Dünya 2000''in eşiğinde internetle uzaya bağlanırken bizler hâlâ hükümeti nasıl kuracağımızı (!) düşünüyoruz. El oğlu dünya ticaretini eline alıp uydu merkezler konuşlandırırken bizler kendi ticaretimizi sürekli baltalayıp dışa açılmasını engelliyoruz. Onlar Avrupa Birliği''nden Dünya Birliği''ne geçişin liderliğini ve geleceğin yöneticiliğini üstlenirken bizler içimizdeki birliği bozmak istercesine gayret gösterip dünya geleceğinin sonuncu sıralarına rezervasyon yaptırıyoruz...
FAİZ-VERGİ OYUNUNDA YENİ DÖNEM İstikrarsızlığın temel attığı Türkiye''de 8''er aylık hükümetler formülü başarıyla uygulandı bugüne değin. Hükümet kargaşa ve karmaşası ile geçirilen son yıllar 99 seçimlerine dayandırıldı ve nihayet oldu bitti. Sonuçta değişen ne oldu? Hiçbir şey... Meclisteki sandalyeler yine darmadağın. Yani istikrarsızlığa devam... Ülkenin en önemli sorunu ekonomiye gelince. Bu tabloya paralel idare edilen (!) ekonomimizde önü tıkanıp işi bitirilenlerle nemalananlar aynı terazide. Ülkede ticaretin ve paranın tekelcileri için bulunmaz bir nimet olan yüksek faiz kaynağı son hükümetlerin en çok üzerinde durup icraata döktükleri uygulama oldu. Bu yüksek faizleri karşılamak için yerini haketmeyen ve yeni projeler üretmekten aciz yöneticiler halkın cebine göz dikmekle kalmayıp yeni vergi yasasıyla üstelik el attılar. Şimdi ise ekonomik baskı altındaki halkın infiale gelmemesi için katmerli nemacıların bir müddet dinlenmesi anlamına gelen, piyasaların soluk alacağı ve faizlerin düşük tutulacağı bir geçiş döneminin alt yapısı hazırlanıyor.
% 150 faizden inanılmaz ölçüde beslenen bu kesim önüne çıkan herkesi ve her şeyi toza dumana boğdu. Müteşebbis bitti, halkın tasarrufları gitti, dış ticaret tükendi... Şimdi ise yüksek faiz uygulamasıyla tükenen kesimin kendi kendini ayağa kaldırması için faizlerin düşürülüp, bugüne kadar vadesinin uzamasına karşı çıkılan hazine borçlanmalarında uzun vadeyi uygulamaya koyma çalışmaları başlatılıyor. Bu rahatlatma sürecinde vergi kanunundan geri adımları da göreceğiz. Zaten bir iki haftadır vergi yasasını çıkarmada birinci derecedeki sorumlular, beyanatlar verip geri adımın zeminini oluşturuyorlar.
İMKB''DE YANLIŞ ALIŞ VERİŞ Türkiye''nin önünün açılmasında birincil derecede önem taşıyan İMKB''ye destek verilmesi yerine, İMKB''ye yapılan ziyaretlerde, yardım adı altında sürekli para çekiliyor. "İMKB''den sağlık politikasına destek" başlıklı haberleri okuyup da şaşırmamak elde değil.
İMKB''yi ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hakan Tartan, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası''nın, Sosyal Sigortalar Kurumunun iyileştirilmesine en büyük katkıyı vermesinden dolayı Başkan Osman Birsen''e teşekkür plaketi verdi.
İMKB Başkanı Osman Birsen''in Bakan Tartan''a şunları söylemesini beklerdik: "Kamuoyuna da açıklandığı gibi SPK''nın kurumsallaşma taslağı çerçevesinde Sosyal Sigortalar fonlarının 15 Kasım 1998''de borsaya 70 trilyonluk bir kaynak aktarması söz konusuydu. Eğer bu yapılmış olsaydı, 70 trilyon bugün en azından 200 trilyon civarına ulaşırdı, siz de buraya yardım istemeye gelmek zorunda kalmaz, üstelik Sosyal Sigortalar Kurumu''nu ayağa kaldırırdınız. Ayrıca bizden size destek yerine piyasaları canlandıracak büyük desteği siz bize vermiş olurdunuz..."
İş bilen bir başkanın iş bilmeyen bir bakana söylemesi gereken bunlar olmalıydı.

