Ta cumhurbaşkanlığı değişikliği ile ilgili ilk günlerde, en çok üstünde durduğumuz ve titrediğimiz, devletin kitlenmemesi, istikrarın bozulmaması idi. Nereden bakılırsa bakılsın, en az üç aydan beri, elle tutulur bir icraata örnek olarak sadece, GSM telefon ihalesinin ilk ayağı gösterilebilir. Üst üste reformları, kanun değişikliklerini başaran 57''nci koalisyon hükümetinin Türkiye''ye kazandırdığı ivmeyi kimse inkâr edemez. Ancak, uzun süredir, icraat yapılmadığı da ne yazık ki acı bir gerçek. Nükleer enerji santrali ihalesinin bile yapılamadığı bir atmosferden, ülkemizin yavaş yavaş kurtulması gerekiyor. Aslında, cumhurbaşkanlığı seçiminin seyri de belli olduğundan, hükümetin yeniden işe sarılması ve değişimin gerçekleştirilmesi süreci başlatılabilir. Nitekim, bugünkü Türkiye''de ayrıntılarını okuyacağınız hamlelerin vakit kaybedilmeden bir bir gerçekleştirilmesi gündeme getirilmiş bulunuyor.
Gecikmenin faturası büyük olur Görünen odur ki, cumhurbaşkanlığı seçimi bir krize yol açmadan gerçekleşecek, belki de arkasından hükümette bazı değişiklikler yapılacak. Ne var ki, gerek hükümetteki değişiklik ve gerek yeniden başlayacak icraatın gecikmesi halinde faturanın çok büyük olacağı öne sürülüyor. Notumuzun yükseltilmesine başlanması da göz önünde bulundurularak, geride kalan ekonomik hamleleri bir bir gerçekleştirmemiz kaçınılmaz bir koşul. Özellikle, enflasyonun düşürülmesi yolunda başlayan rüzgârın etkisiyle bir an önce canavarın dizginlenmesi başarılmalı, geniş halk tabakalarına güven verilmeli. Sonra, özelleştirmenin ve arkasından da idari reformların süratle bitirilmesi, Türkiye''nin yolunu açabilir. Gündemin yüklü, yapılması gereken icraat ve reformların da hassas olduğunu gözardı etmeden, hükümetin işe koyulmasını bekliyoruz.

