Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Niyet mühim…
0:00 0:00
1x
a- | +A

Hükümdar, atına binip arazide dolaşırken sıcaktan hararet basmış, boğazı kurumuş. Su ihtiyacını giderecek ve kendisine ferahlık verecek bir şeyler yeme içme ihtiyacı duymuş…

Etrafına bakınırken bir nar bahçesi görmüş. Atını o yana doğru sürüp bahçede çalışan delikanlıya selam vererek;

“Bana bir nar ikram eder misin?” diye sormuş.

Delikanlı;

“Hayhay, memnuniyetle” cevabını vermiş…

Biraz sonra elinde güzel bir narla hükümdarın yanına gelmiş. Hükümdar, narı ortadan ikiye bölüp bir yarısını yemeye başlamış. Bir yandan da;

“Oh! Ne güzel nar!” diye mırıldanmış...

Derken gözü nar bahçesine doğru kaymış. Farkında olmadan önce ağaçları, sonra dalları, daha sonra narları saymış. Ardından takdir duygularına haset kaygıları karışmış. İçinden;

“Keşke bu nar bahçesi benim olsaydı. Acaba sahibi kimdir ve nasıl elde edilir?” diye düşünmeye başlamış… Bu sırada narın bir yarısı bitmiş, sıra öteki yarısına gelmiş.

Fakat anlaşılmaz bir biçimde tadı değişmiş ve alabildiğine kötüleşmiş. Hükümdar, hayretler içinde;

“Evlat, bu ne iştir? Narın bir yarısı çok güzeldi, öteki yarısı bozuk çıktı” demiş.

Delikanlı, bilgece bir gülümseyişle;

“Efendim, hükümdarın niyeti değişince narın tadı da değişti” cevabını vermiş…

Niyetler güzel oldukça her şeyden tat alınır. Niyet bozuldukça her şeyin anlamı ve tadı da bozulur…

Ninem diyor ki; Niyet hayır, akıbet hayır.


Halime Gürbüz'ün önceki yazıları...