Yeni bir hükümet, yeni bir başlangıç... Şimdilerde dillerde pelesenk olan gündemin en çarpıcı aldatmacası işte bu. Daha ötesine gitmeye gerek duymadan, ülke yönetimini birbirinden devralan son beş hükümete bir bakmanız yeterli. Sosyal ve ekonomik krizlerin çığ gibi yuvarlatılarak büyütüldüğü bir yönetimler zinciri.
Tarımdan-Sanayiye, Bankacılıktan-Özelleştirmeye, Tekstilden-Turizme her alanda daralan, kaybettiği kotalarla dış kapıları ard arda kapatan kredi-faiz-vergi üçgeniyle yerli müteşebbisi tüketen bir zincir. Böyle bir zincirin yeni halkası için "Yeni Hükümet-Yeni umut" ifadesinin ne kadar yanlış olduğunu vurgulamaya ne yazık ki iki cümle yeterli olabiliyor.
HÜKÜMETLER ÜSTÜ YÖNETİME GEÇİŞ Yaklaşık iki senedir bilinçli bir şekilde kamuoyunda belirli periyotlarda gündeme getirilip nabız ölçülen "Yarıbaşkanlık Sistemi" bu başarılı (!) yönetimler zinciri ile koltuğuna daha erken oturacağa benziyor. Bu, sekizer aylık hükümetlere devamın işaretidir. İyileştirilmeyen yaralar açan yöneticilerin hiçbirinin birbirinden farklı olmaması sonucunda sistem tartışmasını icraat safhasına getirecektir. Ülkede artık istikrar olmalı diyenler, sistem değişikliği için istikrarsızlığın asıl çığırtkanlığını yapanlardır. Çok değil bir sene sonra ülkenin değişmez olgusu çerçevesinde, eh artık sırası da gelmiş olacağından, vetolar ard arda sunulur, halk referanduma ısıtılır ve mutlu sona ulaşılır. "Hoşgeldin Başkanlık Sistemi ve Yarıbaşkan..."
DEĞİŞİMİN ŞARTI GEÇİCİ DÜZELME Hükümetin kuruluşunu dosyası elinde kapıda bekleyen IMF''nin Türkiye''ye sıcak ilgi göstereceğine dair işaretleri, seçim sonrası malum koalisyonun sinyalleriyle birlikte, sonucu biliyormuşçasına, erken gelmişti... Bu olumlu havanın en büyük destekleyicisi de ABD Büyükelçisi Mark Parris idi.
Parris, yabancı yatırımların Türkiye''nin alt yapı gelişimini ve üretim gücünü kalkındıracağını söylerken özellikle sürekli ve güçlü bir ekonomik büyüme için yabancı yatırımcının kesinlikle şart olduğunu vurguluyor. ABD Büyükelçisi yabancı yatırımcının yanı sıra IMF''yi ve gelebilecek diğer dış yardımları da desteklercesine, Türkiye''nin finans gücünün büyük bir ekonomik kalkınma için yetmeyeceğini, dış kaynaklı bir paranın gerekli olduğunu belirtiyor. Teşhislerinde yüzde yüz doğruluğu ortaya koyan Mark Parris, yabancı yatırımcı avantajını iyi kullanması gereken yöneticilerimize dünya ticaretini öğretircesine dikkatli olun mesajlarını da beraberinde veriyor.
Bütün bu gelişmelerin sonucunda göreceksiniz ki Haziran ayının sonlarına doğru ülke ekonomisinde büyük bir açılma, canlanma ve yeniden yeşerme söz konusu olacak. Yabancı yatırımcılar yatırım merkezi diye niteledikleri Türkiye''de alt yapı çalışmalarını, bitirilen yerli müteşebbislerden boşalan alanlar başta olmak üzere iyice perçinleyecekler.
Ekonomik ivme ile büyük bir yükseliş trendine geçirilecek olan Türkiye''de final ve düşüş trendi gelecek senenin ortalarına doğru gerçekleşebilir. Bu dönem, bir başka açıdan son derece önemli. Yükselişin ardından düşüşü yaşayacak olan Türkiye''de, ekonomiyi hükümetler üstü düzenleyici bir yapıya şiddetle duyulacak olan gereksinme, yeni bir trendin de başlangıcı olacak, YARI BAŞKANLIK SİSTEMİNİN...

