Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil ol...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Firmalar bazen yayınladıkları bir reklamla uzun yılların emeğini heba eder, özür için çaba sarf ederler boşuna...

Adidas’ın ayağını kaybedenler için tek ayakkabı satma fikri akıllıca. Ancak Gazze’de binlerce bacağını kaybetmiş çocuk varken onları avlayan ordunun mensubunu reklama taşıması affedilmeyecek hata.

170 ülkeye mal gönderen ve milyarlarca dolara hükmeden bir firma böyle bir yanlışı nasıl yapar?
Ya tepkileri umursamıyor, ya da bile bile ladese oynuyor? Reklamın iyisi kötüsü olmaz diyenler için önemli olan kuyuya taş atmak. Ortalığı salla da nasıl sallarsan salla.

Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular
Başlık ResmiKendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular

Herhâlde Gazze’de benim ürünlerimi kim alacak ki diye bir hesap yaptılar, vicdan sahibi milyarlar gelmedi akıllarına.

Zaten Almanları anlamak mümkün değil, bir ara Yahudileri kırdılar, şimdi siyonistlere köle oldular. İtidalden nasipsizler, ifratla tefrit arasında geziniyorlar.

Neyse... Reklam dünyasında böyle iş kazaları sıkça yaşanır, misal mi istiyorsunuz, tonlarca...

Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular
Başlık ResmiKendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular

BALTAYI TAŞA VURANLAR

Bir zamanlar çekik gözlülerin ve siyahilerin hamal, uşak, garson olarak resmedilmesi vaka-i adiyedendi ama artık işler değişti bin kere ölçüp bir kere keseceksin yoksa linç, ambargo yersin, iş alırsın başına.
Bizim kültürümüzde ayrım yoktur, cilt rengi ne olursa olsun içimize girebilir rahatça. Ama Batılı mesafelidir, kucak açmaz.
İşte bu tür baskılar yüzünden çocuklar beyazlamaya merak salarlar ki, Nivea ve Dowe gibi yerli yetikli firmalar bile ağartan krem ve sabun reklamı yapar.
Hâlbuki DNA ile ilgili bir hadisedir ovmayla yuğmayla düzelmez asla.

Doğrusu “Sen böyle de güzelsin” demektir ama kozmetikçiler ayrımcılıktan medet umar. “Beyaz saflıktır” sloganı ile sarışınlara serenat atar, diğerlerini yok sayar.

ABD SEÇİM  AFİŞİ
Başlık ResmiABD SEÇİM AFİŞİ

Yine siyahileri kocaman dudaklı, basık burunlu ve dişlek çizerler ki Gucci gibi bir firma bile alet olur buna.
Hâlbuki reklam tek renge, tek kültüre, tek yaş grubuna değil herkese hitap etmelidir, paranın kimde olduğu belli olmaz!
Irkçılar arasında Intel, Budweiser gibi ünlü isimler de var. Hatta ABD Dışişleri Bakanlığı bile II. Cihan Harbi’nde rkçı reklamlar yapar.

SONY
Başlık ResmiSONY

MAKSATLARI NE ACABA?

Zara’nın “The Jacket” reklam kampanyasında Gazze’de yaşananlar alaya alınır açıkça. Resme bakın kefenlere sarılı irili ufaklı bedenler, yıkıntılar ve tepetaklak edilmiş Filistin haritası hatta. Bununla ne kazanmayı düşünüyor acaba?

ZARA
Başlık ResmiZARA

Çin firması Qiaobi ırkçılığın dibine vurur. Beyaz kız siyahi arkadaşının ağzına bir deterjan tableti sıkıştırıp çamaşır makinesine tıkar, bir iki çalkalar, açık tenli bir Asyalı çıkar.
İsviçreli Swatch reklamında Asyalı bir model parmaklarıyla göz kenarlarını yukarı ve geriye doğru çeker. Ki bu ırkçılık olarak değerlendirilir halk arasında.

Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular
Başlık ResmiKendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular


İsveçli giyim firması H&M siyahi çocuk mankene üzerinde “The Coolest Monkey in the Jungle” (Ormandaki En Havalı Maymun) yazılı bir tişört giydirince tenkitlere maruz kalır. Sonra kıvırmaya başlar yok biz öyle demek istemedik de filan...
Heineken açık renk bira için kullandığı “Bazen açık daha iyidir” (Sometimes lighter is better) sloganını gelen tepkiler üzerine geri çeker. Reklam filminde, beyaz bir barmen, tezgâh üzerinden açık renk birayı kaydırır, şişe, siyahi kadının ve siyahi gitaristin önünden geçer beyaz kadına ulaşır sonunda.

H&M
Başlık ResmiH&M

NE BİRİSİ, HEPİSİ HEPİSİ

İtalyan Dolce Gabbana büyük bir pizzayı çubuklarla yemeye çalışan Çinli kadını aşağılar.
Bir Sony reklamı var berbat.
“PlayStadion Portable White Coming” Yani pleysteyşının beyazı geliyor!
Beyaz kadın, zenci kadının çenesine yapışmış tehdit ediyor. Yuh yani bu kadar da olmaz, yok eğer “Siyahiler benim malımı almasın” diyorlarsa o başka.

CHRYSLER
Başlık ResmiCHRYSLER

Teknoloji şirketi Intel’in Core 2 Duo işlemci serisinin tanıtmak için paylaştığı reklamda, beyaz bir adamın yanında eğilmiş altı siyahi koşucu vardır ve “Çalışanlarınızın Gücünü Üst Düzeye Çıkarın” ifadesi yer alır. Bariz “kölelik” vurgusu ortada.

ESKİLER DAHA BETER

19. yy. başındaki Pear Sabun reklamlarında siyahlar kirli, beyazlar saf ve makbul gösterilir.
1866 Pensilvanya valilik seçimlerinde kullanılan bir kampanya posteri “Beyaz, saflığı temsil eder.”
Yani siyasetçi de bunu yaparsa…
Alman marketler zinciri Edeka ise yabancıları ülkeden göndermek isteyen ırkçı parti AfD’ye boş market görüntüsü ile cevap verir:
“Ürünlerde çeşitlilik var, tıpkı insanlarda olduğu gibi. Çeşitlilik olmazsa hiçbir şey yok! O zaman çayı, kahveyi ve çikolatayı çıkarın hayatınızdan!”

Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular
Başlık ResmiKendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular

BU NOKTAYA KOLAY GELMEDİ OYSA ADİDAS

Adidas AG, merkezi Herzogenaurach, Bavyera’da bulunan bir Alman atletik giyim ve ayakkabı şirketidir. Avrupa’nın lideri, dünyanın Nike’tan sonra ikinci büyüğü.
Efendim Adolf Dassler ayakkabıcılık eğitimi almış bir gençtir. Birinci Cihan Harbi’ni müteakip annesinin mutfağında imalata başlar.

1924 yılında ağabeyi Rudolf da katılır ve “Gebrüder Dassler Schuhfabrik” kurarlar.
Çivili koşu ayakkabıları eskiden de vardır ama onlar biraz daha geliştirir hafifletirler. ABD’li Jesse Owens, 1936 Yaz Olimpiyatlarında bunlarla yarışır, dört altın madalya kazanır. Bu sayede adları duyulur, Dassler marka olur bir anda.

Adolf ve Rudolf Dassler 1933’te Nazi Partisine (NSDAP) katılır. Adolf, Hitler gençliğinde Sportwart rütbesi alır. Wehrmacht’a (Nazi güçleri) postal tedarik eder.
1943’te ayakkabı üretimi durdurulur, atölyede gizli saklı tanksavar montajlarlar.

Kendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular
Başlık ResmiKendi bacağına sıkan reklamlar: Parasıyla rezil oldular


Bir ihbar almış olmalı ki ABD güçleri tarafından basılırlar. Adolf‘un eşi Kathe öne çıkar, Amerikalıları sadece spor ayakkabı ürettiklerine ikna eder. Hâlbuki sıkı bir arama yapılsa silah parçaları çıkacaktır ortaya.

Tesis kurtulmakla kalmaz, Amerikan işgal kuvvetlerine hayli ayakkabı satar. Alır yanlarında götürür, firmanın ABD’de de tanınmasını sağlarlar.

DÜŞMAN KARDEŞLER

Cihan Harbi’nden döndükten sonra Adolf Dassler kardeşinden ayrılır, firma adını AdiDas yapar. Rudolf ise RuDa’da karar kılar İkisi de Herzogenaurach kasabasını merkez edinir, yerli halkın yarısı onda çalışır, yarısı bunda.

Ruda sonraları Puma olur ki daha göz alıcı ve kalıcıdır akılda.
İlerleyen yıllarda iki firma arasında rekabet artar, kasaba halkı Adidasçılar Pumacılar diye ikiye ayrılırlar.

GUCCI
Başlık ResmiGUCCI

Herzogenaurach sakinleri karşı tarafın dükkânına bile gitmez çocukların arkadaşlık yapmasına mâni olurlar. Bir yabancı gelse önce ayakkabısına bakarlar. Ne giyiyor acaba?
Tamirciler Rudolf’un evine çağrıldıklarında bilhassa Adidas’la gelirler, çünkü bilirler ki Rudolf onları bodruma indirecek ve seçin oradan birer Puma diyecektir.

Beldenin futbol kulüplerinden ASV Herzogenaurach Adidas tarafından desteklenirken, 1 FC Herzogenaurach Pumacıdır.

Batı Almanya savaş sonrası ilk millî maçına Puma kramponlarla çıkar.
Adolf 1952 Yaz Olimpiyatlarında ayakkabılarını Emil Zapotek’e giydirir ve üç altın kazanırlar.
Adolf, Finlandiyalı ayakkabı markası Karhu Sports’tan iki şişe viski ve 1.600 mark karşılığında üç şeritli logosunu satın alır. Bu, Adidas’ın imzası olur âdeta.
İşte 1960’larda Beckenbauer sahaya bu Adidaslarla çıkar.
1970 Dünya Futbol Şampiyonası’nda (Meksika) Adidas top konur orta yuvarlağa. Adidas ve Puma, Pele’yi paylaşamaz.

ADİ ÖLÜR FİRMA BÜYÜR

Adolf 1978’de ölür Herzogenaurach Mezarlığı’na gömülür, ancak kardeşi Rudolf’tan olabildiğince uzağa.
İdareyi karısı Kathe ve oğlu Horst ele alır, ABD’li basket takımlarına ve müzik gruplarına da ayakkabı yaparlar.
Onlar da ölünce, Fransız sanayici ve Olympique de Marseille Başkanı Bernard Tapie hisseleri toplar, bu uğurda 1,6 milyar dolar harcar.

1993’te direksiyona Fransız Dreyfus geçer ve firmayı büyütecek adımlar atar.
O dönem David Beckham ve Robin van Persie maçlara Adidas ile çıkar. 1997’de kayak kıyafetleri yapan Salomon Group’u, Taylor Made golf şirketini ve Maxfli’yi satın alırlar.
1993-2000 yılları arasında geliri dört kat artar.

2004’te İngiliz modacı Stella McCartney ile ortaklık kurarlar.
2005’te Reebok’ı satın alır. Ve Kuzey Amerika’da Nike’la başa baş gitmeye başlarlar.
2006’da NBA’in resmî kıyafet tedarikçisi olur, 11 yıllık bir mukavele imzalarlar.
Yakın yılları biliyorsunuz zaten, tere satmayalım manava.

İrfan Özfatura'nın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.