Kaydet
a- | +A

Kim derdi ki, sözde hür dünyanın, özgür olmak isteyen insanlara uyguladıkları ambargoyu, 18 ülkenin gazetecileri delecek. Gerçekten de, 26 yıldır sürdürülen insanlık dışı ambargonun, Dünya Basın Konseyleri Birliği (WAPC) ile Kıbrıs Türk Basın Birliği''nin ortaklaşa düzenledikleri "Basında Özgürlüğü Geliştirme" konulu konferansla aşılıverdi. Önceki gün açılışı yapılan konferansın yanısıra, KKTC''de sergilenen aktiviteler sorunu bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarıyor.

Denktaş''ın nutku Salamis Bay Oteli''nde, uluslararası medyanın sorunlarını tartışan gazeteciler, geceleyin Girne''ye giderek, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ın yemeğinde "nefis" bir nutukla karşılaştılar. Yıllardan beri ülkesinde böylesine bir kitleye hitap etme hasreti içindeki Denktaş, Kıbrıs sorununu enine boyuna anlatıverdi. Gerçekleri ve Rumlar''ın propagandalarını bir bir anlatan Denktaş''ın konuşmasının sonunda, uzun süre alkışlandığı dikkatlerden kaçmadı. Denktaş, hararetli konuşmasında Kıbrıslı Türkler''in, yıllar yılı uğradıkları haksızlıkları öz bir şekilde dile getirirken, Lefkoşa''da da banka mudilerinin yürüyüşü yapılıyordu.

Ne var ki Ne var ki; topraklarının üzerinde böylesine önemli, bir uluslararası konferansın ilk defa toplandığından haberi olmayan daha doğrusu buna aldırmayanların "vurdumduymazlığı" insanı çileden çıkarmaya yetiyor. Bırakın, bürokrat, politikacı ve entellektüel şahsiyetleri, Kuzey Kıbrıs bunu bile, bu tarihi olayı görmezlikten gelmeyi yeğliyor. Oysa, Rum kesimi, bu konferansın toplanmaması için büyük çabalar harcamış ve katılımcı gazetecileri tehdit etmeye kadar işi tırmandırmıştı. Hatta bu yüzden, Sri Lanka ve Pakistan Basın Konseyi üyeleri Kuzey Kıbrıs''a gelememişti.

Yazıklar olsun Tabii ki, Kuzey Kıbrıs''ın işinde gücünde çalışanlarına diyeceğimiz bir şey olamaz. Ancak, politikacıların, yüksek düzey yöneticilerinin hatta üniversite muhitinin konferansa ilgi göstermemesini sindiremiyoruz. Özellikle, medya mensuplarının ilgisizliğini affetmeye imkân var mı? Hele, BRT televizyonunun konferansı izlememesi tam bir "skandal" değil mi? Bu arada, Kuzey Kıbrıs''ta yayınlanan gazetelerin, konferansı değerlendirmelerinin bir "trajedi" olduğunu da belirtmekten kendimizi alamıyoruz. Uluslararası medya mensupları katı ambargoyu deldi ama, Kuzey Kıbrıslılar''ın çoğu uyuyor. Yazıklar olsun.

...Ve kutladıklarımız Her şeye rağmen, ambargonun aşılmasında büyük hizmetleri ve çabaları olan insanları kutlamak gerekiyor. Türk Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi''nin bu sonucun alınmasında müstesna bir rol aldığının en yakın tanığıyız. Kıbrıs''ta Basın Konseyi kurulması aşamasından tutun, sonuna kadar Oktay Ekşi''nin üstün çabaları mevcut. Sonra, Kıbrıs Basın Konseyi Başkanı İsmet Kotak''ın ismi bahis konusu. Tabii ki, Dünya Basın Konseyleri Birliği Genel Sekreteri Malezyalı dostumuz R. Gunasingam''ı unutmamalıyız. Ruumların çeşitli iftira ve yalanlarını su üstüne çıkaran R. Gunasingam''a müteşekkiriz. ...Ve de Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ı yine bu organizasyonun başarılmasında, öncü görüyoruz. Konferansa gelince, en önemli tarafı Kuzey Kıbrıs topraklarında "Basında Özgürlüğü Geliştirme" konusunu işlemesi...

Bütün medya mensuplarının sorunu olan özgürlük, Kuzey Kıbrıs''ta tartışılıyor. İşlenen konular arasında, "Gazeteciye Özgürlük" yeni bir boyut kazanıyor. Medyanın gücü ortaya atılırken, nereye kadar özgürlük sorgulanıyor. Elektronik medyanın yasa ve sınır tanımadığı sık sık gündeme gelirken, gazetecinin sorumluluğu da hatırlatılıyor. Dileriz ki; 18 ülkeden gelen yüz kadar medya mensubunun, Kuzey Kıbrıs''a kazandırdığı yeni vizyon, değerlendirilebilsin ve konferans sırasındaki "gaflet" bir kez daha tekrarlanmasın...