Kaydet
a- | +A

Her şeyden önce, milletvekillerine hatta Yüce Meclis''e karşı zaman zaman bir soğukluğun yayılmasında medyanın bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek büyük rolü olduğunu belirtelim. Ne var ki, çoğu kez medyanın olayları haddinden fazla abarttığını daha doğrusu eleştiri sınırlarını aşarak, işi haysiyet cellatlığına kadar götürdüğü de olmuyor değil.

Yazdıklarımız, çoğu kişiye belki aykırı gelecek ama, yine de düşündüklerimizi ve gözlemlerimizi objektif bir şekilde sergilemeyi bir gazetecilik görevi biliyoruz. Her şeyden önce, milletvekillerine hatta Yüce Meclis''e karşı zaman zaman bir soğukluğun yayılmasında medyanın bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek büyük rolü olduğunu belirtelim. Medyanın etkinliği sadece "kıyak yasa" diye adlandırılan olayda değil hemen hemen her avantajlı girişimde hissediliyor. Aslında, medyanın bu işlevini de kabullenmekten daha normal bir gelişme de olamaz. Zaten, medyanın görevi bu değil mi? Ne var ki, çoğu kez medyanın olayları haddinden fazla abarttığını daha doğrusu eleştiri sınırlarını aşarak, işi haysiyet cellatlığına kadar götürdüğü de olmuyor değil. Milletvekillerinin, aylıklarını veya emekliliklerini çeşitli kılıflar altında artırmasına karşı gelinirken, parlamento onurunun yerle bir edilmemesi gerekiyor.

GÖNÜL İSTERDİ Kİ Gönül isterdi ki, milletvekillerimizin aylığı iki üç milyar Türk lirasını bulsun, ödenekleri arttırılsın. Çünkü, maddi bakımdan sıkıntısı olmayan bir insan ile geçim kaygusu içindeki bir insan arasındaki moral değerleri, çalışma kapasitesi değişir. Bugün milletvekillerinin, gerek kıyafet, gerek gezi, gerek enformasyon hizmetlerinden yararlanma, ağırlama gibi büyük masrafları mevcut. Gerçekten de, gönül isterdi ki, aylıkları, ödenekleri bol bol olsun. Ancak, devletin gelirleri de mahdût. Buna rağmen, daha fazla gelir istemenin hiçbir yüz kızartıcı yönü olmamalı. Fakat, bu istemin normal yollardan ve açık seçik bir şekilde yapılması lazım. Gece yarıları gizli bir şekilde, maaşa zam, zihinlerde bulanıklıklara sebep olduğu gibi milletvekillerini de kuşkulu hale sokuyor. Diyeceğimiz şudur ki, bir yandan milletvekilleri açık bir şekilde maaşlarına zam istemeli ve eğer kamuoyunda tepki görmese, bunu yasaya çevirmeli, bir yandan da medya insafa gelerek, bulduğu yumuşak karından yararlanmaya kalkışırken, göz çıkarmamalı.

Şimdi kıyak yasanın rafa kaldırıldığını sanıyoruz. Sakın ola ki, bir gece yarısı ansızın raftan indirilerek Meclis''ten geçirilmesin. İşte o zaman milletvekillerinin halleri nice olur, bilinmez.