Kaydet
a- | +A

Çok değil bundan iki hafta önce tüm gazeteler ekonomideki çöküşü manşetlerine taşıyor, sütunlarında alabildiğince karamsar tablolar çiziyorlardı.

Hemen ardından daha mürekkepleri kurumadan tam aksi bir "imaj değişikliği" ile ülke ekonomisinin yüzünü kalemleriyle örtüp sırtını okşuyor ve hükümetin ekonomik programını "istikrar vaat eden umut dolu bir program" olarak ballandıra ballandıra sunuyorlar.

Oysa Türkiye''nin devasa problemlerinin neler olduğu ayan beyan ortada. Her ne kadar aylarca ekonomik sorunlar yokmuş gibi davranıldıysa da sonunda sayfa sayfa itiraflarla ülkenin getirildiği konum teyit edildi hem de bizzat mimarları ve bugün yine çifte kalem kullananlar tarafından....

ÖNCE VERGİ YASASI DÜZELTİLMELİ Türkiye artık ümitlerin, umutların, dileklerin ötesine hızlı bir icraatla götürülmesi gereken zamanı kaybetmek üzere.

Vergi reformu adı altındaki yasa ile oluşturulan ekonomik kilitlenme ile meydana gelen yaraların kanı durmuyor. Bu istikrar programının en önemli ve baş maddesi olarak böyle bir ekonomik yaranın kangrene dönüşmesi ivedilikle önlenmeli ve işe ülke önündeki büyük engel kaldırılarak başlanmalı. Oysa ekonomik vaat programına bakınca ancak şunları söyleyebiliyoruz. Çözümleyici ana unsurdan yoksun olan bu programda sunulan maddeler ancak bazen sorunun detaylarını bazen de ufak figürlerini oluşturuyor hepsi bu...

Ekonomik tedbir ve kalkınma adı altında, gerçekte şişirilmiş görüntüdeki planlara imza atanlar da çok iyi biliyorlar ki 50 yıldır Türkiye''deki ekonomik dalgalanmada değişen birşey yok. Bu günde aynı icraatların bir başka dalga boyutundayız.

SENDİKASYONLAR-IMF''NİN HAVA KOMPRESÖRÜ Her hükümet için ilkbahar ekonomide "Tatlı Bahar"dır. Çünkü yurtdışından sendikasyon kredileri adı altında alınan borç paralarla tüm gidişata kısa süreli bir ivme verilir, doping yapılır. Bunun gerçek anlamı ise şudur; devlet, yıllık dolar götürüsüne eklenen artı yüzde 30 enflasyon üstü bir faizle borçlanarak iç ve dış borcunu sarmala dönüştürür. Borçla yapılan kısa süreli bu iyileştirmenin ardından da her zaman olduğu gibi iç ve dış borçlar patlar, enflasyon artar yani ekonomik dalganın aşağı düşüşü yaşanır.

Ancak bu kez durum biraz farklı çünkü hükümet enflasyonlarıyla ekonomik çalkantılara yetişemeyen Türkiye''de iç ve dış borç zaten sarmalını iyice artırmış durumda yani kısa süreli bir iyileştirme için sendikasyon kredileri bile yeterli olamayacak.

Elli yıldan beri ekonomimizin patlayan yamalı kabak lastiğine her ilkbaharda yurtdışından sendikasyon kredileri ile verilen havalar yetmediğinden şimdi IMF''nin dev hava kompresörüne ihtiyaç duyuluyor.

BU KEZ LASTİK FENA PATLAR Yabancılar için vergisiz yatırımda cazibe merkezi haline getirilen Türkiye''nin bazı büyükleri şimdi yurtdışından herkesi buraya yatırıma çağırıyor. Diğer bazı büyükler ise yurtdışında, yüklü sendikasyon kredilerinin peşindeler. Baharın tatlılığından ve bu çabalardan olsa gerek kredi ve yatırım konusunda sıraya girmeye başlanıldı bile.

Ancak akabinde gelecek tehlikeler sakın göz ardı edilmemeli. Bu sendikasyon kredileri ve IMF''nin dev hava kompresörünün tazyikli pompalamaları ile 8-10 aylık bir sürede sürekli şişirilen Türkiye''nin ekonomi lastiğinin patlaması bu defa çok gürültülü olur, tamiri de çok daha zor...