Kaydet
|

Enflasyonla savaşta tüketiciler ve sabit gelirlilerin yükü her geçen gün artıyor. Bir tarafta üreticiden raflara gelinceye kadar katlanan fiyatlar, diğer taraftan enflasyonun altında kalan ücretler, aileleri 'günü borçla kurtarma' noktasına getirdi. Bazıları birden fazla kredi kartıyla borcu çevirme yoluna giderken, bazıları yükselen kredi kartı borçlarını kapatmak için krediye sarılıyor, ardından ödemeler birikince yeniden bir ödeme krizine giriyor. Her hane kendi içinde savaş veriyor. Savaş demişken, savaşın petrol fiyatı ve lojistik maliyetler sebebiyle getirdiği yük de eklenince her şey daha zor hâle geldi...

Geçtiğimiz günlerde rakamlar açıklandı. 3,5 trilyon lira tüketici kredisi, 3,5 trilyon lirası da bireysel kredi kartları olmak üzere bireyler 7 trilyon lira borçlu. Son döneme kadar borçların çevrilmesinde sıkıntı çok büyük noktada değildi. Takibe düşen borçların tutarı yüzde 3'e yakın seyrediyordu ama şu anda takibe düşen ihtiyaç kredilerinin oranı yüzde 6,75'e kadar yükselmiş. Bu, 2014'ten bu yana görülen en yüksek tutar. Bireysel kredi kartlarının da yüzde 5,7'si takibe düşmüş durumda.

Bankalar bir şekilde alır da, artan borçluluk ailelerde dengeleri bozuyor. Aile yapılarını derinden sarsıyor. Pek çok aile parçalanıyor.

Ödenemeyen krediler nedeniyle tasarruflarımız değer kaybediyor, ekonomik kaynaklarımız eriyor, insanlarımız icra dairelerinde çırpınıyor, mallar oralarda çöpe dönüyor. Bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devrederek varlıklarını devam ettiriyor ama tüketicilerin borcunu ya da alacağını devredeceği kimse yok. Peki ne olacak hâlimiz?

Bu soruyu, tüketicinin daima yanında olan, sıkıntılarına çözüm yolu gösteren kurumsal yapılardan olan TÜKONFED'e yönelttim. Derneğin Bankacılık Komisyonu Başkanı Avukat Hüseyin Ölmez'in tavsiyeleri net: Şirketleri kurtaran devletin, devleti oluşturan bireylerin de yanında olması gerektiğini söylüyor. Hüseyin Bey'in, her kelimesine katıldığım tavsiyeleri şöyle:

* Bankalar ile varlık yönetim şirketlerindeki sorunlu tüketici alacakları ve borçlu sayıları birlikte kamuoyuna açıklansın.

* Varlık yönetim şirketleri etkin denetlensin ve tahsilat süreçlerinde şeffaflık, ölçülülük ve tüketici hakları güvence altına alınsın. ('Burada bankalar alacağını tahsil edecek diye tüketici inim inim inletilmesin' demek istiyor Hüseyin Bey.)

* Borçlar adil şekilde yapılandırılsın. Bence en önemli nokta burada: Ödeme gücünü kaybeden vatandaşa gelir durumuna uygun ve sürdürülebilir ödeme imkânları sağlansın.

* Aileler korunsun. Borç ve icra işlemlerinin aileler üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri araştırılsın, koruyucu tedbirler alınsın.

* Millî tasarruflar korunsun. Borç-faiz-icra döngüsünün sebep olduğu ekonomik kayıplar azaltılsın; finansman üretime, istihdama ve toplumsal refaha yönlendirilsin.

Canan Eraslan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.