Bu yıl, üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Boğaziçi Festivali''nin ilk gecesini, gururla, erişilmez bir hazla izledik. Gecenin programında, sunulacak etkinlikler sıralanmıştı. Biri diğerinden farklı, dokuz ayrı gösteri sıralanmıştı. Ve belirli bir zaman dilimi içinde, kısıtlı bir dönemde, bunun nasıl gerçekleşeceğini düşündük. Herbirinin sahne alması; sonra bir başkasının gelmesi zaman alacaktı. Açık hava merdivenlerine geldiğimiz zaman, sahne tamamen iskemlelerle dolmuştu. Ortada bir şef masası vardı.. Ve dakikalar sonra, sahne yavaş yavaş dolmaya başladı. Evvelâ, CRR Orkestrası elemanları geldi. Fonda, tam perdenin önünde, Kültür Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Musikisi Topluluğu, tam önünde CRR Orkestrası Korosu.. İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi Korosu, Saint Esprit Latin Katolik Kilise Korosu, Los Paşaros Sefraidis, Taşkın Savaş Müzik Topluluğu ve Yarkın Türk Ritm Topluluğu. Mehter marşları, klasik Türk müziği her biri bir başka kutsal inanca mensup gruplar tek bir şef altında toplanmışlardı. O vakit, bu beraberliğin, bir arada oluşunun muhteşem ifadesine tanık oldu, Osmanlı İmparatorluğu''nun simgesiydi.
Orkestra Şefi, Orhan Şallıel''di.Son derece dinamik bir sanatçı. Müzik çevresinde "Hiperaktif" olarak tanınan genç bir şef. Neler dinledik, şarkılar, ilâhiler ve Ahmet Özhan..
Bütün bu güzellikler içinde bizi son derece mutlu eden iki sanatçıdan söz etmek istiyoruz. Genç bir tenor mikrofona geçti. Ermeni asıllı bir sanatçı. Mükemmel Türkçe''siyle Itri Efendi''nin o meşhur şarkısını söyledi. Sanatçının adı: Arsi Edirneli... Beste Itri, güfte Nef''î. Usulü aksak....
Tûti-i mûcize gûyem ne desem lâf değil,
Cerh ile söyleşemem âyinesi sâf değil...
Ve genç tenor, bu eski dil ve üslûpla yazılmış şarkıyı mükemmel icra etti. Gecenin bir başka güzelliği, adını öğrenemediğimiz bir ney ustası, bize, Klasik Batı Müziği''nin bestecilerinden Frans Schubert''in romantik, duygusal eserlerinden biri olan ve kendi adıyla anılan Serenad''ını zevk içinde dinletti, uzun uzun alkışlandı. Ve gene o akşam Verdi''nin çok sevilen operalarından biri olan Nabucco''dan çok sevilen ve çok dinlenen Esirler Korosu''nu kozadan dinledik.
Değişik inançların, müziğiyle, şarkısıyla, korosuyla ve tek bir şefin yönettiği, yaşattığı harikûlade bir birlik içinde sunuluşu, gerçek bir hoşgörü imparatorluğunun şiirsel örneğiydi.
Bu gecenin Genel Sanat Yönetmeni Arda Aydoğan''ı, prova müddeti hariç, üç saati aşan bir zaman içinde, bu muhteşem orkestrayı yöneten Orhan Şallıel''i, Genel Sanat yönetmeni Şenol Demiröz''ü de kutlamak istiyoruz. Bu arada, maddi, manevi ağır bir yükü taşımak cesaretini gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna''yı saygı ve takdirle anacağız.

