Kaydet
a- | +A

Kim ne derse desin ve ne düşünürse düşünsün, 57''nci koalisyon hükûmetinin estirdiği rüzgârla, Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin büyük bir ahenk içinde çalıştığı apaçık. Meclis''te bugüne kadar 50 tasarı ve teklifin yasalaştığını belirtirsek, durum kendiliğinden ortaya çıkar. Anayasa değişikliklerinden tutun, halkın yıllarca beklediği önemli sorunlara çözüm getirebilecek yasaları çıkaran TBMM''nin lokomotifinin de MHP olduğu unutulmasın. Gerçekten de; MHP''nin yeterli sayıda Meclis''e girmesinin arkasından da koalisyona ortak olması, parlamentodaki çalışmaların önünü adetâ açarak, yıllarca özlenen bir performans sergilendi.

MHP''nin dirayetli politikasına Başbakan Ecevit''in uzlaşmacı ve ANAP''ın dengeli tavırları da eklenince, umulmadık bir başarı elde edilmiş oldu. BÖYLE BİR MECLİS''İN Doğrusu; böylesine enerjik ve uyumlu bir Meclis''in tatile girmesine insanın gönlü razı olmuyor. Zaten Türkiye''nin içinde bulunduğu sıkıntılar da göz önüne alınırsa, Meclis''in değil tatil yapması, gece-gündüz çalışması gerekiyor. Bu satırların yazıldığı ana kadar, henüz akıbetleri kesin olarak belli olmayan tahkim, sosyal güvenlik ve partiler yasa tasarılarının yanı sıra Meclis''in ele alacağı yığınla sorun mevcut. En azından, yeni bir trafik, öğretim ve af yasalarına ihtiyaç duyulduğu anlaşılıyor. Söz af''tan açılmışken, bazı kaygılarımızı dile getirmekten kendimizi alamıyoruz. Her şeyden önce; şehit yakınlarını tedirgin edecek hiçbir girişime tevessül edilmemesinin gereği üzerinde ısrarla duruyoruz. Gerçekten de, "kaş yapayım derken, göz çıkarma" deyimine paralel düşecek hiçbir tasarı değil Meclis''e akla bile getirilmemeli. Evet, böylesine önemli sorunlar ve gelişmeler varken, Meclis''in tatile girmemesi için, kamuoyu baskısına ihtiyaç duyuluyor. Gerçi gündemdeki tasarıların yasalaşması için, yeni önlemler almışsa da, Meclis''in bu dönem tatil yapmadan, çalışmalarını sürdürmesi Türkiye''ye büyük mesafeler aldıracak, altın bir fırsat olarak değerlendirilmeli.