Osimhen tek başına sırtlamış koca Galatasaray’ı zaferden zafere taşıyor…
Osimhen’i takımdan çıkarın goller dışında sahada arayın ki bulasınız Galatasaray’ı… Kalite yok, güzel ortalar, yürek hoplatan şutlar, coşku ve heyecan veren bindirmeler yok ama sahada bir büyük lider var… Tek başına sırtlamış Galatasaray’ı taşıyor. Abartmıyorum gerçek bu! Ancak bir sorum var. Bu hâl kaç maç daha devam eder?
Cevabını size bırakıyorum ama Osimhen’e alan markajı ya da adam adama markaj yapan veya ona gelecek pas yollarının kapatarak tedbir alan her takım, Galatasaray’a zorluk yaşatır. Bugünden ifade edeyim. Göztepe maçın ilk yarısındaki çabukluğunu ikinci yarıda da gösterebilmiş olsa bunu başarabilir miydi, pek ala başarabilirdi.
OSİMHEN FARKI HER YERDE
Ancak bir Victor Osimhen var ki; sahada, oyunda, tribünde, takım liderliğinde, skor tabelasında farkını her yerde hissediliyor… Adeta tek başına takım gibi...
Luka direndi direnmesine de, O öyle bir yıldız ki; Göztepe’yi oyunda tutan Gürcü kaleci Luka Gugeshashvili'yi tam 5 defa zorladı. Kaleci Luka Gugeshashvili direndi direnmesine ama direnmek de bir yere kadar. Osimhen’in pozisyon alma becerisi, golcülüğü … Bitti mi, hayır; çalımları, sürati, çabukluğu, Gabriel Sara'yı golle tanıştıran o muhteşem topuk pası ve asisti… Rakibi Richard Akonnor'u hataya zorlayıp, tuzağa düşüren; takımına penaltı kazandıran zekâsı ve penaltı vuruşundaki ustalığı yetti İzmir ekibini teslim almaya…
Bitti mi, bitmedi… Bir forvetten öte sahanın her yerindeydi Osimhen… Göztepe’nin baskı kurduğu anlarda savunmaya yardıma gelip ceza sahasından top çıkardı…
Özetle; seyrine doyum olmayan bir virtüöz Victor Osimhen.
Öyle bir virtüöz ki; Galatasaray’ı ateşleyip Göztepe’yi tek başına dağıtan o. Takım arkadaşları Sallai, Yunus Akgün, 75 dakika sahada gezinen Barış Alper Yılmaz’ı uyandırıp, Aleksey Batrakov ve Gabriel Sara’yı yıldızlaştıran büyük karakter, o. Galatasaray’ın ve Okan Hoca’nın en büyük şansı Osimhen ve Sallai – Yunus’un sağ kanattaki uyumuydu. Nitekim, Roland Sallai’ın serbest vuruşunda önce Taha Altıkardeş'ten seken top, Davinson Sanchez'in göğsünden sekerek Galatasaray’ı beraberliğe taşıdı.
BARIŞ’A BİR HALLER OLMUŞ
Yeri gelmişken… Barış Alper Yılmaz oyunun büyük bölümünde kayıptı; formunda mı değil, gününde mi değil, Jakops ile uyumlu değil neden bu kadar durgun ve isteksiz anlamak mümkün değil. Belli ki, Barış’a bir hâller olmuş. Onun bu durgunluğu Galatasaray’ın kanatl ataklarını sınırladı, pozisyon yemesine sebep oldu. Okan Hoca hafta içi mutlaka bunu değerlendirecektir.
DÜŞÜNDÜREN BASİT GOLLER
Şampiyonlar Ligi öncesi S.O.S. veren iki şey var; Galatasaray havada zayıf, defansta dağınık… Nitekim biri taçtan, biri kornerden; iki savunma hatasından iki gol yedi Galatasaray…
Bu hataları; Şampiyonlar Ligi’nde yapmaya devam ederse o seviyede affetmezler Galatasaray’ı şimdiden belirteyim. İnanın yazının başında ifade ettiğim gibi Göztepe ilk yarıdaki, özellikle de ilk 15 dakikadaki tempolu oyununu maçın ikinci yarısında da sürdürebilseydi; sonuç farklı olabilir, Galatasaray liderlik koltuğunun uzağına düşerdi. Bu bir tespit ve her durumdan ders almak gerek.
BRAVO JANKAT
Bu arada kaleci Jankat’ın hakkını teslim edelim. Miroshi ve Silva'nın gollerine engel olamasa da Andre Henrique ve Malcom Bokele'yle geçit vermeyen Jankat Yılmaz, Galatasaray’ı oyunda tutan çok önemli iki kurtarış yaptı.
OKAN BURUK’UN DOĞRULARI
‘’Bir takımın başarısında teknik adam faktörü nedir?’’, sorusunun cevabı; Abdülkerim sakatlandığında ortaya çıktı. Okan Hoca öyle bir dokunuş yaptı ki; bu hamle Galatasaray’ı Göztepe karşısında daha etkili hale getirdi. Lemina’yı Abdülkerim’in yerine monte eden Hamle; saha içindeki oyuncuların - Aleksey Batrakov’un 10 numaraya Sara’yı Torreira’nın yanına yerleştirip- konumunu değiştirerek Galatasaray’ı ikinci yarı daha etkili hale getirdi. Bu arada yeni transfer Batrakov izleyenlerden geçer not aldı.
Özetlersek; büyük takımlar, Galatasaray gibi çok etkili olmadıkları maçı da kazanması bilen takımlardır. Bu da Galatasaray’ın kalite farkı farkıdır.

