Ne mutlu; kamuoyunu bilgilendirme adına öyle bir meslek icra ediyoruz ki; hayat bize bu yolda her gün yeni bir şeyler öğretiyor ve yeni sorumluluklar yüklüyor.
Kurucu üyesi ve ilk genel sekreteri olma onurunu yaşadığım Kayseri Gazeteciler Cemiyetinin takdir ve ödülleriyle onurlandırıldığım bu meslek yolculuğunda şunu hep hatırlıyorum:
Her ödül bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğun bilinciyle, Sayın Valimiz Gökmen Çiçek, Belediye Başkanlarımız; Memduh Büyükkılıç, Mustafa Palancıoğlu, Ahmet Çolak bayraktar, Mustafa Yalçın, Bilal Özdoğan, Kayseri Emniyet Müdürümüz Atanur Aydın, Cumhuriyet Başsavcımız Habib Korkmaz, Erciyes Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Fatih Altun ve Kayseri Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafaoğlu, Sanayi Odası, Ticaret Odası ve tüm eğitim kurumlarımızla birlikte adeta büyük bir aile oluşturduğumuzu gururla müşahede ediyorum.
Teşekkürler Kayseri Gazeteciler Cemiyeti başkan ve üyeleri. Teşekkürler Metin Kösedağ başkan…
Gazetecilik nedir ne değildir?
Gazetecilik, bir başkasının görmesini, basılmasını, duyulmasını ve izlenmesini istemediği gerçeği görüp yayınlama cesaretidir.
Gerisi halk ilişkileridir.
Medya toplumun aynasıdır?
Özellikle bugün gelişen yüksek teknoloji ortamında dünyanın artık küçük bir köye dönüştüğünü görüyoruz. Ulusal ve yerel medyasıyla birlikte medya, toplumun aynasıdır. Bu ayna ne kadar temiz ve samimi olursa, millet de o kadar net görür kendini.
Nereden biliyorum bunu.
Kayseri’den İstanbul’a uzanan 51 yıllık gazetecilik serüvenimden… Bu süreçte şunu çok iyi anladım:
Yerel medya, milletin müşterek sesinin en güçlü çıktığı yerdir.
Yerel medyanın gücü
Bugün özellikle yerel ölçekte meslek gerçek anlamını buluyor. Çünkü iyi gazetecilik insanları akılsızca eğlendirmek yerine onları vizyonu, tutkusu, hayali ile planı, programları, doğruları ve stratejileriyle daha yüksek ufuklara; hedeflere; mutlu ve refah ortamlara zorlamalıdır.
Yerel gazeteci bunu en iyi yapandır; zira o, okuruyla, izleyicisiyle, dinleyeniyle aynı havayı solur, aynı sokakları adımlar, aynı kaygıları paylaşır.
İşte Kayserimizde bu büyük aile, şehrimizin huzuru, güvenliği, refahı, imarı ve sürdürülebilir kalkınması için gece gündüz çalışmaktadır.
Kayseri’ye her gelişimde bunu görüyor ve yaşıyorum. İşte bu noktada yerel medyanın gücü ortaya çıkıyor.
Genç meslektaşlara
Korkmayın, diyorum genç meslektaşlarıma… Doğruları anlatmaktan korkmayın çünkü yerel gazeteci, hem bisiklet kazasının hem de o beldenin büyük kalkınma hamlesinin tanığıdır.
Kalpten olmayan tek bir sözcük bile yazmamak, düsturu bizim için namus meselesidir. Biz, o büyük ailenin başarılarını, şehre kattığı değerleri, ortak çabaları kamuoyuyla paylaşırken, eksiklikleri ve yapılması gerekenleri de samimiyetle dile getirmek zorundayız.
Dünya küçük bir köy haline gelmişken, işte tam bu noktada yerel medya ulusal medyadan daha kritik bir rol üstleniyor. Çünkü ulusal medya bazen genel geçer kalırken, yerel medya o mahallenin, o ilçenin, o şehrin tam içinden seslenir. Kayserimizde huzurun ve kalkınmanın teminatı olan bu büyük işbirliği, medyanın da katkısıyla daha da güçlenmektedir.
Sonuç olarak, 1975’ten beri kalemini milletin hizmetine adamış bir gazeteci olarak diyorum ki: Gerçek gazetecilik, yerel değerlerle buluşunca anlam kazanır.
Medya olarak bizler, bu büyük ailenin bir parçası olduğumuzun ve her ödülün yeni bir sorumluluk getirdiğinin farkındayız. Görevimiz, şehrimizin, insanımızın, ülkemizin hatta dünyanın huzurunu, refahını ve geleceğini aydınlatmak; gerçeği korkusuzca, samimiyetle ve sorumlulukla yazmaktır.
Saygıyla…

