Kaydet
a- | +A

Teröristbaşı Öcalan''ın İmralı''daki duruşmasının, ilk 5 günün sonunda "hassas" bir döneme girildiğinin bilinci içinde, her bakımdan çok dikkat edilmesi gereğinin altını çizmek istiyoruz. Her şeyden önce, 30 bin kişinin ölümü ile ilgili davanın, siyasi bir platforma çekilmek istendiği hiç gözden kaçmamalı.

Davranış ve sözleriyle; çelişkili, manidar ve çoğu vakit kanlı örgütün propagandasını içeren tutum sergileyen Öcalan''a verilecek en ufak bir tavizin, telafisi mümkün olmayan neticeler doğurabileceği de unutulmamalı.

Tabii ki; Türk milleti adına karar veren Devlet Güvenlik Mahkemesi''nin hukuk kurallarını uygulamasına hatta zaman zaman aşırıya kaçan hoşgörüsüne diyecek bir şey olmamalı. Ancak, her ne kadar dünyanın gözü İmralı Adası''nın üzerinde ise de, Türk milletinin ve özellikle şehit ailelerinin sabrının taşırılmaması gerekmiyor mu?

İNFAZ TARTIŞILMAMALI Galiba, en büyük hata, teröristbaşına verilecek cezanın tartışılma konusu yapılmasında yatıyor. Mahkemenin vereceği cezanın infaz edilip edilmeyeceğinin şimdiden münakaşasında bulunmak, hem yargıya, hem de Meclis''e gölge düşürebilir. En önemlisi, bu "hassas" durumun, tabii seyrini tıkayabilir.

Oysa, yürürlükteki yasalarımız neyi emrediyorsa, otomatikman gerçekleşmeli. Hiç yeri yokken, lüzumsuz tartışmalar, tahminler hele devletin bir pazarlık içinde olabileceği ön yargılarının tahribatı gerçekten de büyük olur.

Sürece serinkanlılıkla bakıldığında, İmralı Adası''nda adil bir yargılamanın yapıldığı, teröristbaşının bütün çabalarına rağmen, suçunu itiraf ettiği, ancak çeşitli taktikler peşinde olduğu görülür.

Önümüzdeki salı günü, savcılık ek iddianamesini okuyacak ve belki sanık ile avukatları ek savunma için süre isteyecekler.

Ek savunmasının yapılmasından birkaç celse sonra da, karar aşamasına ulaşılacak. Gerçi, teröristbaşı, kanlı örgütü PKK''nın bağlantıları, gördüğü yardımlar ve özellikle uyuşturucu madde trafiğindeki rolü ayrıntılı olarak anlatmış ve itiraf etmiş değil. Ne var ki, davanın açılışı ile ilgili iddialar, subuta şimdiden ermiş durumda.

Tıpkı, Diyarbakır''da yapılan muhakemede olduğu gibi İmralı''da da kararı beklemekten başka bir girişim gündeme getirilmemeli.