğünde. Bunun önemli bir sebebi de yollara gelişigüzel park etmiş, 2 şeritli yolu tek şeride düşürmüş araçlar. Bunun bir sonrası tamamen durma hâli zaten. Flaşörlerini yakan, istediği yerde durmayı kendisine hak görüyor. Her yerde kuralsızlık kural olmuş hâlde.

Daha dün tarla olan binlerce alanda binlerce kişinin yaşadığı konutlar yapıldı. Her yeni daire, ortalama bir araçla birlikte yükseliyor. Bazı ailelerde 3 tane araç var. Artık İstanbul taşımıyor. İş yeri ile evi arasındaki mesafe arttıkça yolda geçirdiği süre artan insanlar psikolojik olarak da çöküyor. Günde 4 saatini yolda geçiren bir insan, sadece çalışmak ve trafikte vakit öldürmek için yaşar hâle geliyor. Daha kaliteli bir hayat için vakti yok çünkü.

Bu dönüşüm bir fırsattı ama neredeyse kaçmak üzere. Binaları yenilerken, şehre katkı sağlayacak adımları atmak, attırmak, o krediyi verenin de o ilçeyi yönetenin de görevi olmalı.

Canan Eraslan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.