Kaydet
a- | +A

Bir ülkenin ekonomisinde, ihtiyaç ve problemlerinin devamlı olarak araştırılması ve bilinmesi çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu konuda hükümetlerin elinde Devlet Plânlama Teşkilatı''nın dışında çeşitli istişare organları ve imkânları vardır. Bunları şöylece sıralayabiliriz:

Üniversiteler, yüksek okullar, iktisadi olsun olmasın tüm mesleki teşekküller, sendikalar, partiler, basın, konusu iktisadi olan kongreler ve toplantılar.

Bütün bu saydığımız unsurlardan gelen seslere devamlı olarak kulak vermek, bunları değerlendirmek hükümetler için çare bulmada büyük önem taşır.

Yapılan kongreler, seminerler, sempozyumlar, tertiplenen paneller, basında çıkan ekonomik haberler, yazılar, açık oturumlar, mesleki kuruluşlarda belirlenen görüşler, ihtiyaç ve problem tesbitinde olduğu kadar tedbir üretmede ve çare bulmada büyük yarar sağlarlar.

Bugün yukarıda belirttiğimiz unsurlar sayesinde ülkemizde giderek gelişen bir istişare ortamı oluşturulmuş bulunmaktadır. Artık Türkiye''de ekonomik hayatın her parçasının rahatlıkla tartışılabileceği bir bilgi ve tecrübe ortamı teşekkül etmiştir. Bu belli bir entellektüel düzey yüksekliğinin işaretidir. Bundan büyük bir memnuniyet duymalıyız. Bu vesile ile bir hususa işaret etmek istiyoruz. Problem ve ihtiyaçları belirten beyanlarda daima bir benzerlik ve objektiflik olduğu halde çözüm yolları için yapılanlar arasında gayet tabiidir ki farklılıklar mevcuttur. Bu farklılığın temelinde siyasi görüşler ve mesleki menfaatler şüphesiz büyük bir rol oynar. Ama, bir gerçek var ki yukarıda belirttiğimiz gibi problemleri ve çareleri daima kamuoyuna yansıtacak bazen tek taraflı olsa da çok yararlı bir diyalog mekanizması işlemektedir.

Bu gelişme kolay olmamıştır. Geriye baktığımız zaman bazı olaylar, insana ülkemizin nerelerden gelip, nereye ulaştığını göstermesi açısından çok ilginç görünmektedir. Mesela 3 Ocak 1947 tarihli Cumhuriyet Gazetesi''nde özetle aşağıdaki haberin yer aldığını görüyoruz.

"İşadamlarımızdan Sn. Vehbi Koç, dün Amerika''dan dönüşünde çok önemli bir beyanat verdi. Kendisi, ülkemiz iktisadi hayatının gelişmesi bakımından şu noktalar üzerinde durdu:

1. Memleketimize yetenekli ve bol miktarda yetişmiş insan gerekmektedir. Bunun için bilhassa, Amerika''ya çok sayıda öğrenci göndermeliyiz.

2. Ülkemizin iktisadi yönden gelişmesi için Amerikan sermayesi getirilmesinde yarar vardır.

3. Mali imkanlarımız sınırlı olduğu için herşeyi birden yapmaya kalkışmak yanlış olur. Bunun için sanayileşme programımızı gözden geçirmeliyiz.

4. Türkiye''nin propagandasını yapmada çok geriyiz. Bu konuda gerekenleri yapmalıyız.

5. Formalitelerimiz çoktur. Bunları azaltmalıyız.

O zamanın şartları içerisinde bir Türk işadamının bu demecinin basında yer alışı çok önemli bir olaydı ve hükümetle birlikte kamuoyuna ekonomik bir alanda verilmiş bir mesajdı. Halbuki şimdi, aşağı yukarı her gün bir işadamımız ekonomik alanlarda kendi görüş ve düşüncesini dile getirmektedir. Bu sebeple kamuoyu, devamlı olarak bir ekonomik tartışma atmosferi ile dolup taşmaktadır.

Kanaatimizce bu tartışmalar yığınından iyi bir şekilde faydalanmakta ekonominin idaresi bakımından büyük yararlar vardır. Sonuç olarak, iktisadi istişare imkanları adı altında toplayabileceğimiz faaliyetlerden memleketimizin faydalanabilmesi için bakanlıklarımızın ve kamu kuruluşlarımızın bu konuya daha fazla önem vermelerinde büyük yarar görmekteyiz. Bunun için de araştırma, planlama ve koordinasyon (APK) birimlerinden daha fazla istifade etmeye gayret etmeliyiz.