Kaydet
a- | +A

Kim ne derse desin; Galatasaray''ın Kopenhag''ta "final" oynaması her şeyden önce,Türkiye''nin çok etkili bir tanıtımı olmuştur sanırız.

Gerçekten de; kelimenin tam anlamıyla Türkiye Avrupa Birliği''ne "sportmence" bir giriş yaptı.

Böylesine, etkili yaklaşım ve girişimlerden sonra, AB''ye "resmen" girişin de yolları aralanıyor.

Eğer gözlerimizle görmeseydik kesinlikle inanmazdık.

Danimarka''nın başkenti sanki bir Türk şehri olmuşçasına hareketlilik ve coşku içindeydi.

Hatta bir gece önce, çıkan kavgalarda kan dökülmüş olmasına rağmen, tansiyonun dengesi kendiliğinden denetim altına alınmıştı.

Sanki Taksim Meydanı taşınmıştı.

Zaten seyrek de olsa, dönerci ve pizzacı Türk bayrakları asılı dükkanlara da rastlanıyordu.

İstanbul ile Kopenhag arasında kurulan hava köprüsüyle 12 bin futbolseverin geldiği belirtiliyor.

Statta ise, en az 15-20 bin Türk seyirci olduğunu tahmin edenler vardı.

Böyle bir "uluslararası ilişki"nin televizyon boyutunu da hesaba kattınız mı, artık siz varın hesaplayın elde edilen tanıtımı.

Maça gelince...

Tabii ki, Spor Servisi''ndeki değerli arkadaşlarımız, bunu objektif bir şekilde değerlendirecekler.

Sadece, netice önemli değil, Galatasaray''ın UEFA Kupası Finali''ni oynaması bile başlıbaşına, sportif bir

başarı değil mi?

Belki de, yıllarca beklemeden sonra elde edilen bu platformun parlaklığı bazılarımızın gözünü kamaştırabilir.

Değerlendirmeyi bu temel görüş üzerine kurmak gerekiyor.

Söz maçtan açılmışken;

Biliyor musunuz, mesleğe spor muhabiri olarak başladığımızı.

...Ve, geçmiş zamanda, Bağdat''ta oynanan Türkiye-Irak Milli maçını takip eden tek Türk gazetecisi olduğumuzu...

Yıllar sonra, yine bir yabancı ülkede, şimdi bir Türk futbol takımını izlemek ne güzel şey...