ABD’nin Orta Doğu hamlesi "hüsranla” neticelenecektir.
Son yüzyıldaki başarısız ve tartışmalı işgal ve müdahaleleri ile bölgeyi istikrarsızlaştıran, milyonlarca insanın ölümüne ve terörün artmasına neden olan ABD yeni bir çılgınlık dönemine girdi.
ABD’nin İran saldırısını meşru kılacak ahlaken savunabilecek uluslararası hukuk temel ve dayanakları olan hiçbir haklı sebebi yoktur. Her türlü hukuktan mahrum saldırının gerekçesi, dünya hâkimiyeti için İran petrolünü işgal ve Büyük İsrail’in gerçekleşmesidir.
Hürmüz Boğazı’nda zor durumda kalan ABD Başkanı Donald Trump ortaya koyduğu davranış bozukluğu ile dünya kamuoyunu şaşırtıyor. NATO ülkelerine hem yardım hem de tehdit mesajları gönderen Trump olumsuz cevap gelmesi durumunda bunun NATO’nun geleceği için çok kötü olacağını, söylüyor.
Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda güvenlik için koalisyon oluşturma talebine Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Biz çatışmanın tarafı değiliz” diye karşılık vermesiyle başlayan artçı sarsıntılar ile Trump’ın çağrısı “Bu NATO’nun savaşı değil…” diyen ittifak üyesi ülkeler tarafından reddedildi.
Taleplerini reddeden ülkelerin kendisinde büyük hayal kırıklığına sebep olduğunu söyleyen Trump, İran’a yönelik saldırılara katılmayan müttefiklerini sert şekilde eleştirerek " … Davranışlarınız beni şaşırtmadı, çünkü her yıl korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO’yu her zaman tek yönlü bir ilişki olarak gördüm. Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacaklar, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda" dedi.
Trump’ın hayal kırıklıkları içeriden de giderek yaygınlaşıyor.
ABD’de Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joseph Kent görevinden istifa ederken bıraktığı mektubunda İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını belirterek "Savaşı İsrail ve İsrail’in Amerika’daki güçlü lobisinin baskısıyla başlattığımız açıktır. İsrailli yetkililer ve ABD medyasından etkili isimler İran’la savaşı teşvik eden bir yanıltma haber kampanyası yürüterek sizi, İran’ın ABD için bir tehdit oluşturduğuna ve hemen saldırılırsa hızlı bir zafer kazanacağınıza inandırmak için kullandılar” diyor.
Müttefiklerinden yardım alamayan “Dünyanın en güçlü ülkesi ABD’nin Başkanı olarak kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" diyen Trump bu defa ağız değiştirip kabadayı üslubu ile “Küba başarısız bir ülke, paraları ve petrolleri yok ama güzel toprakları ve manzaraları var… Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum” diyerek takipçilerini şaşırtmaya devam ediyor.
ABD’li yatırımcı Ray Dalio, başlattığı savaşın finalinin nasıl biteceğini bilmeyen ama hasarın sorumluluk ve maliyetine ortak arayan Trump’ın dönüp dolaşıp geldiği “Hürmüz Boğazı üzerindeki operasyon sadece bir enerji meselesi değil, ABD’nin küresel liderliğinin devam edip etmeyeceğinin testidir…” diyor. ABD’nin küresel gücünü kaybetmenin eşiğine geldiğini fark etmek için filozof olmaya gerek yok.
AB ülkelerinin Trump’ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini güvence altına alma çağrısını reddetmesinin sebebi Orta Doğu'da proaktif bir rol alamayan NATO'nun gelinen tıkanmışlıkta Hürmüz operasyonuna ve muhtemel sonuçlarına ortak edilmesidir.
ABD giderek sevimsizleşiyor.
Trump “şaşırdım, hayal kırıklığına uğradım. Avrupa’nın yardım edeceğini sandım. Çok aptalca hata yapıyorlar, ihtiyacımız yok” diyor ama ilave ediyor “yanımızda olmaları gerekiyordu …( ! )
Hürmüz’de daralan operasyon alanı ABD’nin teknolojik üstünlüğünü aşağı çekiyor. Sadece sıkıştığı Hürmüz Boğazı’ndan “nasıl çıkarım”ın hesabını yapan Trump endişelenmekte haklı. Çünkü sonuçlar kendi siyasi geleceği ile birlikte hamiliğini yaptığı İsrail için de belirleyici…
Bütün okuyucularımızın ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim.

