Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İran ana yemektir!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

2000-2008 arası George Bush’un yardımcısı olan Dick Cheney şöyle demişti: “Afganistan ve Irak bizim için atıştırmalık. İran ana yemek.”

ABD yönetimi, mevcut yönetimi devirmek istiyor. Molla rejimini yıkmak ve kendisiyle uyumlu bir yönetimle çalışmak niyetinde...

İran kadim bir devlet. Yıkmak öyle kolay değil. Kaldı ki Irak’ta bile ABD zorlandı. Bugün Irak’ta İran etkisi güçlüdür. İran, Şii dünyasını temsil eden güçlü bir ülke. Trump ilk döneminde Kasım Süleymani’yi öldürttü. Geçen sene İsrail saldırdı İran’a. Aslında ABD bir savaş istemiyordu. Hatta barış istediğini ve herkesi barıştıracağını söylemişti. Gazze’de kısmen bunu sağladı. Rusya-Ukrayna için denedi ama başaramadı. Orada Putin faktörünü aşamadı.

Trump Rusya’yı ikna edemeyince önce Venezuela liderini kaçırdı. Diğer yandan Rusya ve Çin’in yoğun iş yaptığı Grönland’ı hedef aldı. Şimdi de İran’ı her gün tehdit ediyor. Ancak İran kolay lokma değil... Hakan Fidan dün İran hakkında şöyle dedi:

“İran’ın büyük bir nüfusu var, dinamik bir halkı var. Hayat arzusu, hayata katılma arzusu son derece yüksek bir halk var, sofistike... Bunları belli konulardan mahrum ettiğiniz zaman ortaya bu türden sıkıntılar çıkıyor. Burada şu karıştırılıyor, insanların karşılaştıkları ekonomik ve diğer güçlüklerle ilgili sıkıntıların, rejime karşı ideolojik başkaldırı gibi görünmesi, aslında bu artık gri bir alan olmuş oluyor. Burada yakından baktığınız zaman, dışarıdaki bazı İran düşmanı olan ülkelerin iştahını kabartacak bir durum yok, rejime düşmanlık açısından ama var olan politikaların ortaya koyduğu bu ekonomik zorluklar, bunun bir türlü izale edilememesi bir sıkıntı doğuruyor. Biz burada bir müdahale olmasını istemiyoruz ama (ABD Başkanı Donald) Trump politikalarına baktığınız zaman, karadan güç kullanmayı şu ana kadar çok fazla tercih ettiğini de görmedik."

İran’a ABD müdahalesi çok olumsuz sonuçlar doğurur. Üçüncü Dünya Savaşı bile çıkabilir!

Öte yandan İran da ekonomisini düzeltmeli. Sorunlarını çözmeli. Ülkede ciddi ekonomik sıkıntı var... Aktarılan verilere göre; 1 ABD doları 1 milyon 137 bin 500 İran Riyali seviyesine karşılık geldi. İran Riyali'nin aşırı değer kaybı nedeniyle, Google borsa/kredi grafiğinde verinin net şekilde gösterilemeyip "yuvarlandığı" ve bu nedenle "0,00" olarak göründüğü belirtiliyor.

İran Riyali'ndeki sert düşüş, diğer para birimleri karşısında da farkı büyüttü. Buna göre 1 Türk lirasının 26 bin 352 İran Riyali'ne denk geldiği ifade edildi. (Milliyet)

İran dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerinden birine sahip. Buna rağmen enerji gelirleri, toplumsal refaha dönüşmekte zorlanıyor. Resmî veriler, ülkenin son beş yılda petrol ve enerji ihracatından yaklaşık 193 milyar dolar kazandığını gösteriyor. Ancak aynı dönemde İran ekonomisinin toplam büyüklüğü ciddi biçimde küçüldü.

Gayrisafi yurt içi hasıla, 2010’da yaklaşık 600 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 itibarıyla 356 milyar dolar civarına geriledi. Bu çelişki, sorunun kaynak eksikliğinden ziyade kaynak kullanımına işaret ettiğini gösteriyor.

Yeni mali yıl için hazırlanan bütçe taslağı da bu tabloyu destekliyor. Petrol gelirlerinin sınırlı bir bölümü sivil harcamalara ayrılırken, askerî ve güvenlik kurumlarının bütçedeki payı yüzde 16’yı aşıyor. (Medyascope)

Tamam, ağır ABD ambargosu var. Tamam, İran baskı altında; ama yıllardır İran'da ekonomi kötü. Dünyayla biraz uyumlu gitmek gerekir. Çin modeli denenebilir. Ülkeyi yabancı sermayeye açmak ülkeyi satmak değildir. Yoksa şikâyetle iş çözülmüyor.

Modern çağda artık kimse kötü şartlarda yaşamak istemiyor. İran ne yapıp edip tedbirleri almalı...

Cem Küçük'ün önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR