Kaydet
a- | +A

Süper Kupa’nın yarı finalinin ilk maçında G.Saray, Osimhen’siz kalmış olmasına rağmen Trabzonspor’u resmen dağıttı.

Fatih Tekke’nin takımı, özellikle savunmaya dönüşlerde hem ciddi alan kararsızlığı ve rakip takibi zayıflığı sergiledi. G.Saray, savunmadan çıkarken hep ayağa topla kendi alanını bitirip rakip alanda ön taraf aksiyonlarını zenginleştirmeye çalıştı. Sarı kırmızılıların bu dört golü de hem hazırlanışı hem pas servisi hem de fileleri havalandıran isimlerce çok şık organize edilmişti.

Ben en çok bu zenginlikte İcardi gol atmayacak mı diye merak ediyordum ama maçın sonlarına doğru pozisyonu çok iyi takip eden usta golcü “Merak etme atacağım” mesajı veriyordu.

Trabzon tutunamadı

Trabzonspor 55. dakikada Augusto ile durumu 2-1’e getirirken kafalara da bir soru işareti oturtuyordu; “Acaba en azından maç uzatmaya gidebilir mi?” diye. Ama Trabzonspor, G.Saray kadar organize oyun oynamaktan çok mahrumdu. Koşarak, çalışarak, teknik kapasiteyi rakibin oturmuş yıldızlarla dolu takımını pek de durdurmak kolay olmuyordu. Şimdi bakalım G.Saray’ın finalde rakibi kim olacak? Sanıyorum, final maçı izlenmekten büyük zevk duyulacak bir oyun olacaktır. Maçların oynandığı yerleri seçmek Gaziantep ve Adana gibi doğru bir karar oluyordu bunun da altını çizmek de yarar var.

Yerliler işbaşında

G.Saray’da Torreira’nın yedek kulübesinde kalışı İlkay ile kapatılmak istenmişti ama pek de etkili olduğunu söyleyemem. Kaleci Uğurcan yeniden eldivenlerine kavuşurken iki tane de müthiş kurtarış yaptı.

G.Saray’da Barış, Eren ve Yunus’un golleri tabelaya yansırken Okan Hoca herhâlde şunu demek istiyordu, “Benim yerlilerim de çok işe yarar.” Trabzonspor’a bakarsak ben Ozan’ın öyle arkalarda bek oynamasına biraz şaşırıyorum. Bir de dikkatimi çeken dün akşam Muçi gibi hayli etkili olan bir oyuncunun neredeyse sesinin hiç çıkmamasıydı.

Maçın adamı: Barış Alper

Kemal Belgin'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR