Kaydet
a- | +A

Değişti değişecek, düzeldi düzelecek derken Türk ekonomisini çıkmaza sokan sıkıntılı vergi yasası bu kez de erteleme sürecine girdi. Çıktığı günden beri, tartışma kabul etmez bir şekilde ekonomimizi darmadağın eden sanayiciyi-müteşebbisi bitiren, sadece repo ve faiz ekonomisini geliştirip besleyen bu ucube vergi yasası kötü sonuçları ortadayken neden ve niçin erteleniyor?.. Vergi yasasının temelinde vergi toplamak varken, bu yasayla vergi verecek kesim göz göre göre yok edildi, sanayi üretimi % 8.4 geriletildi; batan, kepenk kapatan, üretim durduran işletme sayısı on binlerin üzerine çıkan bir ülkede devletin en tepesinden "kaldırın bu yasayı" feryat figanlarına rağmen erteleme gerçekleşiyorsa Türk ekonomisinin ayağa kalkmasından korkanların bu çabalarında, hem ard niyet hem de rekabet korkusu aranmalıdır. Yasanın mimarları ve ekonomik kurmayların çoğunun acı itirafları ses getirmeye başlamışken böylesine bir durdurma ve erteleme kararı ülkeyi yarınlarda son derece vahim olayların eşiğine getirir.

Hiçbir ekonomik enstrümanla canlandırılamayan piyasalar için tek yapılması gereken şey "Vergi Yasası ve Mali Milat" düzeltme çalışmalarının ertelenmesi yerine, yasanın bizzat kendisinin ertelenmesi gerekirdi. Milyarlarca dolarlık kaçağın kayda alınmasını sağlamak yerine, tam tersi yurt dışına kaçışına sebep olan, piyasanın can damarı likit parayı altına çevirip gerisin geriye yastık altına göndermeyi başaran bu ucube vergi yasasını çıkaranlara şüphe ile sormak gerekir.

Madem kayıt dışını kayıt içine alacaktın, ülkenin acil 5 milyar dolara ihtiyacı varken en az 80 milyar doların yurt dışına kaçmasına neden sebep oldun? Bu kanunun acı faturlarının tezatlıklarını buraya yazmakla bitiremeyiz ama bu kadar atıl kaynak ve dinamiğin önünün kesilmesinin Türkiye''ye nelere mal olacağının ancak uyarılarını yapabiliriz.

Türkiye''nin geleceği açısından, ekonomik tıkanmanın sebebi olan "Vergi Yasası ve Mali Milat" uygulamasının kaldırılma ertelenmesi bir müddet sonra Türkiye''nin iç ve dış güvenliğine zarar verecek boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle ön alınma için Milli Güvenlik Kurulunun dikkatlerinin acilen bu konuya yönelmesinin sayısız faydaları olacağını düşünüyoruz. Çünkü "Vergi Yasası"nın amacı vergi toplamaktır, "Mali Milat"ın da kayıt dışını kayıt içine çekmektir. Sonuç olarak vergi kanunu vergi toplayamamaya sebebiyet vermiş, mali milat da kayıt içindeki paranın kayıt dışına yani yurt dışına kaçmasına fırsat vermiştir. Amacı farklı gibi gösterilen bu yasaların sonuçlarının tam tersi olması, iç ve dış güvenlik açısından ne kadar tehlikeli olduğunu kendiliğinden ispat etmiştir.

20 YIL SONRA İRAN''DA PETROL PATLAMASI

Dünya sermaye piyasalarının hedefi ve Türkiye açısından çok önemli olan İran''daki son karışıklıklar mikro hadiseler ne olursa olsun, makro hedefte ekonomik çıkarların söz konusu olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Özellikle 1970''li yıllardan sonra petrol geliriyle hem ekonomik açıdan hem de askeri açıdan dünyada süper güç konumuna erişen İran hem Türkiye için hem de G-7''ler için bir tehdit unsuru olarak dikkat çekiyordu. İran''ın kuvvetlenmesi petrol fiyatlarında artışı da beraberinde getirdi. 1974 OPEC krizinin ardından dünya sermaye piyasalarını yönlendirenler tek hedef Ortadoğu''yu seçti, önce İran''da yönetim değişikliğine destek verildi başarı sağlanınca da diyet olarak 20 yıllık çok cüzi ya da ücretsiz petrol bağlantıları yapıldı. Yıl 1979, yönetimin değiştiği tarih bugüne baktığımızda ise yıl 1999 tam 20 yıl kontratın bittiği yıl, o zaman İran''da buna paralel birtakım karışıklıkların çıkması doğal, taa ki yeni anlaşma yapılana dek... Aynı oyunun bir başka versiyonu Irak''da gerçekleşti, Irak-Türkiye boru hattı savaş bahanesiyle kapattırıldı, petrol Ürdün''ün Akabe limanından diyet karşılığı ücretsiz olarak dünya sermaye piyasalarına akmaya başladı. Bu arada Türkiye hep kim vurduya gitti. Türkiye''nin bu kadar önemli yer ve konumuna rağmen bu güçlerle anlaşma yapıp pay kapması yerine içeride kendi ekonomisini dahi batırmaya çalışması manidardır. İran''daki karışıklıkların ardından İsrail-Suriye yakınlaşması kesinlikle tesadüf değildir. Cumhurbaşkanımızın ziyareti ise Ortadoğu''nun birtakım taşlarının yer değiştirdiğinin işareti olarak görülmeli. Bu değişikliklerden ne kadar pay alıp almadığımızı ise zaman içinde görebileceğiz.