Türk milleti adına karar veren Devlet Güvenlik Mahkemesi, "vatana ihanet" suçundan teröristbaşı Öcalan''a idam cezası verirken, adaletin gerçekleştiği aşikâr.
Aslında böyle bir karar, bütün Türk milleti tarafından bekleniyor ve arzu ediliyordu. Ne var ki, yine de, bağımsız mahkemenin suçu sabit bulup tescil etmesi gerekiyordu.
İdam kararından sonra duyulan coşkuyu ve özellikle şehit yakınlarının heyecanını, mahkeme salonunda okunan İstiklal Marşı''mız ne kadar anlamlı özetliyordu.
"Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak...
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak.
O benimdir, o benim milletimindir ancak."
Gerçi bazı "özel" kişiler, İmralı Adası''nda okunan İstiklal Marşı için de çeşitli yorumlar getirebilir ama, milletimizin "kükremiş sel gibi" hissiyatını kimsenin de durduramayacağı apaçık.
BEKLEME SÜRECİ
Teröristbaşı Öcalan''ın ölüm cezasının infazı için, şimdi başlayan süreci gayet serinkanlı bir şekilde beklemeliyiz.
Kararın açıklanmasından sonra; bazı terörist eylemlerin yapılması halinde kesinlikle heyecana hele çekingenliğe kapılmamalıyız. Çünkü, terör her zaman kanlı yüzünü gösterebilir. Önemli olan; vatanın bölünmez bütünlüğünü, el ele, gönül gönüle vererek ve azimle korumak.
Bu gelişmelerden ve alınan mesafelerden sonra, hiçbir eylem veya baskı Türk milletini yıldırmamalı, geri adım atmaya yönlendirmemeli.
Aziz şehitlerimizin kanı asla yerde kalmamalı.
Yargıtay''ın kararından sonra, dosya TBMM''ye intikal ettirildiğinde, parlamenterlerimizin, milletten aldıkları oyların sorumluluğunu duyacaklarına bütün benliğimizle inanıyoruz.

