Önce ekonomik kriz sonra da deprem trajedisinin kasıp kavurduğu Türkiye''de, gündemi nahoş olaylar da işgal edince, üzüntümüz daha da artıyor. İnsan ister istemez; rahatlatacak, güven verecek gelişmelerin özlemi içinde oluyor. Yoksa, böylesine gerilimin sonu, "nice" olur!.. İşte, tam böylesine bir ortam yaşanırken, ta ABD''den gelen sinyallerle gülümsedik. Nasıl gülümsemeyelim ki? Bir yerde; rüyalarımız, hülyalarımız gerçekleşiyor. Her şeyden önce; Bakü-Ceyhan boru hattının, önündeki engellerin teker teker ortadan kalktığının haberlerini alıyoruz; Azeri petrol konsorsiyumunun kilit şirketi BP Amoco, süper projeye destek verdiğini açıklıyor, Rusya da gerçeği kabullenmek mecburiyetiyle karşı karşıya kalıyor.
VE SABANCI ÜNİVERSİTESİ Yeni yüzyılda ülkemizi Avrupa''nın enerji merkezi ve santrali haline getirecek bu mutlu gelişmenin, Sabancı Üniversitesi''nin açılış gününe rastlaması sevincimizi daha da artırıyor. Gerçekten de; daha önce gününü "Merve krizi" ile geçiren Türkiye şimdi "mutlu" olmuştur sanırız. Aslında, bu sevindirici gelişmeler olmasa da, "Merve" gibi hassas olayları yavaş yavaş fakat tamamen gündemden düşürmemiz de gerekmiyor mu? 21''inci yüzyıla yakışan bir üniversitemiz dün kapılarını, ilim ve irfan için ardına kadar açarken, uğraştığımız sorunlara bakınız. Yazık oluyor, ayıp oluyor, günah oluyor. Yüce Allah''a, dualarının kabul edilip üniversitenin açılmasına şükreden Sakıp Sabancı''yı ve ailesini candan kutlamamak elde mi? Üst üste gördüğümüz kâbuslardan sonra, hülyalarımızın, rüyalarımızın gerçekleşmesi, yüzümüzün gülümsemesi ne de güzel şey.

