Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Bir ağustos zaferi daha: Burak Reis ya da Sapienza
0:00 0:00
1x
a- | +A

1299’da kurulan Osmanlı iki asır sonra (1499) ilk açık deniz zaferine imza atar ki Prevezelerin müjdecisidir âdeta...

Bir zamanlar dünya ticaretine yön veren iki şehir vardır: Venedik ve Cenova.
Cenevizliler Batı Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de koloniler kurar, Galata’dan tutun Kırım’a...
Venedikliler ise doğu Akdeniz’i mekân tutar, hâliyle sık karşılaşırız onlarla.
Cenova soylu aileler tarafından yönetilir ılımlı ve esnektir.
Venedik ise oligarşik cumhuriyettir, Dük’ün dediği dedik, kuyruğu diktir.
Şöyle misal vereyim, İstanbul 4. Haçlı Saldırısı ile Latin istilasına uğradığında Ceneviz pisliğe bulaşmaz.
Venedik ise Bizans’ta imtiyazlı olmasına rağmen müstevlilere uyar, kan döker, yağma yapar, can yakar.
1453 kuşatmasında Venedik canını dişine takar karşımıza çıkar, Ceneviz ise ayağımıza takılmaz, münasebetleri dengeli tutar.
Yani biri esnaftır öbürü despot. Peki biz bugün nereye bakacağız?
Despotlara.

Sapienza Savaşı
Başlık ResmiSapienza Savaşı

AH CEM REHİN OLMASA

Fatih’in oğullarından Bayezid Amasya’da ve Cem ise Konya’da şehzadedir. Emr-i Hak vaki olduğunda ağabey Bayezid hızla gelir, oturur tahta. Ki büyüğün hakkıdır teamüllere bakılırsa.
Şehzade Cem’in abisine tabi olması lazımdır ama etrafındakilerin aklına uyar, elini beline atar. Yenişehir ovasında savaşır yenilir, önce Konya’ya sonra Memluklerin yanına kaçar. Bu arada hac vazifesini de ifa eder, elini eteğini çeker iktidardan. Sonra birileri yine kanına girer, ayaklandırırlar. O günlerde Rodos’tan nazik bir davet alır icabet eder. Ama ayrılamaz onu Fransa’ya satarlar. Fransızlar ise devreder Papa’ya. Vatikan’ın eline koz geçmiştir, tehdide başlar. Ancak Cem kendini kullandırmaz, yeni bir cephe açmaz. Sultan Bayezid kardeşinin sıhhati selameti için her yıl 45 bin altın fidye yollar.
Ne zaman ki Şehzade Cem vefat eder, Bayezid Han “İşte şimdi başlıyoruz” der, Akdeniz’i Türk gölü yapmak için adımlar atar.
Her türlü melanetin arkasında olan Venedikliler başlarına gelecekleri hisseder, “barış havarisi” kesilirler. Bayezid Han yüz vermez, Venedik’in İstanbul temsilcisi Hironimo Marcello’yu casusluk ithamı ile evine yollar. “Öyleyse filancayı atayalım” derler reddeder kapıyı kapar. Ardından Venedik’e hububat satışını yasaklar. Sonra İşkodra Emîri Firuz Bey’i Karadağ’a yollar, eski vali Georges Czernovitch Venedik’e kaçar.
Venedik heyeti yine İstanbul’a koşar ama muhatap bulamaz “tamam istediğiniz gibi olsun” deyip geri adım atsa da Akdeniz’de huzur kalmaz, sivil gemilere saldırılar filan...

