Bütün olumlu gelişmelere, umut verici sinyallere rağmen Helsinki''den Türkiye''nin umduğunu bulamayacağını üzülerek sanıyoruz.
Dileriz ki; görüş ve sezgilerimizde yanılmış olalım.
Gerçekten de, kritik bir gün yaşanıyor.
Her ne kadar, Türkiye''nin Avrupa Birliği üyeliği için göz kırpılıyorsa da, özellikle komşumuz Yunanistan''ın engellemeleri girişi önlüyor.
AB, giriş sürecinde hiçbir şeyin değişmediği sadece Türkiye''nin çeşitli sahalarda sınandığı, iç ve dış politikasından tavizler koparılmak istendiği aşikâr.
Aslında, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, tezgahın farkında ne var ki, Türkiye de kendine özgü bir tırmanma politikası güdüyor.
Yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı zirvede, Avrupa''nın yeniden yapılanması gündemin en ağırlıklı maddesini teşkil ediyor.
SON SANİYEYE KADAR
Avrupa Birliği çevresinden ve yetkililerinden son saniyeye kadar kesin bir bilginin verilmemesi Türkiye''nin, üyelik şansının ne kadar zor ve hassas olduğunu kendiliğinden ortaya çıkarıyor.
Türkiye''den koparılması beklenen taviz veya Yunanistan''ın istediği jestin gerçekleşmesi halinde, tanınması muhtemel, aday adayı olma hakkımız şimdiden tartışılıyor, kuşkular doğuruyor.
Avrupa Birliği bayrağında bulunan yıldızlara, sanal da olsa eklenecek yıldızın içi boş olmaması gerekiyor.
Oysa, muhtemel aday adayı olma hakkının, Türkiye''nin kabul edemeyeceği istekleri kapsaması 35 yıllık serüvenin hâlâ bitmediğinin de kanıtı olacak.
Tekrarlıyoruz; dileriz ki, dediklerimiz olmaz ve Türkiye, çoktan hakettiği Avrupa Birliği''ne dahil olur. Ancak, içi boş bir yıldızın, gözlerimizi kamaştırmaması da gerekiyor.

