Kayıtsız kuyutsuz en önemlisi imzasız Şarm El-Şeyh anlaşmasının yürümeyeceğini dün belirtmeye çalışmış ve bölgede özellikle Hamas gibi radikal örgütlerin mücadeleyi bırakmayacağını ifade etmiştik. Aynen de öyle oldu. Aslında bu sözde anlaşmanın uygulanabilmesi için daha fazla zamana ihtiyaç olduğu gerçeğini de unutmadan, Ortadoğu''da suların kolay kolay durulmayacağını söylemek mümkün
Misilleme Dünkü bilançoda kanlı eylemlere rastlanmadı. Ancak, Hamas ve benzeri örgütler anlaşmayı tanımadıklarını defaatle tekrarlıyor ve bir eylem fırsatı bekliyor. Ne var ki; Hamas ve benzeri örgütlerin eylemleri karşısında, İsrail''in yine çılgınca misillemesi de bekleniyor.
İşin en can alıcı noktası ise, şimdiden sonra yapılacak bir İsrail misillemesinin, "meşru" zemine oturtulması daha kolay olacak.
Dünya kamuoyu Belki de Şarm El-Şeyh anlaşmasının en püf noktası bu. Arafat, ne yazık ki bu anlaşmayla daha doğrusu zoraki lanse edilen bu şartlarla daha başlangıcında güç durumda kalırken yakın zamanda da büyük bir çıkmaza girebilir. Yıllar yılı Filistin davasına gönül vermiş ve onbinlerce kişinin sevgisini kazanmış bir liderin böylesi bir anlaşmayla zor duruma düşmesi aslında dengeleri de alt üst ediyor.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, dünya kamuoyu Ortadoğu''da bir anlaşmanın yapıldığını ve bir barış sürecinin başladığını sanıyor.
Oysa bu anlaşmanın zaten yapılış şeklinden itibaren hiçbir temeli ve gelişmelerden ötürü uygulanır tarafının olmadığı şimdi anlaşılıyor. Ne var ki; dünya kamuoyunun, Filistin''in direnişini zaman zaman sempatiyle karşılama süreci de aksine dönüşebilir. Çünkü herhangi bir Hamas eyleminde, barışı bozan tarafın Filistin''in olacağı kanısına rahatlıkla kapılabilir.
Bu da hem Yaser Arafat''ı hem Filistin''i güç durumda bırakabilir.
BM kararları Şimdiye kadar, Birleşmiş Milletler''de alınan kararlar, İsrail''in işgal ettiği bazı Arap topraklarını terketmesi ve Filistin''e hayat hakkı tanınması kapsamındaydı. Ancak her seferinde bu tür kararlar İsrail tarafından ya kabul edilmiyor ya da görmezlikten gelinerek uygulanmıyordu. İsrail''in böylesi tutumu ise dünya kamuoyunda hem tedirginlik hem de hoşnutsuzluk doğuruyordu.
Şarm El-Şeyh anlaşması Birleşmiş Milletler kararlarını unutturacak bir atmosferi ortaya atması bakımından da Filistin aleyhine bir süreci başlatıyor.
Bekle ve gör İsrail imzasız anlaşmadan aldığı güçle Filistin''in hatasını kollamakta ve şimdiye kadar verdiği tavizleri de unutturacak planlar hazırlıyor.
İsrail''in hedefi, Filistin mücadelesini başa döndürmek ve yıllar yılı çile çekmiş bu halka devlet kurma hakkını tanımama gibi geniş bir perspektif çiziyor.
İsrail''in bu tutumunun, Ortadoğu''da hiçbir zaman kalıcı barışı getirmeyeceği apaçık.
Oysa; İsrail''e de hayat hakkı tanıyan fakat Filistin devletinin de içinde bulunduğu bir Ortadoğu özlemi gerçekçi barışa giden yolun ta kendisi.