Draç-Arnavutluk
Başlık ResmiDraç-Arnavutluk

DONANMA MAVİ VATAN’A

Henüz donanmamız Venedik, Fransa ve İspanya ayarında değildir. Tekneleri azeplerle yüzdürmeye çalışırız ki Kaptan Paşa bile bahriyeli değildir daha.
Gelgelelim Tunuslu Türk korsanları Burak Reis, Kara Hasan ve Herek Reis denize aşinadırlar.
Kemal Reis sadece gözü kara bir savaşçı değil, haza denizcidir, yelken basar, dümen tutar, suyla, havayla, rüzgârla fısıldaşır, sekstant ve usturlab kullanır, haritası pusulası her daim yanındadır. Hendese ve astronomide deniz derya. Sahi niye uzatıyorum ki? Piri Reis’in amcası desem kâfiydi oysa.
Bayezid Han’a sadıktır, zor işlerin adamıdır. Nitekim İstanbul’dan çağrıldığında Tunus’taki düzenini terk eder, tereddütsüz gelir diz kırar. Huzura sandık sandık altınla çıkar, Sultan yeni bir donanma kurmaktadır zira.
Bu arada tecrübelerini de aktarır tersane ustalarıyla omuz omuza çalışır. Nitekim Sinop’ta kendi dizaynı olan üç ambarlı, üç direkli iki “göke” yaptırır ki bunlar geniş ve yüksek bandıralıdır. Ateş gücü yakıcıdır, yüz top birden gürler, biri ıskalasa öbürü yapıştırır.
O yıllarda Venedik kalyonları 800 ton filan gelir, Türk kadırgaları ise 300 ton civarında. Ama göke 2.500 tondur, âdeta yüzen bir ada. Hem yelken hem de kürekle koyulur yola.

Modon-Mora
Başlık ResmiModon-Mora

AKDENİZ’İN KİLİDİ MORA

Bayezid Han, Mekke ve Medine’deki muhtaçlar için kurulan Haremeyn Vakıflarına bütçe ayırmıştır. Kara yolu ile Adana ve Tarsus’a varsalar da ötesi sıkıntılıdır, Kemal Reis’e “al bunları İskenderiye’ye bırak” buyurur. Sağ salim götürür, teslim eder, dönüşte Rodos Şövalyelerinden Nicolas Centurione filosu ile karşılaşır. Kerpe önlerinde onları yener, İstanbul’a vardığında beş ilave gemi ve yüzlerce esir takmıştır ardına...
Akdeniz’e açılmak için önce Ege’de güçlü olmanız lâzımdır. Mora yarımadasındaki Modon, Koron, Navarin ve Benefşe gibi Venedik işgalindeki kaleler mutlaka alınmalıdır. Bunlar Dük’ün kırmızı çizgisidir, bırak vazgeçmeyi müzakereye bile yanaşmaz.
Sen misin anlaşmayan?
Bosna Beylerbeyi İskender Paşa, Dalmaçya’dan dalar, Friuli ve Karintiya’dan çıkar, Adriyatik kıyılarında basmadık yer bırakmaz.
Nitekim Kaptan-ı Derya Küçük Davut Paşa emrindeki Osmanlı donanması yola çıkar. II. Bayezid Han da karadan gider otağını Vardar Yenice’sine kurar (1499).

İnebahtı-Mora
Başlık Resmiİnebahtı-Mora

BİR BİZDEN DÖRT ONLARDAN

Türklerin 67’si kadırga, 20’si kalyon irili ufaklı 260 gemisi vardır. Ancak askerler ekseri karacıdır, dalgalı denizden gelmiş yorulmuşlardır.
Venedik ve Rodoslular ise 47’si kadırga ve 17’si kalyon 170 parça gemi ile karşılar. 20 Fransız teknesi de Korfu’da katılır aralarına. Sayıları az olsa da gemileri vasıflı, gemicileri alışkındır suya. Henüz Osmanlının açık denizlerde muharebesi bulunmaz.
Nitekim Korfu Valisi Andrea Loredan burnumuzun dibine kadar girer çıkar, ucuz kahramanlık yapar.
Ve vakit gelir, Amiral Antonio Grimani komutasındaki Venedik donanması ile Sapienza Adası önünde karşılaşırız.
Önce onlar saldırır, Burak Reis’in gökesini (Kemal Reis’inki sanarak) sıkıştırırlar. Eğer onu saf dışı ederlerse gerisi kolay.
Göke kolay yem değildir iki Venedik gemisini top atışıyla batırır ki ilk defa top kullanılır bir açık deniz savaşında. Altını çizin, tarihî vaka!
Osmanlı topları daha seridir, uzun menzillidir, isabet şansı yüksektir.
Andrea Loredan ve Alban d’Armer’in komuta ettiği Barça’lar rüzgârdan istifade Burak Reis’in teknesine rampa eder halat ve zincirle bağlanırlar. Ayrıca iki karaka da kanca atar.
Üç bin Venedikli güverteye doluşur bir anda. Vur ha, vur ha bitmez. Burak Reis bakar kurtuluş yok adamlarına “suya atlayın” emri verir, kendi ambara iner meşaleyi barut fıçılarına...
Bummm!
Beş gemi paramparça.
Leventlerin bir kısmı şehid olsa da doksan tanesi Sapienza (Brodano) adasına çıkar, bayrağımızı asar. İşte o gün bugündür “Burak Reis Adası” diyoruz biz ona.

