Söyleyin Allah aşkına İtalyanlar''a yenileceğimize kaç kişi inanıyordu bu ülkede. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve şu soruyu kendi kendinize sorun: "Biz bu İtalya''yı yenebilir miydik?" diye. Elimizden kaçırdık türünden cevaplarınızı duyar gibi oluyorum. Evet İtalya''yı elimizden kaçırdık.
Şimdi bir soru da Mustafa Denizli''ye: Sevgili hocam, testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur. Ama söyle Allah aşkına... Mustafa İzzet''i oynatmayacaktın niçin aldın bu takıma? Hem de "Eğer İtalya''yı yenersek ortasahamızın iyi futboluyla yeneriz" diye idida ettiğin halde neden oynatmadın Mustafa İzzet''i? Neyse yine de bu taktik planımızla Okan''ı tarihe geçirdik. Takımın en ufak boylusu, İtalyanlar''ın 1.85''lik savunması arasında yükselip kafa golü atabiliyorsa bu takımı ayyıldızlı formayı giyen her forvet rahatlıkla alt edebilirdi.
Fakat şaşırdım. Zorunu yapan milliler en basitini beceremediler. Bir bakıyorsun sağda Ümit, solda Abdullah, A Milli Takımımız''ın kanat ataklarını organize etmesi gereken oyuncular... Fakat, ikisi de ne ilk ne de son harekette var. Öyle inanılmaz kötü şeyler yaptılar ki, bunu tribünler gördü Mustafa hoca göremedi. Madem kazanmak için oynuyorsun, o halde kampın en formda adamı Tugay''ı ve Arif''i neden bu kadar uzun süre bankta oturtuyorsun.
Yazık, kazanabileceğimiz bir maçı, kaybettik. Sonuç futbol gerçeklerine göre şaşırtıcı değil. Ama yine de haksızlık gibi geliyor bana. Ogün''ün pozisyonuna penaltı çalan hakem, Sergen''in düşürülmesine nasıl seyirci kaldı anlayamadım. Sanki o pozisyonda sahada buhar olan Hakan Şükür gibi hakemin gözünde uçup gitmişti. İnşallah, devamında benzer şeyleri yaşamayız. Çünkü henüz raydan çıkmış değiliz. Bu takım, bu finallerde maç kazanacak güçte. Galiba tek kusurları aşırı konsantrasyonun yüzünden sürantrene olmuş olmaları... Rahatlatın lütfen beyler... Hem siz rahatlayın hem biz...

