Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Suça sürüklenen çocuklar… (SSÇ!..)
0:00 0:00
1x
a- | +A

Hukuk ve siyaset jargonundan günlük konuşma dilimize, her geçen gün yeni kavramlar geçiş yapıyor… Mesela ‘yeni nesil suç çeteleri’. Mesela ‘suça sürüklenen çocuklar’. Ve bunlardan doğan müşterek “yeni nesil sorun/lar”...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki kanlı okul saldırıları toplum olarak kimyamızı bozdu!.. Elim hadiselerin ardından devletin mekanizmaları topyekûn biçimde yeni tedbirler üzerinde kesif bir mesai yapıyor. Millî Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları, okullarda yedi katmanlı yeni bir model üzerinde çalışıyor. Bu konuda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hayli teferruatlı açıklamalarda bulundu. Yusuf Tekin’in “Çiçeklerimizi soldurmayacağız…” beyanını, bir temenniden ziyade hayata geçirilmesi zaruri bir temel hedef olarak kabul ediyoruz. Buna göre gelişmelerin takipçisi olacağız. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı her türlü tehlikeden korumaktan daha mühim bir şey olabilir mi? Şu hâlde toplum olarak bu uğurda devletin yanında ve arkasında sıkı durup, yapılması gerekenleri yakından takip etmek ve yapılmayanları da sorgulamak esas vazifemizdir. Zira yüz yüze bulunduğumuz tehdit ve tehlikelerin büyüklüğü ortada. Bu derece büyümüş olduğunu zamanında fark edemediğimiz veya fark edilse bile derhâl gerekli tedbirleri almak noktasında yeterince enerjik ve kararlı davranamadığımız bu hususta, daha fazla gecikmeden köklü çözüm için seferber olmalıyız. Dünya hızla değişiyor, teknoloji daha da büyük bir hızla gelişiyor ve beraberinde dost ve düşmanların eline çok değişik imkân ve fırsatlar geçiyor. Bu fırsatların kötüye kullanılması durumunda, telafisi imkânsız tahribatlar oluşuyor… Mesela ülkemizin genç kuşağını fena hâlde esir almış bulunan dijital ortamlardaki zararlı oyunların (Şüphesiz her şeyi bu oyunlara yüklemek de doğru ve gerçekçi bir şey değil!) tasallutundan çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz? En azından bundan sonrası için neler yapabiliriz?

Hukuk ve siyasetin mesleki dilinden (jargonundan) günlük konuşma dilimize her geçen gün yeni kalıplar, klişeler, tanımlar geçiş yapıyor… Mesela “yeni nesil suç çeteleri…” Mesela "suça sürüklenen çocuklar" (SSÇ…) Ve Kahramanmaraş CHP Milletvekili Ali Öztunç’un doğru tespitiyle “yeni nesil sorun” tanımlaması gibi. Buna "yeni nesil sorunlar" demek belki daha kapsayıcı olacak… Meselenin yerini alıp onu unutturan ancak ‘mesele’ kadar izah edici olmayan sorun/larımızı doğru teşhis edip doğru tanımlayabilirsek, bunların çözüm yollarını da daha kolay ve çabuk bulabiliriz! Meseleleri aslında konuşuyoruz ve belki de çok konuşuyoruz. Fakat bu konuşmaların neticesinde çözüme dair formüller üretemiyoruz veya yeterince üretemiyoruz. Epey zamandan beri suça karıştırılan yani "suça sürüklenen çocuklar" meselesi, son zamanlardaki okul saldırılarıyla birlikte dehşet verici biçimde boyut değiştirdi… Hukuk, psikoloji, sosyoloji, eğitim, ekonomi ve konuyla alakalı diğer bütün ilim dalları, bu sahaların uzmanları tarafından nasıl işlenmesi gerekiyorsa, öylece ama bugüne kadarki eksiklikler bütünüyle giderilerek, hatalar düzeltilerek dört başı mamur şekilde devreye alınmalı. Aksi hâlde toplum olarak altından kalkamayabileceğimiz daha büyük problemler sükûn edebilir… Bakınız Adalet Bakanlığının adli istatistiklerine göre son on yılda çocuk suçlu sayısında yüze 17’den fazla artış görülüyor!.. Sadece 2025 yılında 330 bin 496 çocuk hakkında işlem yapılmış. Bu çocuklarla ilgili 683 bin 823 ayrı suç kayıtlara geçmiş. Yani neredeyse her çocuk başına iki suç… Yıl içinde toplamda 332 bin 648 soruşturma/dosya yürütülmüş. Şu rakamı bir kere daha dikkatlerinize sunmak isterim: 330 bin çocuk suça sürüklenmiş!.. Suç türlerinin yansıması da çok dikkat çekici. 140 bin çocuk yaralama suçlarına karışmış. 4 bin çocuk adam öldürmek yani cinayet işlemek gibi ağır suça sürüklenmiş. 12 bin çocuk silah veya bıçak taşıma suçuna bulaşmış…

Evet, 2025 yılı içinde 209 bin dosya karara bağlanmış. 123 bin dosya ise bir sonraki yıla devredilmiş. 86 bin çocuk hakkında dava açılmış. Ve 2025 yılında toplamda 184 bin çocuk mahkemelerde yargılanmış… Çok düşündürücü rakamlar. Suça sürüklenen çocukların profiline bakıldığında son derece dikkat çekici verilerle karşılaşıyoruz… Suça sürüklenen çocukların yüzde 89’u 15-17 yaş arası. Yüzde 51’i okulu terk etmiş. Burada eğitimin önemi kendini hemen gösteriyor. CHP’li vekil Ali Öztunç’un Meclis’teki konuşmasında yaptığı tespit gayet yerinde. Mesele sadece eğitim veya oyunlarla sınırlı değil. Mesele millî güvenlik meselesi. Öztunç’un ifadesiyle “Bu sorun yeni nesil bir sorun…” Millî Eğitim ve İçişleri Bakanlıklarının ortaklaşa hayata geçirmek için çalıştığı yedi katmanlı yeni model ve yapay zekâ desteğiyle duruma müdahale gibi yeni tedbirlere eyvallah. Ancak bunlar da yetmez. Çünkü aileden başlayan ve sonra okula ve bütün topluma yayılan sıkıntılar çok büyük. Özellikle parçalanmış aileler… Çocukları en fazla perişan eden ve korumasız bırakan mesele parçalanmış veya parçalanmamışsa bile huzur ortamından uzaklaşmış aileler… Boşanma istatistiklerindeki rakamlar ürkütücü boyutlarda. Küçük çocukların zararlı oyunlardan etkilenmesini konuşuyoruz bol bol. Lakin yetişkinleri yoldan çıkaran zararlı program (bilhassa bazı kadın programları) ve dizileri acaba yeterince ve doğru biçimde konuşup tartışıyor muyuz? Sosyal çevre, okuldan kopuş ve dijital alışkanlıklar çocukları hiç istenmeyen yerlere sürüklüyor. Ama beri tarafta da çocukları yönlendirecek ve doğru-yanlış karşısında yol gösterecek ebeveynlerin ne derece sorumluluk yüklendiği konusunu da irdelemeliyiz değil mi?

Netice; yeni nesli sorunlarla baş edemezsek daha yeni nesil dertlerle baş başa kalabiliriz!..

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...