Kaydet
a- | +A

Tahkim kapsamına alınmadıkları için gerçekleşme ihtimalleri ortadan kalktığı iddia edilen projeler 30 milyar dolar kaybı beraberinde getiriyor.

Nedense, hep bindiğimiz dalı kesmeye çalışıyoruz. Hatta çoğu kez büyük uğraş veriyoruz. Devletin hantal yapısı içinde, uzayıp giden kargaşalı yolların üzerinde hep engeller, hep önlemler ve hep handikaplar mevcut. Bakınız, Malatya''da ufak bir yangının sonunda 15 trilyonu aşan bir zararla karşılaşıyoruz. Vergi kaçağından yine trilyonlar heba oluyor. Bu kaçağı tahsil edeceğimiz, özenle toplayacağımıza, yenilerini ihdas ederek, vatandaşı çılgına çeviriyoruz. Her zaman belirtmişizdir, KİT''lerin durumu, özelleştirmenin gerçekleştirilmemesinin faturası hep vatandaşa çıkıyor. Bir bakıyorsunuz, devletin elindeki zarar eden bir kuruluş, özel sektöre devredilmesiyle kâra bile geçebiliyor. Herkesin bildiği veya yaşadığı kim bilir ne kadar çarpıcı örnek var.

ŞİMDİ DE TAHKİM''DEN KAYIP Devletin göz göre göre kaybettiği paralar, yitirdiği imkanlar ortadayken, şimdi de tahkim''den ötürü en az 30 milyar dolar zarardan bahsediliyor. Tahkimle ilgili, anayasa değişikliğinden önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı''nın programa aldığı ve imtiyaz anlaşmalarını imzaladığı irili-ufaklı 200''ün üstünde santral projesine takıldığı öne sürülüyor. Tahkim kapsamına alınmadıkları için gerçekleşme ihtimalleri ortadan kalktığı iddia edilen projeler 30 milyar dolar kaybı beraberinde getiriyor. Peki bu taze, bu güncel gafa hatta dalalete ne demeli? Vatandaşını soğana çeviren bir devletin, 30 milyar doları sokağa atmanın izahını yapmak, abesle iştigal etmektir sanırız. Lütfen, bindiğimiz dalı kendi elimizle kesmeyelim. Kılı kırk yaran ünlü şanlı bürokrasimiz, acaba bu tür hataların işlenmemesi için neden parmağını bile kıpırdatmak ihtiyacını duymuyor.