Neyleyelim ki; bugün de, acı gerçeğe değiniyor ve aramızdan ayrılan duayenimiz Nezih Demirkent''in, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Üst üste tecelli eden vefatlar, gerçekten de bizleri tarifi imkansız elemlere gark ediyor, hayatımızı buruklaştırıyor. Bir hafta içinde İslam Çupi, Ahmet Kabaklı, Yılmaz Gümüşbaş ve Nezih Demirkent''i yitiren medya dünyamızın "tahammül" direnci neredeyse yıkılıyor.
O bir uzmandı Hakk''ın rahmetine kavuşan Nezih Demirkent''in, her şeyden önce yeri doldurulamayan bir "gazetecilik uzmanı" olduğunu kabullenmemiz gerekiyor. Medya dünyasının bütün girdi ve çıktıları, sorunları, zaafları, avantajları, haberleri hatta dedikodu bilgilerine daima sahip olan ve anında haberdar edilen Nezih abi, tam anlamıyla bir enformasyoncuydu. Olayları ve gelişmeleri çok iyi takip ettiği gibi "tahlil" etme kabiliyetine sahip olan Demirkent''in, aynı zamanda iyi bir "arabulucu" ve "çözümcü" olduğu tartışmasız olarak kabul ediliyor. Önemli sorunları, çetrefilli problemleri bile "İcabına bakarız", "çözeriz" diyerek muhataplarını daima rahatlatan Demirkent üstadın, "serinkanlı" tavrını da unutmamak icap ediyor. Rahmetli ile sıkı ilişkiye, Gazeteciler Cemiyeti seçimlerinde girmiştik. Muhalif listeden seçilmiş olmamıza rağmen, "ahenk" içinde Yönetim Kurulu''nda çalışma zemininin oluşturulmasını sağlamıştı. Hatta, muhalefette olmamıza rağmen, Basın İlan Kurumu''ndan Genel Kurulu''na cemiyeti temsilen üye olmamızı desteklemiş, dolayısıyla kurumun Yönetim Kurulu''na seçilmemize vesile olmuştu. Başarılan işin önemini kavrayan bir kişi olarak "Rahmetli Burhan Felek beyin yapamadığını başardın, kutlarım" demekten kendisini alamamıştı.
Basın Konseyi... Basın Konseyi''nin kurulmasında da ön ayak olmuş fakat sonra tercihini Türkiye Gazeteciler Cemiyeti lehine yapmıştı. Nezih Abi ile 2 yıllık yönetim kurulu beraberliğinden başka tam 13 yıl Sedat Simavi Ödülleri juri üyeliğinde birlikte çalıştık. Kararlı ve cesur olduğunu ilk çırpıda belirttikten sonra, hiç bir öneriye "peşin hükümlü" olmadığı da rahatlıkla söylenebilir. Hele, imtiyaz sahibi bulunduğu DÜNYA Gazetesi''ni, emekli ve işsiz meslekdaşlarımıza, "açık bir basın akademisi" haline getirdiği hiçbir zaman unutulmamalı.
En güzel yorum Dünkü DÜNYA''nın birinci sayfasında yer alan fotoğrafının altındaki, satırlar belki de Nezih Demirkent için yapılabilecek en güzel yorumdu: "Dürüstlüğün, bağımsızlığın, çalışkanlığın, şeffaflığın simgesi Anadolu''nun ve iş dünyasının önderiydi..." Hele, Nezih Demirkent abinin yitirilmesiyle ilgili DÜNYA''nın başlığı adetâ gerçeği haykırıyor:
"Basın sesini kaybetti" Babıâli''de yaprak dökümünü andıran İslam Çupi, Ahmet Kabaklı, Yılmaz Gümüşbaş ve Nezih Demirkent''e Yüce Allah''tan tekrar gani gani rahmet diliyoruz. Bu arada, arkadaşımız İbrahim Kefeli''nin dün defnedilen değerli babası Ahmet Hamdi Kefeli''ye de rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

