Oyunun kişileri, sıradan bir aile. Bir koca, karısı ve kaynanası... Başımızı çevirdiğimiz her yerde, nice örneklerini gördüğümüz kişiler. Yazar, bu muhayyel -veya gerçek- ailenin kimliğinde, bütün insanları, nerede ve kim olursa olsun, bütün toplumu hicvediyor. Yüzümüze gülen, dostluk, arkadaşlık, kimlikleri içinde portreler çiziyor. Evin erkeği Frank bir gece iş arkadaşını eve konuk olarak getirir. Ve kapıdan girdiği an, Frank''ın kişiliği de, inançları da bir an içinde değişir. Ve Frank, içinde var olan husumet ve kıskançlığı, insanlara karşı olan güvensizliğini yüksek sesle söyler. Ve yazara göre, söylediklerini gene yalnız kendisi duyar.. Bu kimliği, yaşadığımız bu rezil, bu bencil dünyanın her köşesinde bulabilirsiniz. Ama bu toplum ve kişiler hakkında yapılan beyan, kısa sürüyor, Frank gene eski hâline dönüyor. Gene toplumda var olan riyakâr maskesini takıyor. Frank''ın uğradığı bu değişim, sırayla evvelâ konu Henry''ye geliyor. O da kimsenin duyamayacağına inandığı bir ortamda, Frank hakkında da, sonra Frank''ın eşi Donna hakkında da düşüncelerini söyler, sonra kaynanaya sıra geliyor. Ama konuşmalar sırasında yüzleri örten; muhatabını ve konu ettiği kişiyi aşağılayan tavrı sona erince her zaman olduğu gibi gene aldatıcı bir tebessümle insanları aldatmaya çalışan, yüzleri örten dostluk maskesi beliriyor. Ve böylece bilinçaltında bastırılmış fikir ve düşünceler, bütün inançlarıyla bilinçüstüne taşıyor. Hedef insanoğlunun ikiyüzlülüğü, yalancılığı ve benzeri duyguların varlığı.. Ve böyle insanın, gerçeğe benzeyen çizgilerle yapılmış mükemmel bir karikatürü. Ve sohbet ve arkadaşlık süresi uzayınca, gizli kalması gereken duygu ve olay da ortaya çıkıyor. Ve bir an sonra Frank''ın bastırılmış bir cinsel dürtüsü de beliriyor. Bir eşcinsellik saplantısı, muhayyel bir yatak sahnesiyle beliriyor. Olaylar ve olayların kişiler üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri, zaman zaman bireylerin kısa monologlarıyla da geliyor. Eşini seven Donna, kendisiyle iş görüştüğü George''la hiçbir zorlama olmadan cinsel ilişkiye girdiğini Frank''a açıklıyor ve oyun da, bir tür "Sağırlar Diyaloğu" içinde sona eriyor.
Oynayanlar ve Reji Yorumu da, oynanması da çok zor olan bu oyun son derece mükemmel. Ferhan Şensoy, yürekten alkışladığımız bir üslûpla sahneye koymuş. Kişileri konuşturmak ve düşüncelerini, canlı ve hareketli bir çerçeveye yerleştirmek, bir anlık tereddüt ve gecikmeyle, oyunun büyüsü bozulabilir de.. Aynı ifadeyi bütün sanatçılar için de söyleyeceğiz. Özellikle Frank ve Donna, muhteşem birer portreydi. Mesela Kaynanada Celâl Erk, sonra Tamer Karadağlı ve Sermiyan Midyat da öyle. Oyunun yardımcı ögeleri de mükemmeldi. Kutlamak isteriz. Yazan: Steven Berkoff Çevirenler: Hâluk Bilginer-Ferhan Şensoy Yöneten ve Dekor: Ferhan Şensoy. Bak: Psikiyatri Lugatı, Prof. Dr. Adnan Ziyalar

