Kaydet
a- | +A

Dünyamızla birlikte, Türkiye''de de, 2000 yılından 2001''e girişin hummalı faaliyetleri yaşanıyor. 2000 yılında "milenyum"un tadına varan dünyamız, 21''inci yüzyıla girmeye hazırlanırken, Türkiye''de hâlâ kavram kargaşaları oluyor, çifte standartlar uygulanıyor ve hukukun uygulanış şekli tartışılıyor. 21''inci asra, şu kadar sayılı gün varken, gittikçe globalleşen dünyaya ayak uydurmanın zorlukları çekiliyor.

Asgari müşterekler Oysa, her şeyden önce, "asgari müşterekler"de buluşmamız gerekiyor. Bu "mecburiyet" kendini o kadar hissettiriyor ki, bir bakıma "uzlaşma" anlamına gelen süreç, ister istemez hükmünü icra ediyor. Yani, bütün kargaşalara ve sözünü ettiğimiz kavram kargaşası, çifte standartlar ve hukukun uygulanış biçiminin tartışılmasına rağmen Türkiye, 21''inci yüzyıla giriyor.

Sancılı ve telaşlı Hummalı bir şekilde hazırlanmamıza rağmen yeni asrı, "sancılı" ve telaşlı bir halde bekliyoruz... Birbirimizden, siyasi partilerden, işçi ve işveren kuruluşlarından, hükümetten, Çankaya''dan beklentilerimiz var. Ordumuzun, endişelerini ortadan kaldıracak iyileştirmeler bir türlü gerçekleşemiyor. Üstüne üstlük, gelişmeler ve ufukta görünen dayatmalar, Türk Silahlı Kuvvetleri''nin Avrupa Birliği ile ilgili tereddütlerini bir türlü gideremiyor. Nitekim, Harp Akademileri''nin 2000-2001 Eğitim ve Öğretim Yılı açılış töreninde, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Nahit Şenoğul''un "Bizleri, vatan ya da AB tercihine zorlamayın" şeklindeki sözleri, bir bakıma ordumuzun içinde bulunduğu iklimi sergiliyor. Zaten, TSK''nın Avrupa Birliği ile ilgili çekinceleri olduğu da, Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz tarafından açıklanmış ve tekzip edilmemişti.

Dikkatli olmak Avrupa Birliği''ne tam üye olmanın hayati önemi ortadayken, TSK''nın uyarılarına kulak asmadan yapılacak herhangi bir girişim veya atılacak adımın doğurması mutlak olan sıkıntılar, hiçbir zaman gözardı edilmemeli. Bakınız, asker açık açık görüşlerini deklare ediyor. Ordumuzun öne sürdüğü mahzurları gidermeden veya Avrupa tarafından yapılmak istenen dayatmaları izole etmeden, AB''ye giden yolun sakıncaları şimdiden görülmeli.

TSK''nın hassasiyeti Kaldı ki, ordunun başka rahatsızlıklarını da ortadan kaldırmanın tam zamanını yaşıyoruz. Kara Harp Okulu''nda dün konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hilmi Özkök''ün uyarıları, TSK''nın hassasiyetini yeniden gündeme getiriyor. Olayları, gelişmeleri, demeç ve konuşmaları gayet serinkanlı bir şekilde değerlendirip, "asgari müşterekler"de buluşmanın çareleri mutlaka bulunmalı.