Ard arda ortaya çıkarılan suiistimaller, vurgunlar ne yazık ki, devletin kimliğini de kemiriyor. Gerçekten de, hangi taşı kaldırsanız en hafif tabiriyle çirkinliğin altındaki sorumlular arasında ya bir memur ya bir bürokrat veya yüksek dereceli bir yöneticinin izleri görülüyor. Bir bakıyorsunuz, yargıda bile böylesine uygunsuzluklara rastlanıyor, tıpkı Kayseri''de olduğu gibi... Bir bakıyorsunuz, Gaziantep''te, Kilis''te, Habur''da, İzmir''de aynı pislikler sergileniyor. Nerdeyse, tabir yerindeyse "devletin çivisi sökülecek." Oysa, devletin bütün kurum ve kuruluşlarında en ufak bir yolsuzluğun, vurgunun yapılmaması gerekiyor. Eğer devlet mensupları böylesine bir tutum içinde yaşantılarını sürdürürlerse, vatandaşların ne yapacağı bilinmez. Yani, "köşe dönmek", "kestirmeden zengin olmak" isteyen birçok açıkgöz, her türlü sahtekarlığa, her türlü oyuna başvurur.
Frene basılıyor Suiistimallerin teker teker ortaya çıkmasından sonra, her türlü kurum ve kuruluş üzerindeki kuşkuların arttığı anlaşılıyor... Şükürler olsun ki, devlet mekanizması işletildiğinde, bu tür olaylar bir bir kamuoyuna açıklanıyor, bir yerde frene basılıyor. Ne var ki, özellikle devlet çarkında meydana gelen bozuklukların üzerine, her zaman bu kadar kararlılıkla gidilmiyor. Hatta, üst üste açıklanan olayların bazen sonuçları bile alınamıyor. İçişleri Bakanı Tantan gibi, "elini taşın altına koyan" bakanların yanısıra, yürekli üst düzey memurlara o kadar ihtiyacımız var ki. Dünyanın her yerinde bu tür suiistimallerin, devlet çarkında da meydana geldiği biliniyor. Ancak, hiçbir suçun cezasız kalmadığı gerçeğini de unutmamamız lazım. Dikkat edilirse, geri kalmış ülkelerde, üst düzey yöneticilerin şu veya bu şekilde katıldığı bu tür olaylara daha fazla rastlanıyor.
Lütfen biraz iz''an 57''nci koalisyon hükümetinin, suiistimallerin üzerine daha fazla gittiğinin bilinci ve sevinci içinde, özellikle devlet üst düzey yöneticilerinin süzgeçten geçirilmesinin tam zamanının yaşandığını belirtmek istiyoruz. Devlet çarkının sağlıklı bir şekilde dönmesi için gereken ortamın sağlanmak üzere olduğuna da inanmak istiyoruz. Bu arada, devleti meydana getiren kadronun çoğunun dürüst olduğu, şeffaf yaşadığı ve bu tür olaylardan tedirginlik duyduğu da başka bir gerçek. Ancak, kurunun yanında yaş da yanıyor. Ortam hazırken ne yapıp yapıp, devlet çarkı üzerinde dolaşan gölgelerden kurtulmalı ve kim olursa olsun cezasını görmeli. Devletin çivisi çıkmadan, suiistimaller, vurgunlar bir bir çıkarılmalı.

