İç ve dış sorunlar; ağzımızın tadını bozmamış olsa, her türlü aksiliğe ve aksaklığa rağmen, moralle yoğrulmuş halkımızın yüzü pek asılmazdı. Hatta, moral temeline, mizah unsuru da yüklenince, hepimiz bir "Nasreddin Hoca", "Bal Mahmut" veya günümüzün "hizmete özel" kahkaha tufanı Suat Candemir olabilirdik.
İstese de istemese de Geniş halk tabakaları tarafından şimdilik pek tanınmayan fakat özellikle İstanbul''da popüler olan Suat Candemir''e istese de, istemese de "Bal Suat" demek cüretini gösteriyoruz. Her şeyden önce; bir zamanların fıkra, daha doğrusu "nükte" kralı Bal Mahmut''un ruhunu şad ederiz. Sonra, Suat Candemir ile eski yıllara dayanan arkadaşlığımıza dayanarak, adının önüne "Bal"ı ekliyoruz. Aslında, Suat''ın ağzından da bal dökülürcesine kelimeler hız ve ahenk alıyor. Suat Candemir''i afedersiniz "Bal Suat"ı 1981''li yıllarda Kınalıada''da tanımış ilk nazarda da, son derece "itici" olarak değerlendirmiştik. Zaman içinde, Suat''ın hazır cevaplığı, espri kabiliyeti ve organizasyon mahareti, onu popüler hale getirmişti.
İçimizden biri "Bal Suat" içimizden biri. Hali vakti çok yerinde olmamasına rağmen, bir "milyarder gibi" yaşantısı var. Zaten "gönlü de zengin" bir yaratılışa sahip olan "Bal Suat" aslında klasik bir Türk tipini sergiliyor. Ağır siyasi atmosferde geçen bir haftanın sonunda, milletimizin kahkahalar atmasa bile gülümsemeye ne kadar ihtiyacı olduğunu düşünürken "Bal Suat" imdadımıza yetişiverdi. Rahmetli Turgut Özal''ın keşfettiği hatta özenle lanse ettiği "Bal Suat"ın bütün hüneri, halkı çok iyi tanıması ve aktüaliteyi yakından takip etmesi...
2 bin fıkra "Bal Suat"ın dağarcığındaki iki bin kadar fıkranın belki çoğu hal-i perişanımızı veya manzara-yı umumiyeyi anlatır. "Bal Mahmut"un fıkraları da aynı çizgideydi. Ancak, geniş halk tabakalarını pek ilgilendirmezdi. "Bal Suat" fıkrayı yerine göre anlatırken, belki de ciltlere sığmayan görüşleri belirtir. "Bal Suat"a "Nasıl geçiniyorsun?" "Ne zaman çalışıyorsun?" diyene cevabı gayet kısa, kesin ve anlamlı olmuş: "Yazın çalışmam, kışın ise hiç çalışmam" Bu cevapta, Türkiye''nin bilinip de, izah edilemeyen kaç bin motifi yatıyor. Aslında "Bal Suat"ın işi-gücü de var... Fakat, popülaritesi işini gölgelediği için, büyük iş toplantılarında, güzide düğünlerde, aile sohbetlerinde baş konuk oluyor.
Huysuz Virjin''le "Bal Suat"ın koskoca Huysuz Virjin''i sahnede zor durumda bıraktığını duyunca pek şaşırmamıştık. Çünkü, "Bal Suat" fıkra anlatımının yanısıra, zekasından fışkıran benzetmeler, yakıştırmalar ve taşlamalarla geleneksel Türk mizahından örnekler sergiliyor. Suat Candemir''e "Turgut Özal''ın baş fıkracısı" diye takılan Huysuz Virjin''e, sahnede verilen cevap "Bal Suat"ın ne keskin bir mizah anlayışına sahip olduğunu gösteriyor; "Halkı eğlendirmek için kadın kılığına girmektense, Özal''ın fıkracısı olmayı tercih ederim."
Hep gülelim "Bal Suat''ın çağrıştırdıkları arasında Türk milletinin gülmeye ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kere daha düşünüyoruz. Gerçekten de, "gülme" "kahkaha atma" halkı sorunlarından bir nebze olsa da uzaklaştırıyor. Rahmetli Kemal Sunal''ın filmlerinin neden bu kadar tutulduğunu, izlendiğini, anlayamayanlar halkımızın içinde bulunduğu psikolojik durumdan da habersizdirler sanırız. Bu yüzden diyoruz ki, toplumumuzun daha çok "Bal Mahmut"lara, "Bal Suat"lara ihtiyacı var...