UMMADIK TAŞ, BAŞ...

İlerleyen günlerde Venedikliler kuşatmayı yarmak için bir Osmanlı filotillasına (küçük filo) saldırır ve Kaptan-ı Derya’yı esir alırlar. Ancak leventler onları Modon’a ulaşamadan yakalar, Davud Paşa’yı sağ salim kurtarırlar.
Venedikliler çok kayıp vermiştir çarpışacak güçleri kalmaz, Fransızlar da bölgeden ayrılınca gidip Korfu’ya kapanırlar. Türk donanması Korint Körfezi’ne girer, İnebahtı önüne demir atar. Kale komutanı Zuano Mori artık yardım filan gelmeyeceğini anlar, garnizonuyla birlikte teslim olur Osmanlıya.
Ecdat Navarin’i de alır bu arada.
II. Bayezid Han ise Mora Yarımadası’nı karadan fethetmekle kalmaz Venedik yakınlarındaki Taglimento kasabasına dayanır bir anda. Bu hezimet denizci bir kavim için utanç vericidir. Halk “Antonio Grimani, ruina de’Cristiani” (Antonio Grimani Hristiyanları tahrib edici) şeklinde slogan atar.
Senato Zenta Adası’na sığınan mağlup komutanı mahkemeye çağırır. Grimani’nin dört oğlundan denizci olan Zenta’ya gider, babasını Venedik’e gelmeye ikna eder. Şehre giriyorlardır ki subay olan oğlu tutuklar, ayaklarına bukağı takar. Katolik kilisesinde kardinal olan oğlu ise zindana kapar, bizzat eliyle prangaya bağlar.
Grimani Büyük Konsey tarafından yargılanır. Güçlü hitabetiyle ipten yırtsa da sürgünden kurtulamaz. “Yürü” derler “Cherso Adası’na!”
Bakın şu işe ki 1521 yılında Venedik Dükü (Duçe) seçilecek, ölümüne kadar da kalacaktır makamında.

Kemal Reis’in dizayn ettiği savaş gemisi Göke.
Başlık ResmiKemal Reis’in dizayn ettiği savaş gemisi Göke.

NEREDEN DÖNERSEN KÂR...

Venedik ve Papalık bu hezimeti sindiremez. Fransa ve İspanya’yı da ittifaka katar. Gider Midilli’yi basarlar. Ancak Şehzade Korkut ve Hersekzade Ahmed Paşa karşısında tutunamazlar. Kemal Reis yine sahnededir çanlarına ot tıkar.
Venedik bakar giden gitti, istikbali kurtarmak için paşa paşa oturur ahidnâme imzalar (1502). Modon, Koron, İnebahtı ve Draç’ı Osmanlıya bırakır. Ayamavra’yı iade eder, her yıl 10 bin düka altını ödemeyi de göze alır ama Kefalonya’da ısrarcıdır elinde tutar...
Evet Ege’de nispeten düze çıkarız şimdi harami inine dönen Kıbrıs, Girit ile Rodos’a gelmiştir sıra.
Kimi müverrihler (tarihçiler) zaferin adını “Sapienza Deniz Muharebesi” koyar, kimi “I. İnebahtı”, kimi “Zonchio”, kimi “Brodano”, kimi de “Burak Reis Adası” yazar.
Günü konusunda da ittifak sağlanamaz 12, 20, 22, 25 Ağustos diyenler olur. Bunlar savaşın “muvaffakiyetimizle biten” safhalarıdır haddizatında...

İrfan Özfatura'nın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.