Kaydet
a- | +A

Elde edilen ekonomik ve politik olumlu gelişmelere paralel olarak polisin ard arda başarıları dikkati çekiyor. Ne var ki, artık bir tedirginlik de yaşanıyor. Herşeyden önce, pazar gününden beri milletçe iştigal ettiğimiz, heyecanlı polisiye olaylarının gittikçe karmakarışık bir hal almasından kuşkulandığımızı belirtmeliyiz. Gerçekten de, Mumcu suikasti ile ilgili gelişmelere, yayın yasağı getirilmiş olmasına rağmen, sadece polisin sahip olması gereken bilgilerin hatta ifadelerin çarşaf çarşaf yayınlanmasının izahını yapamıyoruz. Maşallah polis kevgire dönmüşçesine, haberleri adetâ sızdırıyor, yasaklama dinlemeyen medya organları da, veryansın yayının dozunu artırıyor. Artık, herşeyin teker teker ve kesin bir şekilde açıklanmasının zamanı gelmiştir sanırız. Her ne kadar, tahkikatın selameti bakımından, ek gözaltı süresi bahis konusuysa da, olayın serinkanlılıkla masaya yatırılmasının tam zamanını yaşıyoruz.

Terör zirvesinden sonra Gerçi, dün Ankara''da yapılan "Terör Zirvesi"nden sonra etraflıca bir açıklama yapılması beklenmiyor değildi. Fakat "nedense" yapılmadı. Ancak, polisin büyük başarısını, muhtemelen rayından saptırılmış, çeşitli senaryolarla öğrenen hatta ezberleyen kamuoyuna yapılacak açıklamanın "tatmin edici" olmamasından korkuluyor. Diyeceğimiz şudur ki, eğer bombayı koyan veya birinci elden koydurtan kişilerin, sadece tesbit edildiği fakat henüz yakalanamadığı öne sürülürse, hayal kırıklığı büyük olur. Çünkü, yediden yetmişe bütün Türkiye, menfur suikastin asıl faillerinin yakalandığı inancını taşıyor. Üstelik, faillerin derhal cezalandırılacağına da şartlanmış bulunuyor. İşi daha da büyütmeden, dal budak salmadan, olduğu gibi açıklamanın uzaması halinde, yeni yeni senaryoların etrafı kaplayacağından ve beklentinin daha da boyutlanacağından kimsenin şüphesi olmasın.