Dileriz Miloşeviç sözünden vazgeçmez ve soykırım yeniden başlamaz. Aslında, bu sonuca da zor varıldı.
Çünkü; NATO''nun kararlı hava operasyonlarına rağmen, Rusya ve Yunanistan''ın desteklediği Sırplar, biraz da bazı Avrupa ülkelerinden gördükleri olumlu tavırlarla, direndikçe direndi. Gerçekten de; Miloşeviç ve takımı, 20''nci yüzyılın en son mezalimini hem ülkelerini hem de dünyayı kaale almadan sergilediler.
Kosova''da dindaş ve soydaşlarımızın maruz kaldıkları etnik temizlik, birçok yuvanın dağılmasına, binlerce ölü ve yaralıya sebep olurken, işlenen cinayetleri tarih asla affetmeyecektir sanırız.
HESABI SORULMALI Her ne kadar zoraki bir barış sağlanmışsa da, Sırp kasaplarının sorumlulukları ortada kalmamalı; insanlık suçu işleyen Miloşeviç ve komutanlarından mutlaka hesap sorulmalı. Varılan anlaşmaya göre, Sırplar''ın 40 bin gibi gösterilen gücünün 11 günde Kosova''yı boşaltması öngörülüyor. Ancak, Sırplar''ın çeşitli bahane ve manevralarla çekilmeyi geciktirebilecekleri işaretleri şimdiden alınıyor. Anlaşmanın uygulanmasına çok dikkat edilmesi bir yana, NATO''nun kara gücünün bölgeye süratle yerleşmesi gerekiyor.
Ayrıca, yakılan yıkılan Kosova''nın yeniden inşa edilmesi ve onbinlerce göçmenin dönüşü de ön plana alınmalı, uluslararası destekle yaralar bir an önce sarılmalı. Bu arada; Sırplar''ın yeniden saldırmaması ve etnik temizliğe başlamaması için, kalıcı önlemlerin alınması kaçınılmaz öncelik kazanıyor.
Her şeye rağmen, NATO''nun parlak bir sınav verdiği kabul edilse bile, yeni bir Kosova''nın vücuda getirilmesi ve göçmenlerin salimen yuvalarına dönmesi, bütün insanlık için yeni bir imtihan olarak görünüyor.

