Sekizinci 5 yıllık kalkınma plânı, Plân ve Bütçe Komisyonu''nda görüşülmeye başlandı. Ülkemizin ekonomik hayatı açısından 5 yıllık kalkınma plânı kavramı; büyük mana ifade etmektedir. Plân fikrinin ülkemizdeki başlangıcı 1922 yılının Mart ayında Büyük Millet Meclisi''ni açarken söylediği şu sözlerdir:
"Bundan sonra iktisat politikamızda teşkil etmiş olduğumuz bu temel esaslara uygun olarak hazırlanacak bir plana göre Bakanlar Kurulumuzun uygulamaya geçmesini bekliyoruz."
Bu konuşmadan sonra plânla alâkalı çeşitli merhalelerden geçildi ve 1963''ten itibaren de 5''er yıllık planlar uygulanmaya başlanıldı.
Ülkemiz açısından plan denilince; "yapıldı ya da bizde de var" denilsin diye düzenlenen bir doküman akla gelmemelidir. Aksine ülkemizin kalkınması için yol gösterici hatta bazen emredici bir kurallar toplamı düşünülmelidir.
1950-1960 dönemindeki kalkınma arzusuna yönelik fakat olumlu sonuç meydana getirmeyen gayretlerden sonra 1960 ihtilâlini müteakip ekonomik açıdan lüzumunun hissedilmesi dolayısıyla Devlet Plânlama Teşkilatı kurulmuş ve plân çalışmalarına başlanmıştır. Bu çalışmalarla, zamanın Başbakanı İsmet İnönü gerçekten plân fikrine ve bunun ciddiyetle uygulanmasına sahip çıkarak bize göre ekonomik hayatımızda büyük bir devrim yapmıştır. Sonra 1965''te iktidara gelen Süleyman Demirel de 1971''e kadarki iktidarı sırasında aynı ihtimamı göstermiş, fakat 1975''ten sonra kurulan, Milliyetçi Cephe Koalisyonlarından itibaren plâna verilen önem iç siyaset ortamındaki bozulma sebebiyle yoğunluğunu kaybetmiştir. Şimdiki koalisyon hükümeti zamanında, enflâsyonla mücadele gayretleri içerisinde bunun bir aleti olarak da düşünülebilen plân; yeniden önem kazanmış ve sekizinci 5 yıllık plân bu atmosfer içerisinde hazırlanmıştır. Halen müzakeresi yapılan plân metninden evvel 1 Haziran 2000 tarihli Resmi Gazete''nin mükerrer nüshasında "uzun vadeli gelişmenin (2001-2023) ve sekizinci 5 yıllık kalkınma plânının (2000-2005) temel araçları ve stratejisi Bakanlar Kurulu kararı olarak yayınlanmıştır. Bunda Cumhuriyetin 100. yıldönümü olan 2023 yılında varılması mümkün görülen hedefler yer almaktadır.
Benzer doküman dördüncü 5 yıllık plânla birlikte de 1995 yılı hedef alınarak hazırlanmıştı.
Bu dokümanda 1970''te 1.5 milyon ton olan demir-çelik üretimi 1995''te 20 milyon tona, çimento üretimi 6.4 milyon tondan kırk milyon tona, kağıt üretimi 151 bin tondan, 4 milyon tona, elektrik üretimi 8.6 milyar Kw-saatten 125 milyar Kw-saate çıkarılması hedeflenmişti. Bu hedeflere mukabil 1995''te demir-çelik üretimi yaklaşık 13 milyon ton, çimento üretimi 33 milyon ton, kağıt üretimi 1 milyon 235 bin ton, elektrik üretimi 86.2 milyar kw-saat olarak gerçekleşmişti.
Yaptığımız incelemede elde ettiğimiz bilgilere göre, yukarıda verdiğimiz misallerde olduğu gibi 1973''te 1995 için düşünülen hedeflerin pek çoğu gerçekleşmemiş bulunmaktadır. Bu gerçek durum gösteriyor ki, doküman hazırlamak değil bunların tutarlı olması ve gereklerinin yerine getirilmesi önemlidir. Ancak bu arada ülkemizi geçmişte sıkıntıya sokan terör olaylarını da hesaba katmamız gerekmektedir.
Kanaatimizce plân sonuçları iyi değerlendirilerek gereken dersler alınmalı, dolayısıyla hangi alanda yanlışlık yapıldıysa bunların tekrarlanmamasına siyasi iktidarlarca önem verilmelidir.

